

Jam Session film seçkisi MUBI’de
İrlanda ruhunu İstanbul’un en güzel sahnelerine taşıyan ve şehrin iki yakasını alternatif sahnenin öne çıkan isimleriyle bir araya getiren Jam Session konserleri; #RuhunuDinle mottosuyla The Irish Spirit YouTube kanalında devam ederken,…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Texas eyaletinin başkenti Austin, “Dünyanın canlı müzik başkenti” olarak biliniyor. Binin üzerinde canlı müzik mekânının bulunduğu şehirde, 100 bin kişiye düşen canlı müzik mekânı sayısı 46,4. Bu, ABD’deki en yüksek oran.
SXSW ve Austin City Limits gibi dünyaca ünlü festivallere ev sahipliği yapan şehirde müzik endüstrisinin yarattığı yıllık ekonomi, milyar dolar seviyesinde. Sadece SXSW festivali, 2019’da bölge ekonomisine 355,6 milyon dolar katkı sağlamış. Gerek sivil kuruluşlar gerek devlet kurumları sayesinde müzisyenlerin kariyer planlamasından sağlık hizmetlerine kadar birçok konuda destek bulabildiği Austin’in bir canlı müzik başkenti olma iddiası, eskiye dayanıyor.
Austin'e göç: 1800’lerin sonlarında bira bahçeleri ve konser salonlarında yoğunlaşan sosyal hayat, hep müzikle iç içe olmuş. 1930’lardan itibaren ABD’de seyahat eden blues ve caz müzisyenleriyle big band’lerin uğrak noktası olan Austin, 1960’larda country müzisyenlerini ağırlıyor. 1972’de müziği bırakarak Nashville’den buraya taşınan Willie Nelson, Austin’de yeni bir nefes buluyor ve country rock ya da progresif country olarak adlandırılan, geleneksel country müziğine bir karşı duruş olan tarzını yaratıyor. Hippiler yerini punk’lara bırakırken; uygun kiraları, açık fikirli seyircileri, çok çeşitli müzik türlerine yer veren mekânlarıyla şehrin popülerliği giderek artıyor. Kariyerlerine iyi bir başlangıç yapmak isteyen müzisyenler, akın akın Austin’e göç ediyor.
"Austin’i tuhaf tut": Bazı merkezler dışında çoğunlukla muhafazakâr bir eyalet olan Texas’ta, bu kadar özgürlükçü bir şehir yaratılmış olmasında hem bölgedeki nüfus yapısının hem de 1881’de kurulan University of Texas’ın etkisi var. Kendi ülkelerinde politik ve dinî sebeplerle baskı gören; Almanya'dan, Çek Cumhuriyeti'nden ve Polonya'dan gelen göçmenlerin özgürlüklerini koruma isteği, üniversite çevresindeki akademik dünyayla birleşince Austin, sakinlerinin kendileri gibi olabildiği, başkasına zarar vermedikleri sürece diledikleri gibi yaşadığı, kimilerine “tuhaf” gelebilecek davranışları kucaklayan ve “Keep Austin weird” (Austin’i tuhaf tut) sloganını benimseyen bir özgürlükler şehri olarak şekilleniyor.
Dünyanın canlı müzik başkenti: “Dünyanın canlı müzik başkenti” tanımı, Austin Ticaret Odası’nın eseri. Şehrin güçlü müzikal kimliğini vurgulamak isteyen kurum, etkinlikler açısından zayıf olması beklenen pazartesi gecesi bile şehirde 70’ten fazla konser olmasından yola çıkarak bu sloganda karar kılıyor ve Temmuz 1985’te Billboard dergisine verdiği ilanda bu cümleyi kullanıyor. Slogan, 1991’de belediye tarafından Austin’in resmî sloganı kabul ediliyor.
Pandemi nedeniyle bir yıldan uzun süredir mesleklerini icra edemeyen müzik sektörü çalışanlarının sesini sosyal medyada duyurmaya çabaladığına tanık oluyoruz. Peki canlı müziği can damarı yapmış bir şehir, bu gerçeklikle nasıl başa çıkıyor? Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Austin’de de Covid-19’un müzik sektörüne etkisi yıkıcı olmuş. Örneğin; şehrin en büyük bağımsız organizatörü Margin Walker, sektörden çekilmiş. Müzikle nefes alan Austin sakinleri ve bu alanda faaliyet gösteren kuruluşların oluşturduğu kamuoyu baskısıyla, canlı müzik mekânlarına yönelik 5 milyon dolarlık bir destek planı açıklanmış. ABD’de aşılamanın hızıyla sis yavaş yavaş dağılmaya başlasa da Austin’in de kesintiye uğrayan hikâyesine bıraktığından farklı bir yerden başlayacağını söylemek yanlış olmaz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İçindekiler: Nova Norda'nın bozuk plak gibi dinlediği şarkılar, serbest stil klasik müzik: cktrl, gerçekten zor ikili: Difficult People.
04 Haz 2021

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı
Duende müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




