
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Śniegu już nigdy nie będzie / Never Gonna Snow Again
Yönetmen: Małgorzata Szumowska ve Michał Englert
Süre: 116 dakika
Jenerik: Çağdaş Polonya sinemasında In the Name of..., Body ve Mug gibi filmlerle adını duyuran Małgorzata Szumowska, son filminde uzun süredir birlikte çalıştığı görüntü yönetmeni Michał Englert'i de alıyor ve çok haneli, çok karakterli bir hikâye anlatıyor. Geçtiğimiz yıl Polonya Film Ödülleri'nde En İyi Görüntü Yönetmenliği ödülüne uzanan film, ülkeyi En İyi Uluslararası Film Oscar yarışında temsil etmiş, fakat aday olamamıştı.
Neden izleyelim? Never Gonna Snow Again, Doğu Avrupa göçmeni bir masör olan Zhenia’yı; kentin banliyölerinde, varlıklı ve gösteriş meraklısı ailelerin yaşadığı, birbirinin kopyası villaların bulunduğu, duvarlarla çevrili bir siteye sokuyor. O kapı kapı dolaşarak farklı evlere girdikçe, zengin kadınları ve zengin erkekleri parmakları altına alıp hayatlarını değiştirmeyi vadettikçe, biz de kapalı kapılar ardında yaşananlara, sırlara ve kaçamaklara, absürt ve mistik olaylara, hüzün ve yalnızlığa tanık oluyoruz. Banliyö yaşamının kaçınılmaz yalnızlığı ve depresifliğini kendine has bir mizah anlayışıyla sunan ve (fazla) dolaylı yoldan iklim krizine de göndermelerde bulunan film, başrol oyuncusu Alec Utgoff’un performansıyla dikkat çekici.
Nerede izleyebilirsin? Never Gonna Snow Again, 15 Ocak'ta MUBI kataloğuna ekleniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
The Weeknd'in Dawn FM albümüne birlikte hayran olmaya, Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği'ni tartışmaya ve haftanın filminde Polonya sinemasını keşfetmeye davetlisin.
14 Oca 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.




