

Yepyeni dijital içerik platformu: Accessland İstanbul bülteninin her pazar olduğu gibi yine okuyucularıyla buluştuğu bu pazar gününde, entelektüel merakınızı giderecek ve kaliteli içerikleri keşfederken eğlenceli bir yolculuğa çıkaracak yepyeni bir içerik platformuyla tanışmaya davet ediyoruz. Üstelik, içeriklere erişim sağlamanın yanı sıra dileyenleri içerik üreticisine dönüştüren bir pazaryeri. Nedir? Yepyeni bir dijital içerik pazaryeri olan Accessland içerik üreticilerine gelir kaynağı, içerik tüketicilerine ise hem gelişebilecekleri hem de keyifli zaman geçirebilecekleri bir platform sunuyor. Nasıl? İşini dijitale taşımak isteyenleri veya bilgi, yetenek ve deneyimlerine güvenen içerik üreticileriyle kaliteli içeriklere ulaşmak isteyenleri bir araya getiren interaktif bir platform olma özelliği taşıyan Accessland’de aradığınız içeriği bulabilmek için filtreleri kişiselleştirdikten sonra sevdiğiniz içeriğe ödeme yapmanız yeterli. Ardından canlı oturumlara katılmak veya hazır video ve sesli kayıtların keyfini çıkarmak için sahne sizin. Özgürce ve her alanda içerik üretilebilen platform Accessland’de içerik üreticileri kendileri tarafından belirlenen fiyat ve tarihlerde içeriklerini satışa çıkarabilirken, Accessland’in sunduğu araçlar ile de katılımcılarına yüksek etkileşimli ve canlı deneyimler yaşatabiliyorlar. İster kendi işinizi yapın, isterseniz bir şirket, atölye veya gösteri merkezi olun, Accessland sahip olduğu özellikler ve sunduğu hizmetler ile herkesin işini dijitale taşımasını kolaylaştıran bir platform. Neler var? Kişisel gelişimden bilime, sanattan ilişkilere, teknolojiden fiziksel gelişime kadar her kategoride içeriklerin bulunabildiği Accessland’de pazar günü keşif yolculuğuna çıkmak için önerilerimiz şu şekilde; Meltem Özertem’le Çin Astrolojisi-4 Sütun sistemi-Kader tablosu Emel Aksu’yla İnsanın Pinkodu - Human Pincode Nihal Temur Ocak'la Geleceği Yakala Olmazsa Olmaz Yeni Beceriler Fikir, tecrübe ve bilgileri alanında yetkin canlı anlatıcılarla keşfetmek veya yeni bir içerik üreticisi olmak için Accessland’i ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Adalılar denize ya ASSK ya da Burgazada Deniz Kulübü'nden girer. Ya birine üyesindir ya da diğerine. İkisine de olmadığın zaman Altı Numara ve Çamakya'dan atlayabilirsin sulara.
1. Bütün gün yokuştan aşağı-yukarı arabasıyla gezen, "Galetaaa"cı amca, saat beşe doğru ASSK'ın oraya çeker. Çayın yanında galetaları iyi gider.
2. Sadece dört çeşit (şeftali-vişne-çikolata-kaymak) satan Yunus Dondurma şimdi sezonu kapatmış fakat onu da sahilde parketmişken veya Burgazada Deniz Kulübü önünde yakalayabilirsin. Kardeşinin açtığı bir diğer gezen şube de Büyükada'da.
3. Hava durumunu Heybeliada'daki bayrak direğine bakarak anlarız. İstanbul yönünden esiyorsa poyrazdır, deniz temiz berrak olur. Lodos eserse deniz şehirden taşınanlarla kirlenir.
4. Hangi rüzgâr ne zaman eser ve deniz nasıl olur? Hangi mevsim hangi balık yenir? Kuşların göç dönemi ne zaman? Çoğu İstanbullu bunları bilmez, doğayla ilişkimiz gökdelenlerle kesilir fakat adalı olarak bilirsin. Adadaki amca ve teyzeler çocukluktan itibaren sana öğretir. Leylekler erken göçerse kış da erken gelir.
5. Burgaz’da özel günler ortaktır. Üzüm bayramında okunmuş üzüm yenir; kilisenin gününde kekler götürülür; cemevinde aşure dağıtılır; bayramlar, isim günleri, yortular kutlanır.
6. Adada pazar, cuma günleri kurulur. Pazarcılar perşembeden gelip gece yatar ve sabah erkenden tezgâhları donatırlar. Cumartesi, istikamet, öbür adalar.
7. Yaz mevsimi "İyi yazlar," temennileriyle başlar. Adaya ilk çıktığında böyle selamlaşılır. Sezon kapanırken bu temenniler yerini "İyi kışlar"a bırakır.
8. Yarım saat yürüdükten sonra etrafında neredeyse bir tur atmış olduğun bir yerde olma hâli insana kısıtlayıcı gelebilir fakat zaten İstanbul hep orada, İstanbul'la iç içe bir hayat var aslında adada. Herkesin ağzından "şehre inmek" ve "adaya çıkmak" eksilmez.
Bu yazı 19 Eylül 2021 tarihinde Soli'de yayımlanmıştır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Herkese merhaba. Bu hafta sonu ajandada; Bodrum'da yakaladığımız yoga kampı, Soli'nin Burgazada notları ve şehrin farklı köşelerine serpilen festivaller var.
26 Eyl 2021

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.

İstanbul'da lale sevgisinin kökenleri çok eski zamanlara kadar uzanıyor. Türklerle birlikte Orta Asya'dan çıkıp Anadolu'ya ve İstanbul'a ulaşan lale, bahçelerimizden evlerdeki vazolara, geleneksel el sanatlarından edebiyata hep baştacı ediliyor. Hazır mevsimi gelmişken lalenin tarihinden bugüne uzanan renkli bir yolculuğa çıkıyoruz.



