

Bugün gün Garnier ile aydınlanıyor
Cilt bakım dünyasının yeni trendi serumlar, bakım rutinimizin de vazgeçilmezlerinden. Mükemmel cilt serumlarıyla güne parlak ve aydınlık bir ciltle başlamak mümkün… Peki, gününüze C vitamini içeren yeni bir ürünle tanışarak başlamaya ne…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Honeyland
Yönetmen: Tamara Kotevska ve Ljubomir Stefanov
Süre: 89 dakika
Jenerik: Balkanlar'ın son vahşi doğa arıcılarından Hatidze Muratova'yı kendine özne seçen, büyük çoğunluğu Türkçe dilindeki Makedonya yapımı belgesel, iki yıl önceki Akademi Ödülleri'nde hem En İyi Belgesel hem de En İyi Uluslararası Film kategorisinde aday gösterilerek bir ilki başarmıştı.
Film izleyicisini Hatidze'nin doğayla büyük bir ahenk içinde yaşadığı mütevazı hayatının, ansızın çıkagelen göçebe komşuları nedeniyle değişen yaşamına tanık ettiriyor.
Neden izleyelim? Günümüzde insan ve doğa ilişkisi, gittikçe daha çok bozmak, yok etmek ve öldürmek üzerine kurulu hâle gelmeye başladı. Üstelik içinde yaşadığımız coğrafyada sadece doğanın değil, estetik unsurların, kent kültürünün, kent hafızasının ve hatta gündelik nezaketin kontrolsüzce ve bilinçsizce sadece gücü ve hakkı olduğunu düşünenler tarafından zalimce elimizden alındığına tanık oluyoruz.
Honeyland, sakince yaşamını sürdüren bir arıcının ve onun doğayla ahenkli ilişkisinin üzerinden tüm bunların bir metaforuna dönüşüyor sanki. Biz mutluca yaşarken birileri makineleriyle, plastikleriyle, çirkinliği ve gürültüsüyle çıkageliyor ve çoğu zaman maalesef elimizden tek gelen boyun eğmek oluyor.
Nerede izleyebilirsin? Honeyland, blutv ve MUBI'nin kataloglarında bulunuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Karga "Ne olursa olsun birlikte ve beraber" diyerek 25. yaşını kutluyor; My Morning Jacket'tan eve dönüş albümü; Selenay Kıray'la tanış.
29 Eki 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Mesleğimiz, “Ben kimim?” sorusuna verdiğimiz en hızlı yanıtlardan biri. Peki, “İşimi yeterince iyi yapamadım” demek ne zaman “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesine dönüşüyor? Üç kitap eşliğinde başarıyla özdeğer arasındaki ince çizgiye, değişen ihtiyaçlarımıza ve işimize hayatımızda ayırdığımız yere bakıyoruz.

İranlı yönetmen Asghar Farhadi, Brand Week İstanbul’daki söyleşisinde “Yapay zekanın bilinçaltı yok” diyerek yapay zekanın insan yaratıcılığının yerini bütünüyle alamayacağını savundu. Peki, insanı farklı kılan bilinçdışı süreçlerin varlığı mı, yoksa bedenli, ilişkisel, utançla yüklü, geri döndürülemez bir hayat tortusu mu?

"The Lobster" postmodernizmin kimliklerin ve toplumsal normların kuruluşuna ilişkin sorgulamalarını, duygular sosyolojisinin temel meselesiyle buluşturur. Filmin asıl trajedisinin, insanların baskıcı kurallara itirazsız itaat etmelerinde değil, bu kuralların belirlediği duygusal ihtiyaçları kendi arzularıymış gibi yaşamalarında saklı olduğunu gösterir izleyiciye. David’in kişisel trajedisiyse, otelden ormana kaçmasına rağmen otelin “aşk kurallarını” da yanında götürmesidir.

M. Enes Özel, bir hayli aktif kullandığı Instagram hesabında kendisini "Psikiyatri uzmanı. Kalan her şeyin amatörü, talihli ucube, falsolu kul" olarak takdim ediyor. Özel ile yeni kitabı "Normal" ve farklı kuşakların normali algılama biçimleri üzerine konuştuk.

Nathan Fielder ve Lance Oppenheim imzalı Elizabeth Holmes belgeseli "You Can See Everything", son yılların en tuhaf ve katmanlı filmlerinden biri. Filmde herkesin, Nathan dahil, farklı yansımalarını görüyoruz; hem kendilerini gördükleri gibi, hem herkesin onları gördüğü gibi, hem de bizim onları gördüğümüz gibi. Bu ayna labirentinde herkes, herkesi, izleyiciye oynuyor. Ve izliyor.




