Bağımsız sinemanın yeni dostu: Akıllı telefonlar

iPhone’la çekilen filmler.
Bağımsız sinemanın yeni dostu: Akıllı telefonlar

TheLifeCo - 7 Mayıs - Duende
TheLifeCo ile birlikte

Gerçek potansiyelinizle tanışın: TheLifeCo

Pandemi gerçeğiyle yaşamayı öğrenirken bir yandan da kendimizi bu dönemde en uygun şekilde korumaya odaklanmış durumdayız. Yoğun çalışma temposuna kısa bir mola vermek isteyen iş insanları, gündelik hayatlarında sağlık arayışına yanıt…

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Bundan 15 yıl önce hayatımızda olmayan akıllı telefonlar, bugün vazgeçilmez bir parçamız olmuşken, hayatın bir uzantısı olan sinemanın da akıllı telefonlara kayıtsız kalması pek tabii ki mümkün değildi. Birçok filmde akıllı telefonlar, çeşitli uygulamalar ve sosyal medya, sahneye fon oluşturmanın ötesinde bugün başlı başına bir anlatım aracı, sinema dilinin bir parçası, sahnelerin kilidi hâline gelebiliyor. Fakat konumuz bu değil. Akıllı telefonların her yeni modelinin lansmanı sırasında özellikle kamera ve lens özelliklerinin üzerinde durulduğu dikkatinizi çekmiştir. Hatta kimimizin “Telefonumda bu kadar iyi bir kamera taşımaya neden ihtiyacım var?” diye sorguladığı, “Film mi çekeceğim?” diye düşündüğü olmuştur. Evet? Neden olmasın?

Özgürlük ve tasarruf: Olumsuz eleştiriler aldığı için adını duymamış olabilisiniz fakat Ricky Fosheim’ın Uneasy Lies the Mind (2014) filmi, tamamı iPhone kullanılarak çekilmiş ilk uzun metrajlı film olma özelliği taşıyor. Tabii ki öncesinde reklam filmleri, birçoğu bizzat Apple tarafından fonlanmış kısa filmler mevcut. Hatta çekimleri sırasında kısmen iPhone kullanılmış filmler de: Super8 kamera kullanırken parası tükenen yönetmenin bir iPhone uygulaması sayesinde kalan sahnelerde aynı etkiyi yakaladığı, Oscar ödüllü belgesel Searching for Sugar Man (2012) gibi. Yönetmenlerin cebe sığan bir cihazla film çekebilir hâle gelmesinin en büyük avantajı, gerekli alan ve ekipmanın, dolayısıyla bütçelerin azalması. Kısa film Romance in NYC’i (2014) iPhone 6 ile çeken yönetmen Tristan Pope, şöyle diyor: “Metro, mağazalar ya da restoranlar gibi birçok kalabalık yerde çekim yapabildik. O kadar az alan işgal ediyor, o kadar az kişiyi rahatsız ediyor, geride o kadar az iz bırakıyorduk ki kimsenin ruhu duymadı. Ağır ekipman ya da lens değişikliklerinin ortadan kalkması özgürleştiriciydi.” 

Tangerine: Akıllı telefonlarla çekilmiş filmleri bir deney olmaktan çıkaran ilk başarılı yapım ise Sean Baker’a ait: Tangerine (2015). Yılının en çok ödüllendirilen bağımsız yapımlarından biri hâline gelen film, bir ay hapis yattıktan sonra dışarı çıkan seks işçisi Sin-Dee Rella’nın (Kitana Kiki Rodriguez), arkadaşı Alexandra'yla birlikte (Mya Taylor) Hollywood’un arka sokaklarının altını üstüne getirerek, kendisini aldattığını öğrendiği erkek arkadaşının peşine düşmesini anlatıyor. Trans oyuncuların görünürlüğü açısından da film endüstrisinde önemli bir adım olan Tangerine, baştan sona üç adet iPhone 5s kullanarak çekilmiş ve yalnızca 100 bin dolarlık bütçesine karşılık, gişede 940 bin doları aşkın gelir elde etmiş. Filmin başarısının ve dinamizminin sırrı, üç ayrı cihazdan, çeşitli uygulamalar ve mobil anamorfik lensler kullanılarak elde edilen görüntülerin başarılı bir kurgu çalışmasıyla birleştirilmesi. Hâlâ filmin ne denli önemli olduğuna ikna olmadıysanız, bir bilgi daha ekleyeyim: Akademi’nin bu yıl Los Angeles’ta açacağı Akademi Müzesi, yönetmen Sean Baker ve görüntü yönetmeni Radium Cheung’un çekimlerde kullandığı üç iPhone’dan birini satın alarak koleksiyonuna eklemiş.

Sean Baker ve görüntü yönetmeni Radium Cheung, birer iPhone kullanarak Tangerine'i çekiyor.

Tangerine (2015, Sean Baker)
Kaynak: techradar.com


Ve Soderbergh iPhone’u keşfetti: Yapımcı ve Oscar ödüllü yönetmen Steven Soderbergh, Tangerine’in başarısını örnek alıp bu deneyi devam ettirenlerden, kendi sinema diline uygulayanlardan biri. Yönetmenin gerilim filmi Unsane (2018), iki yıl boyunca kendisini takip ve rahatsız eden bir erkekten kaçarak başka bir şehre taşınan Sawyer adlı kadının (Claire Foy), psikolojik yardım almak istediğinde isteği dışında bir akıl hastanesine kapatılmasını konu alıyor. Soderbergh, filmin tamamını 10 günde, hemen hemen tek mekânda, bir iPhone 7 Plus kullanarak çekmiş ve filmin 70’ler korku sinemasını hatırlatan, 16mm filmleri anımsatan kumlu görünümünü çeşitli telefon uygulamaları kullanarak sağlamış. Hemen ertesi yıl, Unsane’in aksine tek mekânda değil, dünyanın en kalabalık metropollerinden birinde, New York’ta çekilen High Flying Bird (2019) bu kez iPhone 8 Plus ile, 13 günde çekilmiş. Film, spor menajeri Ray’in (André Holland) 72 saat içinde, genç bir bir basketbol oyuncusunu kullanarak basketbol ligi yönetimine ve sisteme karşı koyduğu zekice bir oyunu konu alıyor. Soderbergh’in iPhone ile çektiği filmlerin başarısıysa, Baker’ınkinin aksine kurguda değil, kamerayı kullanımında saklı. Unsane’deki gibi farklı uygulamalarla yaratılan görünüm ya da hâlihazırda klostrofobik olan ortamı daha da etkili hâle getirmek için kullanılan açı, filtre ve efektler, High Flying Bird’de bir basketbol maçını seyircinin kamerasından izlettirmek gibi fikirler bunlardan bazıları.

Steven Soderbergh filmi Unsane, 1 Mayıs’ta MUBI’de erişime açıldı. Duende okurlarına özel bu bağlantı üzerinden 30 gün boyunca MUBI’yi ücretsiz deneyebilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

İsim, şehir, albüm

İçindekiler: Berlin'de bir David Bowie, mavinin her tonuyla Elori Saxl, iPhone ile çekilmiş filmler, mahşerin dördüncü atlısı salgınlar, (V)apur.

07 May 2021

TheLifeCo ile birlikte
Denis O'Regan

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar