Bir öz devrim albümü

SICK!, tekrar tekrar dinlendiğinde detaylarını gösteren koca bir evrene sahip. Düşünceleri özenle katlanmış, yer kaplamayan bir albümle karşı karşıyayız.
Bir öz devrim albümü

21 Ocak - OMM - Duende
OMM ile birlikte

OMM’dan: Maziye Bakma Mevzu Derin OMM - Odunpazarı Modern Müze , kutuplaşan bir bireysellik anlayışının hâkimiyet sürdüğü günümüzde “ ifade özgürlüğü nedir? ” sorusuna cevap arayan ve adını bir kamyon arkası yazısından alan Maziye Bakma Mevzu Derin sergisine 31 Mayıs’a kadar ev sahipliği yapıyor. Nedir? 31 sanatçıyı bir araya getiren Maziye Bakma Mevzu Derin karma sergisi, toplumsal normlara dayanan alışkanlıklara ve “öteki”yi tanımlama biçimlerine odaklanırken tabu, özgürlük ve ifade alanları gibi kavramları sosyal düzen ve bu düzenin ritüelleri üzerinden sorguluyor. Kaçınılmaz insan olma hâllerini araştıran; kutuplaşan ve çelişkili perspektiflerin yarattığı, kökleri geçmişe uzanan birey-toplum çatışmasını irdeleyen eserler seçkisi, izleyiciye roller, sınırlar ve alternatif hayatlar hakkında yeni fikirler veriyor, bu bağlamda içinde bulunduğu konum ve durumları yeni bir ışık altında tekrar düşünmeye davet ediyor. Dahası: Sergi programı kapsamında, sergide işleri bulunan sanatçıların yer aldığı Spotify üzerinden dinlenebilecek bir podcast serisi ve MUBI’de ücretsiz izlenebilecek özel bir film seçkisi yer alıyor. Toplam sekiz bölümden oluşan Podcast serisinde, Zeren Göktan popüler kültürde yer alan aşk anlatılarının kadına yönelik şiddet hakkında neler anlattığını sorguluyor; Cansu Yıldıran , “mahrum bırakılma” ve kabul görmeme arasındaki doğrusal ilişkiden, özgürce var olma mücadelesinden ve kuir gece masallarından bahsediyor; Şükran Moral sanat ve iktidar ilişkisi ve ataerkil düzeni toplumsal semboller üzerinden tersyüz etmek üzerine bir söyleşi paylaşırken Mustafa Boğa , yıllar içinde değişen “benliğini” anlatıyor. OMM x MUBI özel film seçkisi: MUBI koleksiyonundan La jetée , A Short Film About Love , Chocolat , Valparaíso , Bicycle, 2 or 3 Things I Know About Her , Vagabond , Japan , The Beekeeper , Workers , Melancholia ve Masculin Féminin filmleri OMM takipçileriyle ücretsiz olarak buluşuyor. Seçkide yer alan filmleri bu bağlantı üzerinden izlemek için "omm" kodunu kullanarak 30 günlük deneme üyeliğini başlatabilirsiniz. Zamanın derinliklerinde gezinirken kişisel ve kolektif bilinç arasında yeni bağlar keşfetme imkânı sunan sergiyle ilgili detaylara buradan ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Taner Turna

Albüm: Earl Sweatshirt, SICK!

Süre: 24 dakika

Plak Şirketi: Warner Records

Kartonet: Earl Sweatshirt, düşüncelerini mümkün olan en az kelimeyle ifade etmeye kendini adamış bir sanatçı. Bunu hem 2010 yılların başlarında dâhil olduğu müzik kolektifi Odd Future zamanlarından hem de diskografisine bakarak anlamak mümkün. 2022’nin ilk günlerine yerleşen yeni albümünde Earl’ün kelime dağarcığındaki zenginliğin yanı sıra rafine anlatımı ve kusursuz rap tekniği hâkim. Yeni albüm sayfasını daha derin bağlamlara sahip şarkılarla kurgulasa da pandemi yörüngeden çıkmasını sağladı. Evren mesajın altını daha net çizmek için Earl’ün kayıtlarının bulunduğu bilgisayarını ortadan kaldırdı. Uçup giden üretimler, sadece niyetten sapmasına neden olmadı. Aynı zamanda hayatın sundukları arasından kendi düşüncelerine giden en kestirme yolu bulmasını sağladı. Netice ortaya 24 dakikaya sığan 10 şarkılık SICK! albümü çıktı. Earl’ün şiirsel dilinin hâkim olduğu, lo-fi elementlerine tutunan bir albüm. 

Earl Sweatshirt, SICK!

Earl Sweatshirt, SICK!


Neden dinleyelim? SICK!, sadece Earl Sweatshirt'ün sunabileceği gibi saf bir rap albümü. Koro yok, dikkat bozan veya pop etiketli altyapılar yok. Koca bir minibüsü dolduracak prodüktör ekibi yok. Alt alta yazılsa bir festival olacak konuk sanatçılar da yok. Albüm baştan sona babalık ünvanı kazanan Earl’ün büyük sayıların ölüme iliştirildiği pandemi zamanlarında hayatındaki yeni yaşamın ona verdiği ikili duygular üzerine kurulu. Şimdiki zamanın tehlikesini geri seken Earl, zihninin derinliklerine girmeyi başardı. Seyreltilmemiş keder, travma ve neşeyi sahip olduğu alanın her santimini kullanarak geri akıttı. Üstelik bunu iki dakikayı aşan sadece dört şarkının olduğu bir albüme sığdırdı. Earl’ün zengin hikâye anlatıcılığı ve keskin zekâsıyla bir öz devrim yarattı. SICK!, tekrar tekrar dinlendiğinde detaylarını gösteren koca bir evrene sahip. Düşünceleri özenle katlanmış, yer kaplamayan bir albümle karşı karşıyayız. Tek yapmanız gereken onu dolaptan çıkarmak.

Benzer işler: Vince Staples, Vince Staples & Tyler, The Creator, CALL ME IF YOU GET LOST

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🎶 Altın Gün, Kadıköy Sineması, Toz

Bu sayıda Kadıköy'e yolumuz düştü, beyazperdenin kapısını araladık. Oradan Altın Gün dinlemeye geçtik ve yeni sesler keşfetmenin gücüne tutulduk.

21 Oca 2022

OMM ile birlikte
🎶 Altın Gün, Kadıköy Sineması, Toz

YAZARLAR

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?

“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Eda Solmaz

·

17 Ağu 2026

Sad girl summer: Pop yıldızları neden hüzünlendi?
DuendeDuende

HİKAYE

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Nis Tuğba Çelik

·

17 Ağu 2026

Sema Kaygusuz: 'Edebiyat başlı başına hezeyan alanıdır, derdin cisimleşmiş hâlidir'
DuendeDuende

HİKAYE

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Soner Can

·

17 Ağu 2026

Adam Phillips'in milenyum insanı eleştirisi: Kendimiz için çok fazlayız
DuendeDuende

HİKAYE

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Ayça Örer

·

16 Ağu 2026

Yakarsa dünyayı kadınlar yakar: Arabeskin kadınları yalnız trajedileriyle hatırlanmaya mı layık?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

14 Ağu 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Yapay zekadan korkanlar için kitap reçetesi