Birleşmiş Milletler Çevre Programı’ndan yeni rapor


Daha uzun bir yaşam döngüsü: Samsung Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 aracılığıyla küçük eylemlerin gezegeniz üzerinde nasıl büyük ve olumlu bir etki yaratabileceğini yukarıdaki bilgi grafiğinden inceleyebilirsiniz. Yolculuğun merkezinde bizler ve gezegenimiz için daha fazla olanak yaratmak olan Samsung Electronics , bu yolculukta daha fazla geri dönüştürülmüş malzemeyle, insan merkezli bir mobil deneyim yaratmak için çalışıyor. Yeni Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 , çevre üzerindeki etkiyi en aza indirmeyi amaçlarken bu kararlılığın önemli bir adımını temsil ediyor. Neden önemli? Samsung, Galaxy S23 serisiyle ürün tasarımında geri dönüştürülmüş malzemelerin yenilikçi kullanımını genişletti ve daha fazla bileşene yeni malzemeler ekledi. Önceki Galaxy Z serisi akıllı telefonlara kıyasla daha fazla bileşende ve daha geniş çeşitlilikte geri dönüştürülmüş malzeme içeren Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5, bu çabaları daha da ileri taşıyor. Detaylar: Yeni katlanabilir akıllı telefonlar; atılmış balık ağları, su varilleri, cam ve PET şişelerden elde edilen tüketici öncesi geri dönüştürülmüş alüminyum ve tüketici sonrası geri dönüştürülmüş plastik içeriyor. Samsung tek kullanımlık plastik varlığını azaltma çabalarını ambalaj konusunda da ilerletmeye devam ederek %100 geri dönüştürülmüş malzeme kullanıyor. Ayrıca Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5, beş yıllık güvenlik güncellemeleri ve dört nesil işletim sistemi yükseltmesi ile birlikte geliyor ve cihaz için uzun ömürlü bir yolculuk sunuyor. Siz de Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 tercih ederek çevreye duyarlı bir seçim yapabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın yeni yayımlanan raporu 2023 Adaptasyon Açığı: Finansman Eksikliği, Hazırlıksızlık – İklim Uyumu için Yetersiz Yatırım ve Planlama başlığını taşıyor.
- Çıktılar: Rapor, iklim değişikliğine uyum sağlamak amacıyla gelişmekte olan ülkeler için ayrılan uluslararası kamu finansmanının 2021 yılında sadece 21 milyar dolar seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşılık, bu ülkelerin 2030 yılına kadar her yıl 215 ila 387 milyar dolar arasında bir adaptasyon finansmanına ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor.
- Uyum planlaması ve uygulamasının durakladığı görülüyor. Bu adapte olamama durumu, özellikle en savunmasız olanlar için kayıp ve hasarlar açısından büyük sonuçlar doğuruyor.
- Bir adım geriden: Gelişmekte olan ülkelerin uyum finansmanı ihtiyaçları, uluslararası kamu finansmanı akışının 10-18 katı. Bu önceki tahminlere kıyasla %50’nin üzerinde bir artışa işaret ediyor.
- Gelişmekte olan ülkeler için modellenen uyum maliyetlerinin bu 10 yıl içinde yılda 215 milyar ABD doları olacağı tahmin ediliyor. Yerel uyum önceliklerini hayata geçirmek için gereken finansmanın yılda 387 milyar ABD doları olduğu hesaplanıyor.
- Buna rağmen: Gelişmekte olan ülkelere yönelik kamu uyum finansmanı akışları 2021’de %15 azalarak 21 milyar ABD dolarına düştü.
- Artan finansman ihtiyacı ve azalan finansman akışları sonucunda mevcut uyum finansmanı açığının yılda 194-366 milyar ABD doları olacağı tahmin ediliyor.
- Çözüm önerileri:Rapor, finansmanı artırmak için 7 yol belirliyor. Bunlar arasında iç harcamalar, uluslararası ve özel sektör finansmanı yer alıyor. Ek yollar arasında, KOBİ’lere yönelik finansmanı artırmak ve küresel finans mimarisinde bir reform yapmak bulunuyor.
- Yeni kayıp ve zarar fonu, gerekli yatırım ölçeğine ulaşmak için daha yenilikçi finansman mekanizmalarına yönelmeyi gerektirecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Küresel çevre sorunlarının kötüleşmesini engellemek için üstesinden gelmemiz gereken bir fenomen var.
11 Kas 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İoanna Kuçuradi'nin ardından pek çok şey söylendi: “Hocaların hocası”, bilge”, “filozof”... Onu tanıyanlara sorduğumuzda ise tek bir Kuçuradi çıkmıyor: Birinin hayatında cesaret veren iki sözcük, bir başkasında kavramların sınırlarını doğru çizme titizliği, bir diğerinde değerleri yaşama sorumluluğu... Belki insan öldüğünde geriye kalan tam da bunlardır: Kendisi artık orada olmadığı hâlde başkalarının düşünme, konuşma, davranma, anlama ve kuşkusuz bunların toplamı olan yaşama biçimlerinde yaşamaya devam etmesi.

Okullar açıldı; artık akşamlar, hafta sonları ve evler yeniden ödevle dolacak. “O ödevler yapılacak!” Peki neden? Çocuğun ilgileriyle konuşuyor mu? Ona beceri kazandırıyor mu? Kendi başına bir şeyin peşine düşmesini sağlıyor mu? Uğraş edinmesini destekliyor mu? Eğitimin öğretmeni, okulu, sınavı, müfredatı hatta okulun kendisini tartışmaya açtığımız bir dönemde, okulun en görünmez kurumlarından ödev üzerine düşünüyoruz.

Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...



