ÇIKIŞ YOLU ARIYORUZ

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Dünden bugüne öğrendiğimiz her yeni bilgiyle endüstrinin iyileşmesi adına birçok çözüm yolu aradık. Bulduğumuz çözüm yollarının veya ihtimallerinin ilham olmasını diledik.
Bu yolculukta, modanın B planı için çalışırken sistemi yıkacak fakat daha kuvvetli ve anlamlı bir şekilde doğmasına olanak sağlayacak fırsatlardan birinin de siparişe yönelik üretim olabileceğini keşfettik.
SİPARİŞE YÖNELİK ÜRETİM YAPAN TASARIMCILAR NE DÜŞÜNÜYOR?
Dünyada sipariş/talep üzerine üretimin yerini araştırdığımızda birçok ülkede bu modelin gün geçtikçe büyüdüğünü gözlemleyebiliyoruz. Her marka tabii ki aynı yaklaşımı sergilemiyor, kendine has farklı stratejileri oluyor. Fakat ortak noktaları şu ki birçok yerel ölçekli marka, yavaş ve uzun ömürlü moda prensibini benimseyerek kişiye özel üretim yapıyor. Bu noktada marka kurucularının veya tasarımcılarının düşünceleri bizler için yol gösterici ve ilham verici olabilir.
Markanın tüm ürünleri Londra'daki bir fabrikada, yerel ve uzun ömürlü olacak şekilde üretiliyor. We Are Kin'in kurucusu Ngoni Chikwenengere, kendisine neden sipariş üzerine üretim yapmayı tercih ettiği sorulduğunda "Bir kadın olarak size ve vücudunuza uygun parçaları bulmanın nasıl bir his olduğunu biliyorum," diye açıklıyor. "Vücudunuz asla yanlış değil, yanlış olan giysileriniz." diye devam ediyor.
Belki de benimsenen bu iş modeline bizim hiç bakmadığımız bir açıdan bakıyor. Konuyu sadece israf ve stok fazlası ürünlerden kurtararak çevreci bir bakış açısı kazanmak yerine bedenlerimizle ilgili bir noktada bizi yakalıyor.
Before July'nin tasarımcısı Elisa Jaycott, “Kariyerime ufuk açıcı bir hızlı moda şirketi için tasarım yaparak başladım.” diye açıklıyor ve ekliyor “Kısa süre sonra seri hâlde giysi üretmenin ne kadar sürdürülemez olduğunu anladım. Bu beni bir alternatif aramaya itti.”
Jaycott, yaşadığı farkındalıktan sonra odağını sipariş üzerine üretim şekline çeviriyor. “Sipariş üzerine üretim yapan bir marka olmak demek, sadece siparişlerim kadar kumaşa ihtiyacım olduğu anlamına geliyor ve bu şekilde israfın önüne geçiyorum.” diye açıklıyor.
Her şey, herhangi bir hızlı moda markası için emek veren tasarımcının farkındalık hikâyesiyle başlıyor. Ardından bizim söylemekten hiç vazgeçmediğimiz konuya geliyor: İhtiyaç.
HIZ DEĞER KAYBEDER Mİ?
Günümüzün en büyük problemlerinden bir tanesi tüketimin hızı. Sadece moda için değil, birçok endüstrinin problemi bu: Üretilen ürünün en hızlı şekilde tüketilip bir kenara atılması. Problem o kadar büyük ki günlük hayatlarımıza da yansımış durumda. Sosyal medyanın bu problemdeki yeri oldukça büyük. “Hız” ile ilgili problem modada bizi birçok konuda yaralasa da en büyük sorun B planı olarak adlandırdığımız çözümlerden birinin önüne geçmesi. Siparişe yönelik üretimin moda endüstrisi için yepyeni bir soluk olacağını ve sistemdeki taşların yerini değiştireceğinden bahsetmiştik. Hatta bazı hızlı moda markalarının bunun üzerine çalışmalar yaptığını biliyoruz. Fakat bu fikirde karşımıza çıkan sorunlardan ilki; siparişini verdiği ve ödemesini yaptığı ürünün en geç üç iş günü içinde elinde olmasını bekleyen tüketici. İlk günden bu yana bahsettiğimiz “bilinçli tüketici” kavramı her noktada karşımıza çıkıyor. Siparişe yönelik üretimin değer görmesi için tüketicinin sabrına ihtiyacımız var. Gösterilen bu sabır, tüketici için ürünü daha anlamlı ve daha değerli kılabilme ihtimali çok yüksek. Ki bu durum bizim tüketici de oluşturmak istediğimiz bilinci mutlaka yaratacaktır.
BİR DENEYİM YARATMAK
Siparişe yönelik üretimin en can alıcı noktalarından biri üretilen ürünün kişinin tam anlamıyla istediği gibi oluşturulması. Alışverişi bir deneyime çevirmekten ve keyif almaktan bahsediyoruz. Dakikalık satın alma alışkanlıklarımızdan uzaklaşıp, düşünerek, deneyerek, içimize sindiği gibi bir ürüne sahip olursak hem alışverişi bir terapi olarak görmekten vazgeçeriz hem de satın aldığımız ürünün ömrünü uzatırız. Anlık verilen kararların, özellikle indirimlerde, sonunun hüsranla sonuçlandığını biliyoruz. Gerçekten düşünmeden satın aldığımız ürünler maalesef çöpe gidiyor. Hem zamanımıza hem paramıza ve hem dünyamıza büyük oranda zarar veriyor.
Bu sebeple birçok probleme çözüm olabilecek siparişe yönelik üretim sisteminin hem endüstriyi hem de tüketiciyi tatmin edeceğini düşünüyorum. Terzilik geçmişin en hatırı sayılır mesleklerinden biri imiş. Şimdi günümüz koşullarıyla daha iyileştirilmiş çalışma şartlarıyla neden tekrar mümkün olmasın?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Hindistan'da pandeminin şiddeti ne boyutta? Moda sektörünün bu duruma tepkisi nasıl? Siparişe yönelik üretim pratikte neleri çözer, neleri çözemez? Tekstil boyama işlemleri daha temiz olabilir mi?
30 May 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.



