Çağımızın Amerikan rüyası: Girişimcilik


Globalleşmek için Company Global Bu kadar basit. Küreselleşen dünyanın avantajlarından yararlanarak uluslararası pazarlarda şirket kurmak ve sınırların ötesinde şirketinizi büyütmek isterseniz doğru adres: Company Global . Nedir? Yurt dışında şirket kurmak isteyen müşterilerine danışmanlık hizmeti sunan Company Global ; Amerika, İngiltere, Estonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi uluslararası pazarlarda var olmak veya işlerini büyütmek isteyen yatırımcılara vergi optimizasyonundan online ödeme ve tahsilata kadar birçok konuda hizmet sunuyor. Neler var? Türkiye’deki en önemli danışmanlık firmalarından biri olan Company Global ; Farklı coğrafyalarda yatırım ve iş ortaklıkları yapmayı düşünen müşterileri için en uygun fırsatları araştırıyor. Müşterilerine yerel pazarlarla en iyi ve verimli ilişkileri kurabilmeleri için gerekli tüm analiz ve ipuçlarını bir araya getirerek sunuyor. Farklı sektörler üzerinde araştırma yaparak işinizle ilgili risk ve durum analizi gibi veri ve raporları hazırlıyor. Uluslararası Stratejik Vergi İncelemesi (USVİ) konusunda uzman çözümler geliştiriyor. Müşterileri için yatırım yapılacak yabancı pazarlardaki vergiler ve vergi sistemlerini en ince ayrıntılarına kadar analiz ederek sunuyor. Atacağınız her adımda ne gibi sonuçlarla karşılaşacağınızı size önceden sunan Company Global’le şimdi bu bağlantı üzerinden tanışarak işinizi büyütmek için gerekli ilk adımı atabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Etrafımız sarıldı. İş dünyası dergileri başarılı girişimleri konuşuyor, gazeteler sayfalarını girişimlerden bahsetmeye ayırıyor, en çok dinlenen podcast’ler arasında girişimci hikayeleri yer alıyor, ekonomistler hiç durmadan gençlere girişimci olma tavsiyeleri veriyor, beyaz yakalılar kariyer rotalarını değiştirip girişimciliğe atılıyor. Son yılların en çok konuşulan iş modelleri arasında girişimler; en çok takip edilen iş insanları arasında girişimciler, en sık kurulan beyaz yakalı hayalleri arasında girişimci olmak yer alıyor. Peki, nedir bu girişimcilik? Ya da daha önemlisi ne değildir? Ayağını gaza basmaya hevesli olan gençleri nasıl bir yol bekliyor? Girişimciliğin avantajları, dezavantajları neler? Girişimcilik 101 tadında olan bu yazıda, naçizane bu sorulara cevap arayacağız.
Girişimcilik nedir, ne değildir?
En basit tabirle girişimler; benzersiz bir ürün veya hizmet geliştirmek, pazara sunmak ve onu müşteriler için cazip kılmak amacıyla kurulan şirketlerdir. Çoğu girişimin kurucusu, yola toplumun ihtiyaç duyduğu ancak henüz hayata geçirilmemiş bir işi, ürünü veya hizmeti hayal ederek çıkar. İnovasyona dayanan bir girişim, mevcut ürünlerin eksikliklerini gidermeyi, tamamen yeni mal ve hizmet kategorileri yaratmayı, geleneksel düşünme ve iş yapma biçimlerini bozmayı amaçlar. Bu nedenle birçok girişim kendi sektörlerinde “oyun kurucu” olarak bilinir. Facebook, Amazon, Apple gibi teknoloji devleri en çok bilinen girişimlerdir ve tahmin edersiniz ki girişimcilik sektöründe hüküm süren şirketlerin birçoğu da teknoloji alanında faaliyet göstermektedir.
Peki, standart şirketlerden bir girişimi ayıran şey nedir? Hem geleneksel şirketlerde hem de girişimlerde çalışanlar, müşterilerin satın alacağı bir ürün veya hizmet yaratmak için çalışır. Bir girişimi diğer işletmelerden ayıran nokta ise iş yapma şeklidir. Geleneksel şirketler, genellikle bir işletmenin nasıl çalışması gerektiğine dair mevcut şablonlara göre hareket eder. Bir girişim ise tamamen yeni bir şablon oluşturmayı amaçlar.
Girişimleri geleneksel şirketlerden ayıran en önemli faktör ise hızdır. Girişimler, fikirleri çok hızlı bir şekilde geliştirmeyi ve hayata geçirmeyi amaçlar. Bu hız için bütçe olmazsa olmazdır, bütçeyi bulmanın yolu ise yatırım turlarından geçer. Girişimler, genellikle yolculuklarının başında yatırım turlarına çıkarak finansman oluşturmaya çalışır. Tohum öncesi dönemde, çoğu zaman kurucuların arkadaşları ve aileleri işe yatırım yapar. Sonrasında sıklıkla başlangıç aşamasındaki şirketlere yatırım yapan "melek yatırımcılar" devreye girer. Daha sonra ise şirketlere on milyonlarca dolar yatırım yapan risk sermayesi firmaları tarafından liderlik edilen A, B, C ve D serisi finansman turları vardır.
Girişimcilik ne değildir?
“Girişimcilik nedir?” sorusuna cevap ararken aynı zamanda “Girişimcilik ne değildir?” sorusuna cevap vermeye çalışmakta da fayda var. Günümüzde girişimcilik kavramı, temel anlamından uzaklaşmaya ve konuyla ilgili doğru bilinen yanlışlar artmaya başladı. Örneğin; en sık karşılaşılan yanlışlardan biri ticaret yapan kişiyle girişimciyi karıştırmak. Tedarikçilerden ürün alıp müşterilere kâr amacıyla satan kişilere girişimciden ziyade tüccar denilir. Ticaret girişimciliğin bir parçası olsa da sadece küçük bir parçasıdır. Öte yandan, hâlihazırda yaygın olan “Girişimciler, her zaman teknoloji üretir,” fikrinin doğruluğu da tartışılır.
Girişimcilikle ilgili bilinen bir diğer yanlış ise tüm girişimcilerin yüksek maddi kazançlar sağladıklarıdır. Elbette, başarıyı yakalayan, şirketleşen ve finansal özgürlüğe kavuşan birçok girişimci mevcut; ancak buna erişemeyen pek çok girişimci olduğunu da unutmamak gerekiyor.
Son olarak, girişimcilerin “kendi işinin patronu” oldukları algısı da çoğu zaman yanlıştır. Teknik olarak evet, bir girişimci kendinin patronudur; ancak bu durum girişimcilerin kimseye hesap vermek zorunda olmadığı anlamına gelmez. Yatırım alan bir girişimin kurucusunun, yatırımcılarına düzenli bir şekilde rapor vermesi veya kurucu ortakları varsa onların da fikirlerini alması gerekir.
Birçok kişi, getireceği potansiyel özgürlük fikriyle girişimcilik fikrine kapılır. Evet, girişimci olmak kuralların çoğunun sizin tarafınızdan belirleneceği anlamına gelir. İsterseniz 9-6 mesai saatini kaldırır, uzaktan çalışma seçeneğini devreye alır ve istediğiniz gibi giyinebilirsiniz. Ama unutmayın ki bu işi kârlı hale getirmekten de yine siz sorumlusunuz. Girişimci olmak, çoğu zaman kişisel fedakarlıklar yapmak ve uzun saatler çalışmak anlamına geliyor. Yani uzun lafın kısası girişimcilik zengin ve özgür olmaya giden en kestirme yol demek değil. Birçok girişimin başarısız olduğunu, bizim başarılı girişimleri duyduğumuzu unutmamakta fayda var.
Girişimciliğin dezavantajları
2011'de The New York Times’ta yayımlanan bir makale girişimciliğin zorlu taraflarına dikkat çekiyor, girişimciliğin romantikleştirilmesini, adeta kurtuluş yolu olarak gösterilmesini eleştiriyordu. Aradan geçen 11 yılda girişimcilik popülaritesini iyice artırdı; ancak bahsi geçen zorluklar hala güncelliğini koruyor.
Makale, girişimciliğin dezavantajlarını şu şekilde sıralıyor:
- Ürününüz veya hizmetiniz için bir pazar bulmanın yanı sıra yeni bir iş kurmak için uygun kaynaklar bulmanın da büyük bir zorluğu var.
- Kurucu olarak, her şey sizin sorumluluğunuzda olacak. Üretimi, dağıtımı, pazarlamayı, satışları, çalışanları, vergileri, sigorta ve lisansları aynı anda yönetmeniz gerekecek.
- Yoğun çalışma saatleri ve mecburen iş-özel hayat dengesini kuramamak da hayatınızın bir parçası olacak.
- Girişimci olmak, düzenli bir maaşın güvenli kollarına sahip olmadığınız anlamına gelir. Hatta ilk birkaç yıl boyunca, paranın çoğu işi büyütmeye gider ve sabit bir gelire sahip olmak çok zordur.
İşte bu noktalarıyla girişimcilik, beyaz yakalı olmaktan tamamen ayrılıyor. Eğer beyaz yakalı bir çalışansanız şirketinizdeki yüzlerce veya binlerce çalışandan birisiniz demektir ve tanımlanmış sorumluluklarınız vardır. Sorumluluklarınızı yerine getirdikten sonra bilgisayarınızı kapatmanız ve günün kalanınında zihninizi dinlendirmeniz mümkün. Girişimcilerin ise özellikle başlangıç aşamalarında zihnini işten uzaklaştırması pek mümkün olmuyor.
Peki ya avantajları?
Olumsuzlukları bir tarafa bırakırsak, girişimciliğin yepyeni bir dünyanın kapılarını araladığı ve pek çok fırsat barındırdığını da göz ardı etmemek gerek. Bir girişimci olarak kısıtlı değilsiniz, bir organizasyonun tüm yönlerini keşfedebilir ve dilediğiniz bir alanında (pazarlama, insan kaynakları, finans vb.) yer alabilirsiniz. Kendi kaderinizden siz sorumlusunuz ve şirketinizin başarılı olmasına yardımcı olmak için sayısız proje geliştirebilirsiniz. Yeni fikirler keşfetmekte ve işinize hayal gücünüzü dahil etmekte özgürsünüz. Genelde zaten bu özgürlük hissi, girişimcilerin tutunduğu dal oluyor.
Görüşlerini almak için ulaştığımız Faladdin ve Binnaz Abla’nın kurucu ortağı Sertaç Taşdelen, girişimciliğin avantajlarını bir soru sorarak anlatıyor:
“Girişimci olmak dünyaya geliş amacımızı çok daha geniş bir perspektiften görmemizi sağlıyor. Gerçekten hayatta kalma dürtülerimizi, içgüdülerimizi ortaya çıkarıyor, bireyi zorluk ve çileyle sınayabiliyor. Mavi hapı alıp uyuşmaya devam etmek mi istersiniz yoksa kırmızı hapı alıp özgür olmak mı? 100 kere daha yaşasam, 100 kere daha girişimci olurum!”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Girişimcilik, son yılların en popüler iş modellerinden biri haline geldi. Peki, hakkında gerçekten ne biliyoruz? Girişimcilik yolculuğuna çıkmadan önce bilmemiz gereken terimler neler?
01 Nis 2022

YAZARLAR

İrem Özbay
Writer @ Pareto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.




