Bağdat Caddesi'ne doğru

Size bu yazıyı yazarken anneannemlerin yazlığına doğru yoldayım ve heyecanlıyım. Fakat bu iki günlük sevdamın yerini alamayacağı bir sevgi var Cadde’ye karşı. Hele ki yaz gelmişken... Benim için şehirde yaz, mutlaka Bağdat Caddesi’nde turlamayı gerektiriyor. Dolayısıyla bu hafta size sevdiğim birkaç noktayı işaret edeceğim.
Bağdat Caddesi'ne doğru

13 Haziran - Suzuki - İstanbul
SUZUKI ile birlikte

Çevre ve bütçe dostu şehir otomobili: Suzuki Swift Hybrid Türkiye Elektrikli ve Hibrit Araçlar Derneği verileri, 2021'in ilk çeyreğinde Türkiye'de 6.548 hibrit otomobil satıldığını gösteriyor. TÜİK verilerinden de geçtiğimiz 10 yılda hibrit araçlara olan ilginin giderek arttığı sonucu çıkarılabiliyor. Hibrit otomobiller; yakıt tasarrufu, düşük karbon emisyonu, sessiz çalışma ve dayanıklılık gibi avantajlarıyla özellikle yoğun trafiğin bir rutin olduğu şehirlerdeki kullanıcıların ilgisini çekiyor. Küçük otomobillerin büyük markası Suzuki'nin %20’ye yakın yakıt tasarrufu sağlayan Swift Hybrid modeli ; Japonya’dan ilham alan minimal tasarımı ve işlevsel özellikleri de hesaba katıldığında "İyi ki Suzuki, iyi ki hibrit" dedirtiyor. Suzuki Akıllı Hibrit Teknolojisi’yle tanışın Daha yüksek yakıt verimliliği elde etmek için geliştirilen Akıllı Hibrit Sürüş Sistemi; motoru destekleyen hafif ve kompakt bir entegre marş alternatörü ve şarj gerektirmeyen lityum-iyon bataryayla hem performansı hem de verimliliği mümkün kılıyor. Suzuki Akıllı Hibrit Sürüş Sistemi ; motor durdurma, yeniden çalıştırma, kalkış/hızlanma ve yavaşlama süreçlerinde benzinli motorla uyum içinde çalışarak %20’ye yakın yakıt tasarrufu sağlıyor. Şık, işlevsel, zarif Güvenlik: Çift sensörlü fren destek sistem, kör nokta uyarı sistemi, adaptif hız sabitleme, uzun far asistanı, yalpalama asistanı, şeritten ayrılmayı önleme ve arka park sensörü gibi güvenlik teknolojisiyle donatılan Suzuki Swift Hibrit, sürüş güvenliğini en üst düzeye çıkarıyor. Eğlence ve tasarım : Her zaman "sürmesi eğlenceli sportif bir hatchback" olarak tanınan Swift'in krom vurgulu ızgarasını, parlak alaşım jantlarını, güçlü gövde çizgilerini ve sportif hatlarını taşıyan Swift Hybrid; 9 inç dokunmatik multimedya ve navigasyon sistemi, LCD yol bilgi ekranı gibi özellikleriyle sürücü ve yolculara en konforlu şehir içi ve şehirler arası yolculuk deneyimini sunuyor. Tek renk ve iki renk seçenekleriyle sunulan Suzuki Swift Hybrid'i keşfetmek ve test sürüşü randevunuzu almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Zaman geçiyor, kuşlar uçuyor. Şehir değişiyor çünkü semtler dönüşüyor. Hislerimizin bile baki olmadığı bir yerde, şehrin ziyaretçilerinin ve taleplerinin yerini başkalarınınkine bırakması normal değil mi? Eskilerin Bağdat’la olan ticarete, Bağdat'ın han ve kervansaraylarla kaplı yoluna binaen, şehrin adının sembolik olarak bir caddede olması da bu değişimin bir parçası. Yüzyıllar sonra aynı caddenin değişen döşemeleri, bana ve birçoğumuza bir yolculuğu değil, bir şehrin eski yazlığını anımsatıyor.

Yazlığa geçiş: 1920’lerde Sovyet Rusya’dan İstanbul'a gelenlerin plaj âdetini getirdiğini belirten notlar, mekânın kum taşıcılarıyla da tanışma vesilesini işaret ediyor. Bu arada hemen açıklayayım, kum taşıyıcısı, plajda ayağına yapışan kumu yola veya kaldırıma kadar getiren; o umursamazlığıyla, şehrin süslü havasını yerle bir eden kişi demek benim için. Şehrin ciddi havasını yumuşatan, nemini alan o rahat hava yani. 

Caddede yürüyüş: Dondurma bahanesiyle çıkıp Bağdat Caddesi'nde yürümek, sabahları koşarken ılık havayı solumak, mevsim normallerinde hissettiriyor. O esnada yolun başladığı yerde boter beni karşılıyor. Ardından Cadde'ye dönüyorum ve Göztepe Parkı'na kadar durmak yok. Çünkü insan görmek ama çok da ilişmemek için iyi bir patika. 92 yaşındaki Amos Rapoport'u anıyorum burada; çünkü mekânları statik ve dinamik ayıran mimar, statik mekânları birilerinin toplandığı alanlar olarak, dinamik mekânları da cadde ve sokaklar olarak tanımlıyor. 

Cadde'ye dönersek, orası bana hem statik hem de dinamik gibi geliyor. Çünkü gezindiğim yerleri düşününce bu kadar geniş kaldırımların süreklilik sağlayamadığı çok fazla örnek gelmiyor aklıma. Duvara bakan banklar, birbirini tutmayan yeşillikler ve yer döşemeleri, yama misali uygulamaların yansıması. Bunları düşünürken kahve bitiyor ve sıra İtalyan dondurması olarak bilinen gelato'ya geliyor. MUA benim yeni favorim. Dip dibe durduğumuz dükkânda kim ne seçiyor diye en azından bir önündekini kontrol etmek çok normal davranış. "Hepi topu bir top dondurma için birilerini dikizlemeye değer mi?" diye soranlara tek atışın çok kıymetli olduğunu hatırlatmak isterim. 

Bu yürüyüş veya spor bahanesiyle sokaklarda dalgalandığım zaman aralığı akşamsa o zaman Babbo'da dört peynirli pizza yemek güzel geliyor. Nicedir gitmediğim Burrito Shop'u da özlediğimi fark ediyorum. Ama bu kadarla kalmıyor gece gezmesinde özlediklerim. Asıl aklıma düşen Cadde'deki Zeplin. Bir mekânın sizin için bir anlamı varsa orayı anmadan geçmek olmaz. 

Geceyi gündüze bağlarsak, Köhne'de izlediğim bir futbol maçının keyfini anımsıyorum. Tam anlamıyla yaz akşamını hatırlatıyor. Bir de karşılaştığım bir çiçekçi vardı, o hâlâ orada mı? Hâlâ güzel papatyaları var mı? Turlarken düşünmeye devam ediyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

Susuz yaz

Vapura binip rüzgârla dans ettiğimiz; Boğaz'da, Bağdat Caddesi'nde şıpıdık terliklerimizle dondurma yiyip yürüdüğümüz, tezgâhları kirazın ve kayısının renklerinin bürüdüğü o yaz; renkli ve susuz yaz.

13 Haz 2021

SUZUKI ile birlikte
Tunç Uğurdağ

YAZARLAR

Ege Dikencik

1990'da Bursa'da doğdum. Bursa Erkek Lisesi ve İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nden mezun oldum. Beş sene süren profesyonel spor hayatım ve birkaç sene zorlanarak gittiğim şan dersleri hayatıma nasıl şekil vermem gerektiğiyle ilgili çok şey öğretti. İstanbul'a geldiğimden beri birçok farklı işi ucundan deneyimledim ve harika insanlarla tanıştım. Şimdilik öğretim hayatıma yüksek lisansa kadar ara verdim; 'eğitim' hayatım ise tam hızıyla devam ediyor.

Aposto İstanbul

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

Ayça Örer

·

29 May 2026

Şehri yaşamanın bedeli: Bayramın ücretsiz otobüslerinde bir İstanbul turu
Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

Gözde Keskin

·

28 Nis 2026

Hafıza bahçesinde bir kent turu: İstanbul'un kokusu nasıl hatırlanır?
Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Gözde Akyüz

·

19 Nis 2026

Kır çiçeğinden kültür çiçeğine: İstanbul kent yaşamında lalenin serüveni
Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?

Bir devleti, kendi çağında kendine verdiği adla mı anmalıyız, yoksa sonradan yakıştırılan adla da anabilir miyiz? Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok. Ancak şunu bilmeden sağlıklı bir tartışma yürütülemez: Bizans, Doğu Roma’nın kendine verdiği bir ad değildir. Bu da bizi daha büyük bir soruya götürür: Tarihi kim anlatıyor, hangi kelimelerle ve neden?

Şerif Yenen

·

10 Mar 2026

Geçmişe isim koymak: Bizans diye bir devlet var mıydı?
İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor

Kar-kış demeden güne Boğaz'ın soğuk sularına atlayarak başlayan İstanbulluların sayısı her geçen gün artıyor. Sarayburnu'ndan Suadiye'ye, oradan Bebek'e, şehrin farklı noktalarından denize giren bu cevval yüzücüler arasında Kapalıçarşı esnafından eski bankacılara, lisanslı sporculardan hiç yüzme bilmeyenlere pek çok farklı profil var. Ortak noktaları ise üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede denize sırtlarını dönmeyi reddetmeleri...

Gökhan Tan

·

10 Şub 2026

İstanbul'un kış yüzücüleri: Yağmur-çamur demeden Boğaz'ın sularıyla buluşanlar anlatıyor