Blockchain düşünme şeklimizi değiştirebilir mi?

Bitcoin’den doğan blockchain teknolojisi artık sadece kripto paraların değil iş dünyasının da düşünme şeklini değiştirmeyi vadediyor.
Blockchain düşünme şeklimizi değiştirebilir mi?

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Teknoloji Yazarı

"Blockchain" ya da Türkçe karşılığıyla “Blokzinciri” veya kimilerine göre “Blokzincir” kelimeleri, artık günlük haber bültenlerine bile girdi. Bitcoin ve diğer kripto para fiyatları ekonomi kanallarında döviz kurlarının yanında yer alıyor. Televizyonlardaki reklam kuşaklarında kripto para borsalarının reklamları dönüyor ve yeni bir gelecek vurgusu yapılıyor.

Gerçek kimliği hâlâ gizemini koruyan Satoshi Nakamoto takma adıyla, Bitcoin makalesi yayımlanalı 10 yıldan fazla zaman geçti. Bitcoin makalesi içinde blockchain kelimesi hiç geçmiyordu. Diğer yandan Nakamoto’nun yaklaşımında verilerin bloklarla şifreli bir şekilde ve sıralı olarak kaydedilmesi gerekiyordu. Hâliyle; block (blok) ve chain (zincir) kelimelerinin birleşimiyle bu yenilikçi yaklaşımın da adı belirlenmiş oldu.

Bu yazıyı kaleme aldığım 12 Ekim 2020 günü itibarıyla, CoinMarketCap’in verilerine göre, blockchain teknolojisini kullanan bir altyapı üzerinde yaratılan kripto paraların oluşturduğu toplam pazar büyüklüğü 361 milyar doların üstünde seyrediyor. Bunun 210,42 milyar dolarlık kısmı Nakamoto’nun dünyaya bıraktığı bir miras olan Bitcoin’e ait. Sayısı 7.350’yi aşan kripto para mevcut. Eğer Bitcoin’i bir girişim olarak kabul edersek Facebook’un yaklaşık 5 yılda ulaştığı noktaya yaklaşık iki katı bir sürede ulaştığını görüyoruz. Benzer örnekler Google, Tesla gibi şirketlerle çoğaltılabilir.

Bitcoin’in kaynağının kimliği belirsiz bir fikir olarak doğması, yöneticisi ve yürütme kurulu olmadan işlemesi, dünyanın en iyi zihinlerinin ve süper devletlerinin sistemin açıklarını bulmak için harcadığı tüm çabalara rağmen bugüne dek hiçbir siber saldırı yüzünden engellenememesi veya kırılmaması onu diğer teknoloji devlerinin geleneksel girişimden başarılı bir iş modeline dönüşüm süreçlerinden farklı kılıyor. Herkesin sahiplenebildiği ama hiç kimsenin ele geçirmediği yeni bir yönetişim modeliyle Bitcoin’den doğan blockchain teknolojisi artık sadece kripto paraların değil iş dünyasının da düşünce şeklini değiştirmeyi vadediyor.

Sözü dönüp dolaştırıp “kripto paralara değil, arkasındaki teknolojiye odaklanalım” noktasına getirmeyeceğim. Bu noktayı çoktan aştık. İçinden geçtiğimiz pandemi dönemi bizlere gösterdi ki dünyanın "güven" krizi hiç olmadığı kadar büyük. Sorunları yönetmek için muktedir iktidarlara, kararlı yöneticilere, kurumsal organizasyonlara ihtiyacımız var. Ancak güven sorununu ortadan kaldırmak için mucizevi bir araç gibi görünen blockchain, iktidar kelimesini sevmiyor, merkezi otoriteleri hiç istemiyor. Sihirli değnek güçlü bir perinin veya cadının elinde değil, kül kedilerinin elinde varlığını sürdürmek istiyor, üstelik kimseye camdan pabuçlar da vadetmiyor.

Muktedir liderlik düşüncesinin karşısında, anarşist bir merkeziyetsiz yönetişim modeli var. "Gerçekleşecek savaş" ifadesi anlamsız zira ortada bir savaş olmayacak. Artık insanlığın sorunlarını çözemeyen geleneksel düşünce tarzlarının yerini alacak yenilik blockchain olacak. Ancak bu usulca, yeni nesillerin eskilerinden görevi devralma süreci içinde gerçekleşecek.

Değişmesi gereken düşünce şekli sadece devletlere ve şirketlerin yönetimine mahsus değil. Bireylerin de düşünce şeklini değiştirmesi gerekiyor. Blockchain 101 eğitimlerimize katılan arkadaşlarımızdan Sevcan Dedeoğlu’nun kaleme aldığı bir makale sayesinde, "Ubuntu" ifadesinin bir Linux işletim sistemi adından fazlası olduğunu keşfettim. Ubuntu; tek bir kişinin kazanıp diğer herkesin kaybetmesi yerine, herkesin kazanması için birlikte hareket etme kültürü. Kavramın kaynağı, Afrika kabilelerindeki yaşam kültürüne dayanıyor.

Bir ekosistem ve birlikte çalışma kültürü gerektirdiği için “parası neyse verip bir blockchain uygulaması yaptıralım” demek ne denli anlamsız ise insanlığın düşünce şeklini değiştirmeden mutlu bir geleceği olacağına inanmak da aynı derecede hayalperestlik. Tüm küresel gelişmeler bizlere gösteriyor ki kozmik saatin küçük bir tiki içinde insan ırkı kendi kendini yok etmeye hiç olmadığı kadar yakın. Şüphesiz ki tek çare blockchain değil (keşke olsaydı). Ancak blockchain sayesinde, işin doğrusu hiç de yeni olmayan, bir düşünce yapısına yüzümüzü dönmemiz kolaylaşabilir. Bu er ya da geç olacak bundan şüphem yok, ancak cevabını bilmediğim soru: Bunu başarmak için yine kendimize karşı yeterli zamanımız var mı?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🏦 NCB'nin büyüme hamlesi, yeni gaz rezervi

19 Ekim Pazartesi sabahından herkese günaydın. Bu hafta gündemimizde National Commercial Bank'ın 14,8 milyar dolarlık yatırımı, zarar açıklayan hava yolu şirketleri ve yeni gaz rezervi var.

19 Eki 2020

🏦 NCB'nin büyüme hamlesi, yeni gaz rezervi

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Otomobilde vergi sistemi değişiyor: Asgari maktu ÖTV ne anlama geliyor?

Otomobil sektöründe vergi sistemine yeni bir kavram girdi: Asgari maktu ÖTV. Sıfır araç alımlarında tahsil edilecek ÖTV için taban bir tutar belirleyen yeni sistem, Türkiye’de gelecekte kurulacak ÖTV mimarisinin ilk işaretlerini de ortaya koyuyor.

Ahmet Çelik

·

18 Ağu 2026

Otomobilde vergi sistemi değişiyor: Asgari maktu ÖTV ne anlama geliyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Otomobilin yeni rakibi: Faiz ve altın

Türkiye’nin otomobil pazarında uzun zamandır alışık olmadığımız bir tablo ortaya çıkıyor. Sorun, artık fiyat yüksekliği ya da krediye ulaşmada yaşanan zorluklar değil. Otomobilin karşısında şu anda çok daha güçlü iki rakip duruyor: Mevduat faizi ve yatırımcının altındaki yükseliş beklentisi.

Ahmet Çelik

·

14 Ağu 2026

Otomobilin yeni rakibi: Faiz ve altın
ParetoPareto

HİKAYE

İstihdam kıyametine doğru: Türkiye işgücünü AI’dan daha hızlı eğitebilir mi?

Tarih boyunca elektrikten bilgisayara kadar tüm yeni teknolojiler, işgücünün önemli bir bölümünü yerinden etti. Fakat tüm bu teknolojiler, işgücü piyasasında ciddi bir çalkantıya yol açarken yeni istihdam alanları da yarattı. Özellikle beyaz yakalı rolleri tehdit eden yapay zeka ise işgücü piyasasını çok daha derinden sarsıyor. Bu noktada Türkiye’nin işgücünü yapay zekadan daha hızlı eğitip eğitemeyeceği de merak konusu oluyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Ağu 2026

İstihdam kıyametine doğru: Türkiye işgücünü AI’dan daha hızlı eğitebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Türkiye turizminin kırılganlığı: Dış şoklar, daralan fiyat avantajı ve tatile erişim

Hanehalkı fertleri ile evden uzakta bir haftalık tatilin masraflarını karşılayabilecek durumda mısınız? Türkiye, dünyanın en fazla turist ağırlayan ülkelerinden biri olmasına rağmen ülkede yaşayan her iki kişiden biri bir haftalık tatilin masraflarını karşılayamıyor. 2026’da savaş, artan enerji maliyetleri ve değişen seyahat tercihleri dış turizmdeki kırılganlığı daha görünür hale getirirken, Türkiye’nin fiyat avantajı da daralıyor. İç turizmde ise daha fazla kişi seyahate çıksa da konaklama süreleri kısalıyor ve seyahatlerin büyük bölümü yakınları ziyaret amacıyla yapılıyor.

Hakan Bektaş

·

13 Ağu 2026

Türkiye turizminin kırılganlığı: Dış şoklar, daralan fiyat avantajı ve tatile erişim
ParetoPareto

HİKAYE

ZÜCDER: “Geçen yılki rakamları yakalamak bile başarı olur”

İhracattaki kaybın ürün grupları ve pazarlar arasında bu kadar ayrıştığı bir dönemde sektörün mevcut koşulları nasıl okuduğunu ZÜCDER yönetimiyle konuştuk. ZÜCDER Başkanı Burak Önder’in yanı sıra Başkan Yardımcısı Senur Akın Biçer, Levent Güven, Eyyüp Memur, Ahmet Acar ve Kısmet Şener’in de katıldığı görüşmede öne çıkan ortak görüş, sektörün rekabetçilik sorununun yalnız kur ve faiz üzerinden açıklanamayacağı yönünde.

Emircan Yaman

·

13 Ağu 2026

ZÜCDER: “Geçen yılki rakamları yakalamak bile başarı olur”