‘Black Mirror’, artık kendi mirasından besleniyor


Odeabank’ın kültür sanat dergisi: O’mag Odeabank’ın moda, kültür, seyahat, sanat, mimari, gastronomi ve yeni teknolojiler gibi konulardaki trendleri ve ilgi çekici başlıkları içeren kültür sanat dergisi O’mag, okuyucuları ile buluşmaya devam ediyor. Neler var? O’mag’ın bu sayısında ilginizi çekebilecek konular arasında sürdürülebilirliğe katkı sağlamak için karbon ayak izimizi azaltmanın yolları, ülkemizde çevreye duyarlı ve yerel ürünler kullanan sürdürülebilir restoranlar, yatırım dünyasına dair karmaşık finansal terimlerin anlamları, yurt içi ve yurt dışında ilkbaharın en güzel seyahat rotaları ve yatırımla müziği biraraya getiren Odea Radyo’nun öne çıkan programları yer alıyor. O'Mag sayılarına Time Out dergisinden veya buradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Charlie Brooker’ın 2011 yılında Britanya’daki Channel 4 için geliştirdiği antoloji dizi Black Mirror, teknolojinin doğurduğu sorunlardan yola çıkarak tekno-kabuslar tasvir etmeye başlamıştı.
Kaçırılan Britanya prensesininin öldürülmesini engellemek için canlı yayında bir domuzla seks yapması talep edilen bir başbakanın onuru ile görevi arasında kaldığı The National Anthem bölümü önce Britanya’da, ardından tüm dünyada ses getirerek seriyi popülerleştirmişti.
Sosyal medyanın ödüllendirme mekanizmaları, canlı yayımlanan yetenek yarışmaları (Fifteen Million Merits), kişisel tarihi kayıt altına alma (The Entire History of You), yapay zeka (Be Right Back), sosyal medya linçleri (White Bear) ve anime karakterler (The Waldo Moment) gibi teknolojilerin ya da teknoloji uzantılarının ele alındığı ilk iki sezonun ve üç öykünün içe içe geçtiği bir özel bölümün (White Christmas) ardından seriyi Netflix satın almıştı.
Platform; 2016, 2017, 2019 ve 2023’te çıkan dört sezon ve 20 bölümün yanı sıra interaktif bir Black Mirror bölümü olan Bandersnatch’i de yayımladı.

Black Mirror: Eulogy | Kaynak: Netflix
Black Mirror: 7. sezon
Black Mirror’ın altı yeni bölümden oluşan yedinci sezonu, 10 Nisan’da Netflix’te yayımlandı:
- Common People’da (yön. Ally Pankiw) öğretmen eşi Amanda bir kaza geçirdikten sonra onun hayatta kalması için her bedeli ödemeye hazır olan Mike, komadaki hastaların beynine yerleştirilen bir çiple onları hayata döndüren Rivermind servisinden haberdar oluyor.
- Bête Noire’da (yön. Toby Haynes) bir çikolata üreticisinin ürün geliştirme departmanında çalışan Maria, lise arkadaşı Verity’nin aynı şirkette işe girmesinden sonra onunla ilgili tuhaf bir şeyler olduğuna dair şüpheleri güçlendikçe kendi aklından şüphe etmeye başlıyor.
- Hotel Reverie’de (yön. Haolu Wang) Hollywood yıldızı Brandy, yapay zeka temelli bir prodüksiyon teknolojisi sayesinde, klasik Hollywood filmi Hotel Reverie’nin yeniden çevriminde yıllar öncesinin yıldız oyuncusuyla spot ışığını paylaşıyor.
- Plaything’de (yön. David Slade) cinayet şüphesiyle tutuklanan Cameron’ın dijital yaşam formlarına ev sahipliği yapan, 90’lardan kalma retro bir simülasyon oyunuyla bağlantısı olduğu ortaya çıkıyor.
- Eulogy’de (yön. Chris Barrett ve Luke Taylor) onlarca yıldır görmediği eski kız arkadaşı Carol’ın ölümünün ardından ailesinin iletişime geçtiği Phillip, yeni bir teknoloji yardımıyla geçmişten kalan fotoğrafların içine girip anılarını ve Carol’ın yüzünü anımsamaya çalışıyor.
- USS Callister: Into Infinity’de (yön. Toby Haynes) dördüncü sezondaki orijinal bölüm USS Callister’ın finalinde sanal bir evrende mahsur kalan uzay gemisi mürettebatı, milyonlarca oyuncunun tehdit ve saldırılarına karşı hayatta kalmaya çalışıyor.

Black Mirror: Bête Noire | Kaynak: Netflix
Önceki sezonla arasına dört yılın, hatta bir pandeminin girdiği bir önceki sezonun bende ve birçok izleyicide yarattığı hayal kırıklığını tekno-distopya türünden korku hikayelerine göz kırpan bölümlerine, gelecek ve günümüz kadar geçmişe yönelik kurmaca hikayeler denemesine ve dolayısıyla kendi kurduğu anlatıya, kendi mirasına ihanet etmesine bağlamıştım.
Yeni sezon bölümlerin özetlerini okuduğumda da, ilk bölümleri izlediğimde de eski sezonlardaki Black Mirror hissinin geri geldiğini, dizinin direksiyon hakimiyetini yeniden kazandığını, önceki ihanetinden vazgeçtiğini düşündüm. Yeni sezonda bölümler yeniden, sadece teknolojiyi ve teknolojinin olası etkilerini merkezine alan fikirlerden besleniyor. Teknolojiye güvenen karakterler beklenmedik etkilerden kendilerini korumakta zorlanıyor, karanlık ya da dönüştürücü ama daima umulmadık köşelere sürükleniyor.
Black Mirror’ın bu yeni sezonla eski hâline yaklaşması ve bir önceki sezondaki hatalarından vazgeçmiş olması, bölümlerin topyekun yaratcılık, şaşırtıcılık ve ilginçlik açısından eski formuna geri döndüğü anlamına gelmiyor tabii ki. Dizinin, 3’er bölümlük ilk iki sezonunun bünyelerde yarattığı ve yıllardır bıraktığı bütünsel etkiyi yakalaması oldukça zor.
İyi bulduğum bölümlerden Bête Noire, hikayenin teknolojiyle ilişkisini anladığımız çözümlenme aşamasına kadar yarattığı gerilimle gaslighting temasını izleyiciye hissettirmeyi de başarıyor. Hotel Reverie ise hem özgünlük hem de yapım kalitesi olarak diğerlerinden katbekat başarılı bir bölüm; belki de hem sinema-teknoloji ilişkisini ele aldığı hem de siyah-beyaz estetiği kuir bir duygusal ilişkiyle harmanladığı için bende daha etkili oldu.
Diğer bölümler ise Black Mirror kalıplarına uygun olsa da, beklentileri karşılayamıyor bana kalırsa: Örneğin Common People, bulduğu iki özgün fikri birbirine zımbalama hatasına düşerek ikisinin de etkisini azaltmış; Eulogy ise bulduğu albenili ve özgün fikri sıradan bir ilişki öyküsünün içine tekrarlarla yedirmeye çalıştıkça zayıflamış.

Black Mirror: USS Callister: Into Infinity | Kaynak: Netflix
Black Mirror, kendi mirasından besleniyor.
Yedinci sezon ve bölümlerini önceki sezon ve bölümlerden farklılaştıran, Black Mirror mirasından ve kendine yönelik referanslardan daha önce hiç olmadığı kadar faydalanabilmesi.
- Söz ettiğim miras ve referanslar USS Callister’a gelen, Black Mirror tarihinin ilk devam bölümü USS Callister: Into Infinity ve bir kısmı Bandersnatch ile aynı şirkette geçen Plaything ile sınırlı değil.
Common People’da bir derste otonom arılardan söz edilmesi ya da San Junipero bölümünden hatırladığımız The Juniper’ın ziyaret edilmesi ya da Hotel Reverie filminin altıncı sezonun birçok bölümünün merkezinde olan Streamberry platformunda yayımlanacak olması gibi ayrıntılar, dikkatli Black Mirror takipçilerini gülümsetecek easter egg’ler olarak karşımıza çıkıyor.

Black Mirror: Hotel Reverie | Kaynak: Netflix
İki yıl önce dizinin altıncı sezon bölümleriyle ilgili yazdığım yazıda, günlük hayatımızda kullandığımız bir benzetmeden yola çıkarak “Black Mirror artık ‘Black Mirror bölümü gibi’ değil” ara başlığını kullanmıştım.
Söyleyebilirim ki Black Mirror yeniden ‘Black Mirror bölümü gibi’. Öte yandan gerçek hayatın Black Mirror bölümlerine yakınlaştığı bir dünya düzeni için belli ki bu yeterli değil. Bundandır ki dizi, kendine yönelik referanslar ve sürpriz ayrıntılarlaa (hatta ilk kez bir devam bölümüyle) mirasını güçlendirmeye, izleyicisi üzerinde nostalji silahını kullanmaya karar vermiş görünüyor.
Umuyorum ki dizi, yaygın akımı gün geçtikçe işgal eden ve değersizleştiren franchise kültürüne doğru yönelmeyi seçip USS Callister gibi sevilen, çok konuşulan, çok tartışılan, çok meme’leştirilen bölümlerin ihtiyacımız olmayan devam bölümlerini çekmek yerine easter egg’lerle gülümsetmekle yetinir ve özgünlüğü önceliklendirir.
Çünkü bu yeni sezonda Black Mirror’a yakışan fikirlerin, karanlık sürprizlerin geri gelmesi sevindirici olsa da yeterli değil.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yeni sezon bölümleri Netflix’te yayımlanan "Black Mirror" evrenine geri döndük. Yeni Oscar kategorisinden, hapsedilen İranlı yönetmenlere haftanın gündemini özetledik.
18 Nis 2025

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.
13 Tem 2026




