Bitmeyen yüzleşme: Ripple, SEC'e karşı

XRP'nin yaratıcısı Ripple ile ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) arasındaki dava bir yılı aşkın bir süredir devam ediyor. Bitmeyen dava, kripto para sektörü için ne anlama geliyor?
Bitmeyen yüzleşme: Ripple, SEC'e karşı

12 Kasım - Yapı Kredi - Pareto
Yapı Kredi Portföy ile birlikte

Yapı Kredi fon dünyasına hoş geldiniz Yapı Kredi’de yatırım fonlarıyla birikimleriniz risk tercihinize ve getiri beklentinize göre farklı sermaye piyasası araçları, ulusal ve uluslararası borsalarda işlem gören menkul kıymetlerde değerlendiriliyor; her zaman güvenebileceğiniz profesyoneller tarafından fonun stratejisiyle doğru orantılı olarak aktif olarak yönetiliyor. Birikimlerinizi doğru değerlendirip, yatırımlarınıza değer katmak ister misiniz? Eğer öyleyse bugün Pareto okuyucularını Yapı Kredi’nin öne çıkan fonları arasından Yapı Kredi Portföy Temiz Enerji Değişken Fonu ve geleceğin sektörlerine yatırım yapan Yapı Kredi Portföy Dördüncü Fon Sepeti Fonunu incelemeye davet ediyoruz Yapı Kredi; müşterileri, hissedarları, çalışanları ve tüm diğer paydaşları için sürdürülebilir değer yaratma bilinciyle hareket ederek bunu tüm iş yapış biçimlerine entegre ediyor. Bu bakış açısıyla kurulan Yapı Kredi Portföy Temiz Enerji Değişken Fonu ile bireysel müşterilerin yatırımlarının sürdürülebilir bir dünya için değerlendirilmesine aracılık ediyor. Fon; temiz, yenilenebilir, sürdürülebilir ve/veya alternatif enerji teknolojilerinde üretici, geliştirici, dağıtıcı ve/veya kurucu sıfatıyla faaliyet gösteren şirketlerin yurt içi ve yurt dışında ihraç edilen sermaye piyasası araçlarına yatırım yapıyor. Bu tema kapsamında, fonun amacı önümüzdeki dönemde küresel enerji sektöründe gerçekleşebilecek dönüşüm sürecine iştirak edebilecek şirketlere yatırım yapmak ve katılım payı sahiplerine getiri sağlamak. Değişen ve gelişen dünyamızda geleceğin sektörlerine tek bir fon çatısı altında yatırım için Dördüncü Fon Sepeti Fonu , ağırlıklı olarak global piyasalarda farklı temalardan oluşan yerli/yabancı yatırım fonları ve borsa yatırım fonlarına yatırım yapar. Fonun yatırım stratejisi; geleceğe yön veren ve uzun vadede yüksek potansiyel barındıran otomasyon ve robot teknolojileri, genomik, bulut bilişim, uzay teknolojileri, yarı iletken teknolojisi, elektromobilite ve pil teknolojileri gibi yeni teknolojik gelişmelerin lokomotifi olan sektörlerin yanı sıra tarım, seyahat, eğlence ve altyapı sektörlerini de içine alacak şekilde geniş bir yatırım evrenine sahip. Detaylı şekilde incelemek için Yapı Kredi’nin tüm fonlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Kripto paraların kullanımı yaygınlık kazanıp piyasa hacmi genişledikçe hükümetler, düzenleyici kuruluşlar ve kripto para borsaları olası mali suçlar ve kural ihlallerine karşı önlemlerini sıkılaştırıyor. Sektördeki davalar da en az piyasadaki değer iniş-çıkışları kadar takip ediliyor. 

Alınan önlemler neden kaynaklanıyor?

Kripto paralar şeffaf ve izlenebilir tasarımına rağmen hemen her yerden alınıp-satılabilmesi ve merkeziyetçilikten uzak oluşu ile mali suçlara açık bir konumda değerlendiriliyor. Finansal aracılara ihtiyaç duyulmadan gerçekleştirilen dijital ödemeler, beraberinde yasa dışı ürün ve hizmetlerin satışı ile para aklama aktivitelerindeki artışı da birlikte getirebiliyor. 

Bir diğer taraftan kripto paranın niteliği ve kabul görünürlüğü üzerine de bir fikir birliğine ulaşılmış değil. Kripto paraların bir menkul kıymet mi yoksa bir para birimi olduğu tartışması da yasal düzenlemelerin ayrı bir konusu. 

Kripto suçlar ne kadar yaygın? 

Chainanlysis’in kripto suçlara dair yayımladığı rapora göre, belirlenebilen yasa dışı kripto paraların (gönderilen ve alınan) hacmi 2020’de 10 milyar dolar ile tüm kripto para transferlerinin yalnızca %1’ini oluşturuyor. 2017-2020 döneminde yasa dışı kaynaklardan edinilen kripto paraların hacmi incelendiğinde “dolandırıcılık” faaliyetleri en yüksek pay sahibi olarak gözüküyor. Yakın dönemde hacminde belirgin artış görülen iki aktivite bulunuyor: Karanlık ağlar ve fidye yazılımlar. 

2020 itibarıyla kripto suçların tüm kripto para transferleri içindeki oranı %1 düzeyinde olsa da işlenen suçların, coin teknolojilerinin ve araçlarının çeşitlenmesi ile daha da yaygınlaşabileceği öngörülüyor. Örneğin, FBI yetkilileri uyuşturucu kaçakçılığı ve kara para aklama için dolandırıcıların Bitcoin ATM’lerinde anonim işlemler üzerinden para kazandığını belirtiyor. Sayısı Ocak 2020’den bu yana 4 binden 26 bine ulaşan bu ATM’lerde nakit para kullanarak kripto para birimleri satın alınabiliyor. 900 dolara kadar kripto para birimi alımına yalnızca cep telefonu numarası bilgisiyle izin veriliyor 

Mali suç teşkil eden aktivitelerin kaynakları ülkelere göre incelendiğinde ilk üçte ABD, Rusya ve Çin geliyor. ABD özelinde 2020’de başta Bitcoin ve Ethereum’da olmak üzere 82 bin kripto para suçunun raporlandığı ve bu rakamın 2016’da sadece 340 olduğu belirtiliyor. Aynı dönemde kripto para suçları, Avustralya’da sıfırdan 9 bin 600’e, Birleşik Krallık’ta ise 704’ten 8 bin 800’e yükseliyor. 

Kripto para davaları hangi konular üzerine? 

ABD’deki kripto suçların en yaygın olanları üç başlıkta toplulaştırılıyor: Tamamı yapay kripto paraların ilk para teklifleri (ICO) ile yatırımcıların ilgilerinin çekilmesi, az sayıda yatırımcı tarafından değeri yükseltilen coin’lerin bir anda elden çıkartılarak değer kaybettirilmesi ve coin’lerin ele geçirilmesi. 

Bu ve benzeri yasa dışı aktivitelerin dışında kripto paraların suç işlemeyi kolaylaştırdığına dair argümanlar da tartışmaya açılıyor. Bunun için bir örnek, geçtiğimiz aylarda gerçekleşen ve Amerikan enerji sisteminin şimdiye kadarki en büyük siber saldırı olan Colonial Pipeline saldırısından veriliyor. Şirket, saldırı sonrası istenilen fidye ödenene kadar boru hattını devre dışı bırakmaya zorlanmıştı ve verilere yeniden erişim sağlamak için saldırganlara yapılan ödeme kripto para aracılığıyla gerçekleştirilmişti. 

Dava konularında bir diğer başlığı da kripto paraların taşıdığı riskler ve buna karşı alınan yasal önlemler oluşturuyor. Bu bağlamda sembol hâline gelen ve yaklaşık bir senedir kripto paralar gündemini meşgul eden en önemli gelişmelerden biri de Ripple davası.

Bitmeyen dava: Ripple ve SEC

Ripple, 2012’de Ripple Lab tarafından kuruldu. Oluşturduğu ödeme ağına da adını veren şirket, blok zincir ve dijital varlıklar teknolojisini kullanarak finansal kuruluşların transferlerini hızlandırıp maliyetlerini düşürmeyi hedefliyor. Bugün, aralarında büyük bankaların da bulunduğu 300’den fazla kuruluş RippleNet kullanarak işlemlerini gerçekleştiriyor. 

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) Aralık 2020’de Ripple’a karşı açtığı davada, şirketin kripto para değeri XRP’in satışlarında ihlaller olduğu ileri sürülüyor. Davanın konusunu, XRP'nin esas itibarıyla bir menkul kıymet olup olmadığı ve regülasyonların getirdiği bildirimlere tabi olup olmadığı oluşturuyor. SEC, XRP’nin kayıt dışı bir menkul kıymet olarak satıldığını iddia ederken Ripple, bu satışların menkul kıymet teklifleri anlamına geldiğini reddediyor.

Bu dava neden önemli?

  • Finans piyasasına yönelik mevcut yasa ve düzenlemelerin, kripto para piyasasındaki gelişmelere karşılık veremediği benzeri vaka ve davalarla daha görünür hale geliyor. Ripple davası, işte tam da bu bağlamda, net bir sonuca ulaşmadan sürerken ortadaki uyumsuzluğa dair simge bir tartışma hâline geldi.

  • SEC tarafından getirilen her müdahale, söz konusu finansal aracın değer kaybetmesine yol açıyor. Böylece, SEC’in piyasadaki koruyucu/düzenleyici rolü de tartışmaya açılıyor. SEC, 2017’den bugüne 75 kripto para birimi işlemi yürüttü. Bu işlemler başta küçük hacimli şüpheli işlemler üzerine olsa da yakın dönemde ana akım ICO’lar üzerinde yoğunlaşıyor. 

Dava sürecinde son durum ne?

Ripple ve SEC arasındaki dava, önümüzdeki yıla da sarkacak gibi gözükse de şirket, davayı mümkün olan en kısa sürede sonlandırmaya çalışacağını belirtiyor. 8 Kasım 2021 tarihli son kararda, mahkemenin Ripple’nin imtiyaz kayıtlarını mühürleme hareketini onayladığı ve Yargıç Sarah Netburn’ün Ripple‘dan dâhili toplantılarının ses ve video kayıtlarını mahkemeye teslim etmesini istediği belirtiliyor. Bu noktada, SEC ve Ripple’ın hangi kayıtların davanın talebiyle uyumlu olduğu konusunda anlaşmaya varması bekleniyor. Davanın seyrini ve önümüzdeki önemli tarihlere buradan ulaşabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

👀 Kripto para sektörüne bakış

Bitcoin ve Ethereum fiyatlarındaki yükselişlerle kripto para piyasasının büyüklüğü 3 trilyon doları geçti. Paribu CEO'su Yasin Oral, Türkiye'de kripto para sektörünün son durumunu değerlendirdi.

12 Kas 2021

İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.

Doğa Yurduneri

·

22 Tem 2026

Uber’in teslimat atılımı: Rota değişiyor mu, genişliyor mu?
ParetoPareto

HİKAYE

Hızlı moda akımına fren: AB’den büyük markalara giysi imha yasağı

Avrupa Birliği’nde yürürlüğe giren yeni kurallara göre, tekstil sektöründeki devasa israfı önlemek amacıyla büyük moda markaları bundan böyle satılamayan giysi ve ayakkabıları imha edemeyecek. Her yıl Avrupa’da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9’u çeşitli yöntemlerle imha ediliyordu. Satılmayan ürünleri için önce indirimli satışlar, alternatif satış kanalları ve farklı pazarlar kullanılacak, şirketler ürünleri hayır kurumlarına veya sosyal girişimlere bağışlayabilecek.

Pelin Cengiz

·

21 Tem 2026

Hızlı moda akımına fren: AB’den büyük markalara giysi imha yasağı
ParetoPareto

HİKAYE

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?

Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Cem Arıdağ

·

17 Tem 2026

Yapılacaklar listesi tamamlandı: Peki çok mu rahatladık?
ParetoPareto

HİKAYE

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Deniz Kaynak

·

15 Tem 2026

Anti-AI markaların yükselişi: Yapay zeka parmaklarınızın arasındaki kumu üretebilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Üretimi desteklemeden ek gümrük vergisi getirmek ekonomiyi canlandırır mı?