

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle hazırlanmaktadır.
Daha fazlasını öğren →
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
Geçen ay bu kanalda toprağı yazdım. Mikrobiyomdan, hijyen hipotezinden, evdeki bakterilerden söz ettim. Yazıyı bitirirken aklımda bir soru kaldı: Dışarıdaki toprağı bu kadar iyi anlıyorsak, içimizdeki toprağa ne kadar kulak veriyoruz?
Bahar bir davet. Doğa açık konuşur: kış bitti, açıl, büyü, taş.
Yirmi yılı aşkın süredir yoga öğretiyorum. Bu süre içinde binlerce insanın mat üzerine gelişini izledim. Çoğu, ilk kez durmak zorunda kalıyordu. Ve durduklarında ne hissettiklerini bilmiyorlardı. Çünkü bedenlerini yönetmeyi öğrenmişlerdi; dinlemeyi değil. Modern insan olarak bu bilgeliği bedenimizden söküp attık. Yerine takvimler, yapılacaklar listeleri ve verimlilik uygulamaları koyduk. Oysa doğa hiçbir zaman yıl boyunca aynı hızda akmaz. Ağaç bilir bunu. Tohum bilir. Hayvanlar bilir.
Bilim de biliyor, aslında. On binlerce kişinin uyku verilerini inceleyen çalışmalar, Kuzey Yarımküresi’nde kış aylarında uyku süresinin yaz aylarına kıyasla uzadığını gösteriyor. Bedenin kışı farklı yaşadığının, daha fazla dinlenme istediğinin ölçülebilir bir kanıtı bu. Nature Communications'ta yayımlanan bir çalışma ise bağışıklıkla ilişkili genlerin kayda değer bir bölümünün mevsimsel olarak farklı çalıştığını gösteriyor. Yani mevsim değişimi yalnızca dışarıda değil, hücrelerimizin derinliklerinde de yaşanıyor; çoğu zaman biz farkında bile olmadan. Geçen ay söz ettiğim bağırsak mikrobiyomu da bu tablodan payını alıyor. Aynı kişiler kış ve yazın karşılaştırıldığında, bağırsak mikrobiyomunun bileşiminin mevsimden mevsime tutarlı biçimde değiştiği de gösteriliyor. İç toprağımız da mevsimlere göre dönüşüyor. Beden gerçekten bir ekosistem.
Yoga pratiği bize mevsimlerle yaşamayı öğretir. Kış içe dönme zamanıdır; enerji aşağı çekilir, yavaşlar, derinleşir. Bahar tomurcuklanmadır: hafif, temkinli, heyecanlı. Yaz açılır, genişler, taşar. Sonbahar bırakır. Her mevsimin bedende bir karşılığı, kendine özgü bir ritmi ve çağrısı vardır. Ama biz çoğunlukla yaz modunda yaşıyoruz: sürekli açık, sürekli üretken, sürekli görünür. Sosyal medya bunu dayatır, iş hayatı bunu ödüllendirir. Beden kışa girdiğinde, o kaçınılmaz içe çekilme döneminde, bir şeylerin yanlış gittiğini sanırız. Hasta mıyım? Motivasyonumu mu kaybettim? Neden bu kadar yorgunum? Belki de sadece mevsim değişti, siz değil. Geçen kış bunu çok net hissettim. Uzun bir dönemin ardından bedenimin bazı şeyleri bırakmak istediğini fark ettim. Daha az hareket, daha fazla sessizlik, daha çok uyku. Buna izin verdim. Ve o izin, bahar geldiğinde bambaşka bir açılışı mümkün kıldı. Tıpkı toprak gibi: dinlenen toprak daha verimli olur.
Sürdürülebilirlikten çok söz ediyoruz. Gezegenimizin kaynaklarını nasıl koruyacağımızı tartışıyoruz. Peki, aynı soruyu kendimize soruyor muyuz? Kendi kaynağımızı sürdürülebilir kullanıyor muyuz? Dünya Sağlık Örgütü de tükenmişliği, kronik stresin yönetilememesinin bir sonucu olarak tanımlıyor. Yani tükenmişlik bir karakter zayıflığı değil, aşırı kullanılmış bir sistemin verdiği yanıt. Beden de bir ekosistem. Tükenmez değil. Mevsimlerini yok saydığımızda bunu bize çeşitli yollarla hatırlatır: yorgunluk, hastalık, tükenmişlik. Bunlar bir arıza değil; birer mesajdır.
Bahar, yeniden başlamak için güzel bir zaman. Ama önce şu soruyu sormaya değer: Kışı gerçekten yaşadık mı? Dinlenebildik mi, bırakabildik mi, içe dönebildik mi? Yoksa kendimizi bir sonraki hedefe, bir sonraki projeye mi koşturduk? Bu bahar, bedeninizi bir takvim gibi değil, bir bahçe gibi görmeye davet ediyorum. Hangi tohumları ekeceksiniz? Hangi dalları budayacaksınız? Ve hangi köklerin, görünmeden, derinlerde büyümesine izin vereceksiniz?
Doğa cevabı biliyor. Beden de biliyor. Bazen sadece durup dinlemek gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DünyahaliDünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
NEREDE YAYIMLANDI?
2025: Yeni normal değil, sistemin iflas alanı, net sıfır planlarındaki gizli belirsizlik, Ilgın ağacı portresi, kriz anlarında bireysel çözüm eğilimi, yeniden başlamanın mevsimi bahar ve çok daha fazlası...
10 Nis 2026

YAZARLAR

Dünyahali
Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!
İLGİLİ OKUMALAR


