
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Bir müzisyenin kendi içine dönüp orada yeni bir ses bulması, hayatıyla birlikte parçası olduğu sahnenin, şehrin, müziğin de çehresini değiştirmesi için ne gerekir? Konu Bon Iver ise taze bir ayrılık, mücadele edilen sağlık sorunları ve dağ başında inzivada geçirilen bir kış. Fırtına Öncesi’nde izini sürdüğümüz sonsuz olasılıkların titreşimi bizi bu hafta 2006 kışına, Wisconsin’a götürüyor.

Fotoğraf: Mark Metcalfe, Getty Images
Alışıldık bir hikâye; lise ve üniversitede kurulan gruplar, kısıtlı imkanlarla kaydedilip yayımlanan albümler, doğdukları şehirden farklı bir yerde şanslarını denemek isteyen müzisyenler… Doğduğu Eau Claire ve grup arkadaşlarıyla taşındığı Raleigh’deki müzik çevresinde aktif olan Justin Vernon için 2006 pek de kolay geçmiyor. 10 yıllık grubu DeYarmond Edison’ın dağılmasını kız arkadaşıyla ayrılığı, zatürreyi karaciğer enfeksiyonu, yeni bir şehrin ilk heyecanını ait olmama hissi, umutları hayal kırıklığı takip ediyor. Eau Claire’e geri dönen Vernon, yanına gitarı ve basit birkaç kayıt ekipmanını alarak babasının dağdaki kulübesinde inzivaya çekiliyor.
Tek eğlencesinin Alaska’daki bir kasabanın tuhaf sakinlerini anlatan Northern Exposure dizisi olduğu bu inziva sürecinin yemek yapmak, odun kırmak ve çalı temizlemekten oluşan rutinine bir süre sonra ufak tefek şarkı fikirleri ve kayıt denemeleri giriyor. Justin Vernon’ın insanlardan uzakta (ve kira ödemediği) birkaç hafta geçirmek için gittiği dağ kulübesi, sonraki üç ay boyunca onun ve For Emma, Forever Ago albümünü oluşturacak şarkıların evi oluyor. Artık imzasına dönüşen falsetto vokali, birbirinin üzerine yığdığı vokal kanallarıyla yarattığı koro hissi, auto-tune’u bir enstrüman gibi kullanması, söz yazarken kelimeler yerine seslere odaklanması, her sabah güneşin karlar üzerindeki yansımasıyla uyandığı kulübede kendisiyle geçirdiği aylarda olgunlaşıyor.
Kışın sonunda Raleigh’e dönüp elindeki dokuz şarkıyı bitiren Vernon, gitarist olarak Rosebuds’a katıldığı turnede, grubun SXSW konserinden önce çaldığı şarkılarla dikkat çekiyor. MySpace’te yayımladığı For Emma, Forever Ago'nun CD kopyalarını müzik bloglarına ve basına gönderiyor. Bağımsız müzik eksenli bloglarda yazılmaya başlayan albümün adı kulaktan kulağa yayıldıkça büyük plak şirketlerinden teklifler gelmeye başlıyor. Justin Vernon, hâlen çatısı altında olduğu bağımsız plak şirketi Jagjaguwar ile anlaşıyor ve Bon Iver projesinin ilk albümü, 2008 başında yeniden yayımlanarak onu tüm dünyada milyonlarca dinleyiciyle buluşturuyor.

Fotoğraf: Jeff Kravitz, Filmmagic
Justin Vernon’ın ruhsal ve fiziksel iyileşme çabasıyla karlar içinde kendine açtığı yol Grammy Ödülleri’nden, stadyum konserlerinden, o yıllarda benzer vokal denemeleri yapan Kanye West ve James Blake ile iş birliklerinden geçti. Son 10 yıl içinde yayımladığı her albümde yeni bir rota çizmekten çekinmeyen Bon Iver, indie’nin sınırlarını aşıp güncel pop’u etkiledi.
Dağdaki kulübede doğan şarkılar 13 yıldır değişen dünyaya tanıklık ediyor. Son 13 yılda müzikle ilişkimiz yeniden tanımlandı, MySpace’in yerini Spotify aldı. Spotify’da 50 milyonu aşkın aylık dinlemeyle zirvedeki isimlerden Ed Sheeran’ın kolunda, Justin Vernon’ın el yazısıyla For Emma, Forever Ago albümünün kapanış şarkısı Re: Stacks'in sözleri yazıyor.
Bon hiver: Fransızcada “güzel/iyi kış” anlamına gelen “bon hiver”, Vernon’ın inzivada izlediği Northern Exposure dizisinde karakterlerin birbirlerine iyi kışlar dilemek için kullandığı bir kalıp. Vernon, Rosebuds üyesi Kelly Crisp’e yazdığı bir mektubu yazım hatası yaparak “bon iver” dileğiyle bitiriyor. Daha sonra Crisp, Vernon’ı Bon Iver adını kullanmaya ikna ediyor.
Daha derine: Justin Vernon Bon Iver adını nasıl bulduğunu, Northern Exposure dizisini ve auto-tune kullanımını The New Yorker’dan Sasha Frere-Jones’a anlatıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bon Iver'den önce Justin Vernon, pandemiden sonra Berghain, Tenet'ten önce Christopher Nolan, müzeden sonra Sarah Davachi
28 Ağu 2020

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı
Duende müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.




