Bakü'den Geleceğe: COP29'un Ardından

İklim Mücadelesi İçin Yol Haritası
Bakü'den Geleceğe: COP29'un Ardından

29 Kasım - BMW - Dünyahali
BMW i ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar.

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Çağla Kettner

Birleşmiş Milletler COP29 İklim Konferansı, zengin ülkelerin, yoksul ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelesine yardımcı olmak için 2035 yılına kadar yılda 300 milyar dolar seferber etme sözü vermesiyle tartışmalı bir şekilde sona erdi. Bu taahhüt, mevcut fon seviyelerinin üç katı olmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerin umduğunun çok altında kaldı.

  • Anlaşma kapsamında zengin ülkeler, hükümetlerin yanı sıra çeşitli kaynaklardan ödeme yapacak. Ayrıca anlaşma, yenilenebilir enerjinin üç katına çıkarılması, enerji verimliliğinin iki katına çıkarılması ve fosil yakıtlardan uzaklaşmayı içeren COP28 taahhütlerini de teyit etti.

Yıllık 100 milyar dolarlık mevcut hedef 2025 yılında sona ereceği için yeni bir hedef belirlemek COP29'un temel görevlerinden biriydi. Bakü konferansına girerken, derinleşen iklim krizinin daha fazla mali yatırım gerektirdiği konusunda genel bir mutabakat vardı. Ancak bunun ne kadar olacağı konusundaki tahminler yılda 200 milyar dolar ile 1.3 trilyon dolar arasında değişiyordu.

Ulusal yatırımlar bu işin yalnızca bir kısmını oluşturuyor. İklim mücadelesi, aynı zamanda özel sektör, kalkınma bankaları ve karbon piyasaları arasında benzeri görülmemiş düzeyde uluslararası iş birliği gerektiriyor. Dünyanın küresel ısınmaya karşı mücadeleyi COP29 sınırlarının ötesine taşımasına yardımcı olabilecek dört yöntem şöyle sıralanıyor:

1. Özel yatırımların teşvik edilmesi

COP29 anlaşması, kamu fonlarının yeşil dönüşümün finansmanında sadece bir yere kadar gidebileceğini açıkça ortaya koyuyor. Özel sermayeye olan ihtiyaç giderek artıyor. Büyük ölçekli özel finansmanı harekete geçirmenin kilit adımlarından biri standardizasyon; bu standartları belirlemek ise merkez bankalarının, standart belirleyici kurumların, düzenleyicilerin ve borsaların görevi olmalı. Bu konuda uluslararası koordinasyonun büyük ölçüde ve hızla geliştirilmesi gerekiyor.

2. Yeşil badana ile mücadele 

Şirketlerin çevre konusunda gerçekte olduğundan daha çevreci görünmesini sağlayan yeşil badana uygulamalarına karşı koymak adına küresel standartların geliştirilmesi gerekiyor. Çünkü şirketler ve yatırımcılar, tutarsız yönergeler altında faaliyet gösterdiğinde, yeşil badana kolaylaşır. 

“Çevre dostu” veya “yeşil” gibi terimler, dünyanın farklı yerlerinde farklı yasal ve kültürel anlamlara sahip olabiliyor. Avrupa Birliği'nin yeşil taksonomisi, bu konuda doğru yönde atılmış bir adım olarak değerlendirilebilir. Bu taksonomi, yeşil badana uygulamalarını önlemeye ve yatırımları gerçek sürdürülebilirlik çabalarıyla uyumlu hale getirmeye yardımcı oluyor.

3. Karbon kredilerinde standartlaşma

Hisse senetleri ve tahviller evrensel bir yapıya sahipken, karbon kredileri için durum farklı. Farklı Emisyon Ticaret Sistemlerine bağlı olarak karbon fiyatlandırması ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor.

Parçalı karbon fiyatlandırması, küresel iklim eyleminin önündeki önemli bir engel. Emisyonların ekonomik zararı küresel olarak paylaşılırken, CO2 fiyatları ülkeden ülkeye büyük farklılık gösteriyor ve bu parçalı yapı iklim finansmanının etkinliğini zayıflatıyor. Karbon fiyatlandırması için küresel bir standart belirlenmesi, piyasa çarpıklıklarını azaltabilir ve sınır ötesi yatırımları kolaylaştırabilir.

4. Kalkınma bankalarının dönüştürücü rolü

Geçmişte, Dünya Ticaret Örgütü gibi kurumlar, küreselleşmenin zirvede olduğu dönemlerde ticaretin teşvik edilmesinde etkili olmuştu. Çok Taraflı Kalkınma Bankaları ise günümüzde iklim finansmanı için benzer bir işlev görebilir.

Örneğin Dünya Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası gibi kurumlar, ortaklıklarını güçlendirerek kamu ve özel sermayeyi bir araya getirebilir. Bu sayede, geleneksel hükümet müdahalelerinin tek başına başaramayacağı şekilde iklim finansmanını büyütebilir ve dönüştürücü değişikliklere öncülük edebilirler.

Sonuç

COP29, küresel iklim eylemi için önemli bir adım olmakla birlikte, alınan taahhütler yeterli olmaktan uzak. İklim kriziyle mücadele, yalnızca ulusal çabalarla değil, küresel iş birliği, özel sektör yatırımları ve kalkınma bankalarının yenilikçi yaklaşımlarıyla kazanılabilir. Dünyanın bu mücadelesi, COP29 sınırlarını aşarak hepimizin katkı sağlayabileceği ortak bir hedef haline gelmelidir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

142: Buzun Hikayesi

COP29'un ardından, iklim krizi ile mücadelede hikayenin gücü, doğayla yeniden bağ kurmak adına foraging deneyimi ve çok daha fazlası

29 Kas 2024

BMW i ile birlikte
142: Buzun Hikayesi

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR