

Yepyeni dijital içerik platformu: Accessland
İstanbul bülteninin her pazar olduğu gibi yine okuyucularıyla buluştuğu bu pazar gününde, entelektüel merakınızı giderecek ve kaliteli içerikleri keşfederken eğlenceli bir yolculuğa çıkaracak yepyeni bir içerik platformuyla tanışmaya davet…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Adalılar denize ya ASSK ya da Burgazada Deniz Kulübü'nden girer. Ya birine üyesindir ya da diğerine. İkisine de olmadığın zaman Altı Numara ve Çamakya'dan atlayabilirsin sulara.
1. Bütün gün yokuştan aşağı-yukarı arabasıyla gezen, "Galetaaa"cı amca, saat beşe doğru ASSK'ın oraya çeker. Çayın yanında galetaları iyi gider.
2. Sadece dört çeşit (şeftali-vişne-çikolata-kaymak) satan Yunus Dondurma şimdi sezonu kapatmış fakat onu da sahilde parketmişken veya Burgazada Deniz Kulübü önünde yakalayabilirsin. Kardeşinin açtığı bir diğer gezen şube de Büyükada'da.
3. Hava durumunu Heybeliada'daki bayrak direğine bakarak anlarız. İstanbul yönünden esiyorsa poyrazdır, deniz temiz berrak olur. Lodos eserse deniz şehirden taşınanlarla kirlenir.
4. Hangi rüzgâr ne zaman eser ve deniz nasıl olur? Hangi mevsim hangi balık yenir? Kuşların göç dönemi ne zaman? Çoğu İstanbullu bunları bilmez, doğayla ilişkimiz gökdelenlerle kesilir fakat adalı olarak bilirsin. Adadaki amca ve teyzeler çocukluktan itibaren sana öğretir. Leylekler erken göçerse kış da erken gelir.
5. Burgaz’da özel günler ortaktır. Üzüm bayramında okunmuş üzüm yenir; kilisenin gününde kekler götürülür; cemevinde aşure dağıtılır; bayramlar, isim günleri, yortular kutlanır.
6. Adada pazar, cuma günleri kurulur. Pazarcılar perşembeden gelip gece yatar ve sabah erkenden tezgâhları donatırlar. Cumartesi, istikamet, öbür adalar.
7. Yaz mevsimi "İyi yazlar," temennileriyle başlar. Adaya ilk çıktığında böyle selamlaşılır. Sezon kapanırken bu temenniler yerini "İyi kışlar"a bırakır.
8. Yarım saat yürüdükten sonra etrafında neredeyse bir tur atmış olduğun bir yerde olma hâli insana kısıtlayıcı gelebilir fakat zaten İstanbul hep orada, İstanbul'la iç içe bir hayat var aslında adada. Herkesin ağzından "şehre inmek" ve "adaya çıkmak" eksilmez.
Bu yazı 19 Eylül 2021 tarihinde Soli'de yayımlanmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Herkese merhaba. Bu hafta sonu ajandada; Bodrum'da yakaladığımız yoga kampı, Soli'nin Burgazada notları ve şehrin farklı köşelerine serpilen festivaller var.
26 Eyl 2021

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.



