Birleşik Krallık’ta yeşil aklama kuralları güçlendirildi

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Birleşik Krallık Reklam Standartları Ajansı (ASA), yanıltıcı geri dönüşüm iddiaları ve tek kullanımlık vape reklamlarına karşı yeşil aklama kurallarını güçlendirdi.
- Yasağın sebepleri: Elf Bar’ın Londra’da otobüslerde ve dijital reklam panolarında yayımlanan reklamları, ürünlerinin geri dönüştürülebilirliği konusunda yanıltıcıydı. AdFree Cities gibi grupların da dahil olduğu 10 şikayet üzerine ASA, bu reklamların kaldırılmasına hükmetti.
- İçerik: Reklam, "Yeşil Farkındalık" ve "Daha Yeşil Bir Gelecek İçin Geri Dönüşüm" sloganlarıyla tek kullanımlık e-sigara ürünlerini tanıtıyordu. Şikayetler, Birleşik Krallıkta tek kullanımlık vape’ler için sınırlı geri dönüşüm seçeneklerine dikkat çekti.
- Savunma ve karar: Elf Bar, reklamın yeni bir geri dönüşüm hizmeti teklifi olmadığını savundu. ASA, tüketicilerin reklamı görerek ürünlerin kolayca geri dönüştürülebileceğini varsayacaklarını belirtti.
- Sonuç olarak: ASA, ürün geri dönüşümüyle ilgili markaların iddiaları için yeni bir kılavuz yayınladı. Kılavuz, hangi ürün parçalarının geri dönüştürülebilir olduğuna, atık yönetimiyle ilgili yanlış anlamaları önleyecek bilgilere ve biyobozunur ürünlerin etkilerine dair açıklamalar içeriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bir mikologun araştırmalarından mantarların ekosistemdeki hayati rolü üzerine.
10 Ara 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar hayatın akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen karşılaşmalar giderek programlanan, paketlenen ve satın alınan hizmetlere dönüşüyor. Kiminle, nerede ve nasıl karşılaşacağımızı belirleyen sosyal altyapılar artık teknoloji şirketleri, hospitality sektörü ve üyelik sistemleri tarafından şekillendiriliyor. Peki daha pürüzsüz bir sosyal yaşam uğruna farklı olanla karşılaşma ihtimalinden tümden vazgeçiyor olabilir miyiz?

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.

Akıllı saatler ve uyku takip cihazları, dinlenmeyi puanlanması, optimize edilmesi ve başarılı olunması gereken bir projeye dönüştürdü. Oysa ki uyku, insanın kontrolü elinden bırakmadan yapamadığı az sayıdaki şeyden biri: Kovaladıkça kaçıyor, ölçtükçe bozuluyor, üzerine titredikçe nevroza dönüşüyor.

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?



