Büyük konserler, büyük teoriler: İnsanlar neden dev etkinliklerin altında gizli mesajlar arıyor?

Kanye West’in İstanbul konseri, binlerce izleyici için unutulmaz bir müzik şovuydu. Ama bazıları da vardı ki orada karanlık sembollerle örülü modern bir ayin, bir güç gösterisi gördü. Belki de aynı sahneye bakan insanların birbirlerinden bu kadar farklı anlamlar çıkarması, sahnede gerçekte ne olup bittiğinden çok seyircinin dünyayı okuma biçimine dair bir şey söylüyordur.
Büyük konserler, büyük teoriler: İnsanlar neden dev etkinliklerin altında gizli mesajlar arıyor?

Türkiye’den Kanye West geçti. Organizatörlerin aktardığına göre dünyaca ünlü rapçi, 30 Mayıs akşamı İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda sahneye çıktığında alanı yaklaşık 118 bin kişi doldurmuştu. West, bu kalabalığın “şimdiye kadarki en büyük stadyum performansı” rekorunu kırdığını ifade etti.

Kendini “Nazi” olarak tanımlaması, antisemitik söylemleri ve hakkındaki cinsel taciz, tecavüz ve insan kaçakçılığı iddiaları nedeniyle son yılların en tartışmalı figürlerinden biri hâline gelen Kanye West’in İstanbul konseri, Avrupa’da peş peşe gelen iptallerin ardından düzenlendi. İngiltere, Fransa, Polonya ve İsviçre’deki konser planları, Yahudi cemaati başta olmak üzere pek çok farklı kesimden gelen eleştiriler nedeniyle iptal edildi.

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

YAZARLAR

Merve Us Acıoğlu

2018 yılında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun olan Merve Us Acıoğlu, ardından Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı'nda araştırmacı gazetecilik eğitimi aldı. Cumhuriyet Gazetesi, İkinci Yüzyıl Gazetesi, KRT TV ve Kapsül Bülten'de gibi farklı kurumlarda çeşitli görevlerde bulundu. Gazetecilik alanındaki yüksek lisans çalışmalarını sürdüren Acıoğlu; medya, kültür ve iletişim alanlarında araştırmalar yapıyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

OKUMAYA DEVAM EDİN

DuendeDuende
∙

HİKAYE

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Elif Bayram

·

02 Eki 2026

'Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar': Bir aile arşivinden dünyaya bakmak
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eki 2026

Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

Bavuldaki dil: Türkçeden Almancaya göç edebiyatı kuşaklar boyunca nasıl değişti?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Yaren Serra Akgün

·

29 Eyl 2026

Dağ, güneş ve zaman: Ugo Rondinone yeniden İstanbul'da
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.

Müge Turan

·

28 Eyl 2026

Lukas Dhont: 'Geçmiş meğerse çok modernmiş!'