

O’Art : Yılın sergilerini görmediyseniz kaçırmış değilsiniz Sanata ve sanatçıya verdiği desteği, pandemi sürecinde de kesintisiz olarak devam ettiren Odeabank’ın sana güzel bir haberi var sevgili Duende okuru. Nedir? Odeabank, günümüz sanatının tüm disiplinlerini herkes için ulaşılabilir kılmayı amaçlayan sanat platformu O’Art kapsamında, geçtiğimiz sene boyunca sanatseverlerle buluşturduğu 4 ayrı sergiyi kaçıranları çevrim içi deneyimlemeye davet ediyor. Neler var? Hayal-i Alem : CANAN’ın yeni üretimlerinden oluşan, cüretkârlığı ve cesaretiyle müthiş bir özgürlük taşıyan sergi, toplumsal normlarla belirlenemez biçimlerde toplumsal olanın izini süren; bedenden üstün ruhun kabul gördüğü, varlığının ispatı olmayan varlıklardan yaratılan masal kahramanlarını bize sunuyor. Sergiyi buradan gezebilirsin. şey: nesnenin ihtimali : Ahu Akgün, Çağla Ulusoy ve İnci Furni’nin yapıtlarından oluşan sergi beliren ve belirginsizleştirilen kontrast bir tavır taşırken duyuların ve duyguların sembolik imgeleri ya da temsilleriyle ilgilenmiyor; gündelik hayatın içindeki nesnenin kurgulanan estetik ve eleştirel potansiyelini ortaya çıkarma amacı taşıyor. Sergiyi buradan gezebilirsin. Işıklık / Skylight : Sanatçı Özge Topçu’nun alana özgü dijital yerleştirmesi Işıklık / Skylight , aldığı geometrik form olan 4 boyutlu hiperküpü, geleneksel-kamusal-özel bir sentez mekân olarak Kılıç Ali Paşa Hamamı’nda mekânla ve izleyiciyle etkileşime geçiriyor. Yerleştirmeye, David McAulay’in ürettiği bir müzik de eşlik ediyor. Sergiyi buradan gezebilirsin. Şimdi 2021 : Pandemiyle ortaya çıkan sürreal akışın yarattığı “yeni gerçekliğin”, sanatçıların duygusal ve düşünsel kavrayışını nasıl etkilediğini göstermeyi amaçlayan sergi, “zamanına tanıklık eden sanatçının kurduğu her tür ilişkinin daima ‘şimdi’ ile ilintilendiği” düşüncesinden hareket eden işlerle, bir “kendini anlatmanın yollarını arama uğraşı” olan sanatın bu arayış yolculuğunu tartışıyor. Sergiyi buradan gezebilirsin. Sevgili okur, O’Art’ın yoğun ilgi gören sergilerini yukarıda sana özel bıraktığımız bağlantıları ziyaret ederek deneyimleyebilir; Odeabank'ın sanat platformu O'Art'ın sanat etkinliklerini ve daha #fazlasını takip etmek için Odeabank'ı Instagram'da takip edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
1. Kimdir?
Editörlük ve çevirmenlik yapan, ufak ufak da yazan biriyim. Bir sanat kurumunda tam zamanlı editörlüğün yanında edebi çevirmenlik yapıyor, yazdığım bir uzun metraj film senaryosu (Son Çıkış) ve bir romanın (Tepemizdeki Gölge) ardından vakit kaldıkça ikinci romanıma çalışıyorum. Çeviri olarak da David Foster Wallace’ın Infinite Jest’iyle sevgi-nefret ilişkisi içinde bir süredir yaşayıp gidiyoruz.
Ha bir de, Flu TV’de arada sırada beliriyorum.
2. Ne dinler?
Şu sıralar, eskiden beri çok sevdiğim albümleri (Arcade Fire – Funeral, Serdar Ateşer – Avdet Seyri, Augie March – Strange Bird, Vangelis – Opera Sauvage) yeniden dinlemenin yanında, Türkiye’den Klor son zamanlarda bana keyif veriyor. Bir de arkadaşım Yusuf’un oğlum için Spotify’da hazırladığı ve adından da anlaşılacağı üzere klasik müzik parçalarından oluşan Classical jr. listesini bayıla bayıla dinliyorum.
3. Kimi takip eder?
Twitter’da William Gibson’ı, Instagram’da James Clear’ı, e-postamda Aposto!’yu, uygulamalarda Guardian’ı, Substack’te George Saunders’ı, podcast olarak Philosophy Bites’ı, genel olarak webde 1+1 Express ve vesaire’yi.
4. Ne izler?
Arkadaşım Umut’un tavsiyesiyle keşfettiğim Metin Erksan – Gecelerin Ötesi (1960) muazzam bir film; her zaman denk geldikçe sahne ya da bölüm açıp izlediğimse, David Simon’ın The Wire adlı, neredeyse kusursuza yakın dizisi.
5. Ne okur?
David Graeber & David Wengrow – Dawn of Everything, Leyla Erbil – Tuhaf Bir Kadın, Quentin Tarantino – Once Upon a Time in Hollywood (roman olan), Ursula Le Guin – The Left Hand of Darkness.
6. Neyi tekrar eder?
Oğlumla legoculuk; mevsimine göre masa tenisi, boks ya da bisiklet; vakit kaldıkça bilgisayar oyunları (ZA/UM – Disco Elysium özellikle)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kullanıcılarına sevdikleri şarkılar ve müzisyenler eşliğinde kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunan Deplike'yi keşfe çıkıyor, hafta sonu Melike Şahin'i dinlemeye gidiyoruz.
04 Şub 2022

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni, ulusal yarışmanın hayal kırıklıkları, Dünya Sineması’nın güçlü filmleri ve sinemanın sınırlarını sorgulatan tartışmalarıyla ele aldık.

Çocuk yaşta başladığı dans eğitiminin ardından İtalya’da profesyonel bir dansçı olarak tanınan Gabriele Esposito, zamanla odağını performansın ötesine taşıyarak bedenin bir görüntüyü nasıl şekillendirdiğine yöneldi. Esposito ile bedenin görsel anlatıdaki rolünü, moda ve koreografi arasındaki ilişkiyi ve hareketin yeni teknolojilerle değişen sınırlarını konuştuk.

Spotify verileri arabesk müzik dinlenmelerinin 2020’den bu yana yüzde 435 arttığını gösteriyor. Üstelik bu yükselişin merkezinde gençler var ancak yeni kuşağın bir kısmı, dinlediği müziğin arabesk olduğunun farkında bile değil. Türler arasındaki sınırların silindiği, yalnızlık ve gelecek kaygısının arttığı bir dönemde ana akım Türkçe müzik giderek daha karamsar bir tona bürünüyor.

“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.



