
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Günlerden salı. Bir akşamüstü. Güneş son demlerini akıtıyor denize doğru. Renkler gırla, rüzgâr tadında. Gözlüğünü çıkarıyor Beril. İçinden ışıl ışıl gözleriyle “Memnun oldum Elif,” diyor, “çok duydum adını.” Bilmukabele diyorum. Pab’dayız bu sırada. Musto’nun Pablo Bira Fabrika’sını yeni gezmişiz. Elimizde Pab’dan aldığımız satsumalı biralar. Biraz sohbet ettikten sonra Surfer Caravan Beach’e yürüyoruz.
Hazal geliyor denizden. Beril’e board’unu getiriyor. Akşam güneşi yüzümüze vuruyor beklerken. Oturup denize nazır sohbet etmeye başlıyoruz Beril’le. Havadan, sudan, Bodrum’dan. Soruyorum, hangi rüzgâr attı seni buraya? “Deniz,” diyor. “Denize yakın olmak istedim.” Kışın ne yapıyor diye merak ediyorum. “Yazı kışı deniz,” diye cevap veriyor. “Deniz yoksa orman, ağaç, oh!” 15 yıldır Paris'te sürdürdüğü yaşamının bir sonu olmadığını fark edenlerden Beril. Kalmak için direnenlerden, konfor alanında bekleyenlerden değil — hayatla birlikte akan biri. Akmak demişken yogadan konuşuyoruz. Nereden başlamış yogaya? Hele de suyun üzerinde olana — Sup yogaya?
“Çok farkı yok aslında,” diyor, denizde ya da karada yoga arasında. “Hep bir denge ve uyumlanma meselesi.” Sup’un üzerine çıkmayı çok sevmiş Bodrum’a gelince. Gün doğumlarına doyamaz olmuş. Her sabah 05:00 gibi kalkar denize kavuşurmuş Beril — denizin ve gökyüzünün sürprizlerine tanıklık etmek, güneşe doğru kürek çekmek için. “Kaç yıl geçti üzerinden hâlâ doyamadım,” diyor. Anlatırken görüyorum gözünde turuncu ve morları.
Kimi gün deniz çarşaf gibi kimi gün deli; deniz önünde, Beril yolda. Her günün birbirinden ne kadar eşsiz olduğu görmek üzere. Her gün, yeniden uyanmak için hayata. En çok anda olduğu zamanın sup üzerinde geçirdiği vakit olduğunu söylüyor: “Hayatta olanı ve geleni kabul etmek gibi, dalgaya kendini bırakıp ona direnmek yerine tüm bedeninle dalgaya uyumlanmak.”
Bundandır çok farklı gelmemiş Sup yogayla yoga, Beril’e. Mesele hep denge. Mesele hep o anda. Sup’un üzerinde dururken de yoga yaparken de. Sırrı ne bu işin diyorum, hani yeni başlayanlara öneri olsun diye: “Akışla uyumlanmak,” diyor. Beklentilerini bir bir denize bırakmak. Daha hafif, daha özgür. Bodrumluca.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Musto'nun peşine takılıyoruz Ortakent sokaklarında. Burada Bodrumluca konuşuyoruz. 90'lardan beri ne çok şey değişti buralarda — gelsene, ayaküstü tanış hepimizle, müdavimi olduklarımızı dinle.
01 Ağu 2021

YAZARLAR

Elif Bayram
Editor-in-chief, Soli

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Kalabalıklardan, sıcaktan ve gürültüden kaçınmak isteyenlerin tatil zamanı Eylül geldi. Bu dönemde tatiler çıkan kişi sayısının giderek artması Süper Eylül trendini de beraberinde getirdi. Peki dinginlik arayışını bir ileri safhaya taşıyanlar nerelere gidebilir? Örneğin dünyanın en sessiz adalarına. Uydu ve harita verilerini kullanarak yapılan analiz sonucu belirlenen dünyanın en sessiz adaları.

Tarihin ve toplumsal olayların binaları nasıl değiştirdiğini ve geçmişin detaylı mimarisinden bugünün daha sade yapılarına nasıl geldiğimizi Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık kurucu ortağı Kerem Erginoğlu ve SO? Mimarlık ve Fikriyat kurucu ortağı Sevince Bayrak’la birlikte inceledik.

Carlsberg’in dev üretim merkezinden Mikkeller’in craft biralarına, üç yüz yıllık barlardan aquavit ve gløgg’a: Öresund’un iki yakasındaki Kopenhag ve Malmö’yü barları, biraları ve yerel içkileri üzerinden keşfetmek isteyenlere dört günlük bir rota.

ABTA'nın her yıl yayımladığı seyahat trendleri raporunun sonuncusunda üst sıralarda alışık olmadığımız bir terim yer alıyor: Super September, yani Süper Eylül. Eylül ayında yurt dışı tatiline çıkmayı planlayanların oranı giderek artıyor. Bu yükselişin ardında ise üç temel motivasyon yatıyor: Sıcaklardan kaçma, boşalan plaj ve sokaklar ile uçak ve konaklama fiyatlarının düşmesi.

Son yılların en belirgin kültürel eğilimlerinden biri, kürasyona dayalı yaratıcı komünitelerin yükselişi. Berlin'den New York'a, Londra'dan İstanbul'a, insanlar artık kitlesel platformların anonim kalabalığı yerine kendilerine benzeyen, aynı kafadan, yaşam tarzına yakın hissettikleri insanlarla bir araya gelmeyi tercih ediyor.
03 Eyl 2026




