Çin otonom araçlarda Batı’yı geride bırakabilecek mi?


İşini büyütmek isteyen işletmeler için yeni nesil lojistik: ShipShack E-alışveriş deneyiminizi düşünün; aradığınız ürünün doğru stok bilgisine erişmek, satın aldığınız ürünün takibini yapabilmek, hızlıca size ulaşması ve ürünün iadesini veya değişimini kolayca tamamlayabilmek…Tüm bu aşamaların problemsiz gerçekleşmesi bir müşteri olarak tam da aradığınız alışveriş deneyimini işaret ediyor değil mi? İşte ShipShack , sizin mükemmel bir alışveriş deneyimi yaşayabilmeniz için e-ticaret sitelerine yeni nesil bir lojistik hizmeti sunarak işletmelerin operasyonel verimliliklerini artırıyor. Gelin tanışalım. ShipShack ; Ürün gönderimi yapan online işletmelere ait operasyonları otomatikleştirmek ve müşteri deneyimini mükemmelleştirmeyi sağlar. Uygun fiyatlarla sunduğu depolama, stok yönetimi, sipariş karşılama, hızlı teslimat ve kusursuz iade fırsatlarıyla kuruluşların satış yaptığı her platformda işlerini büyütmelerine fırsat verir. Operasyonu işletmeler için yönetirken bütün süreci bulut tabanlı web arayüzüyle takip edilebilir kılar; böylece, işletme sorumluları sipariş ve stok yönetimini kolaylıkla uzaktan izleyebilir, kendi işlerine odaklanarak satışlarını artırabilirler. Nasıl? ShipShack, şehir içinde yer alan deposu sayesinde İstanbul siparişlerini aynı gün içerisinde kargoya veriyor, 13.30’a kadar olan İstanbul siparişlerini aynı gün içerisinde teslim ediyor. İşletmeleri depo kirası, fatura ve eleman ücreti gibi sabit giderlerden kurtarırken avantajlı kargo fiyatlarıyla tanıştırıyor. Neden önemli? E-ticaret sektöründe ki birçok kuruluşun uzun ömürlü olamamasının nedeni, operasyonel süreçlerin çok zaman alması sebebiyle işletmelerin markalarını geliştirmek için yeterli vakte ve enerjiye sahip olmaması. Artan çalışan maliyetleri, yorucu ürün hazırlama süreçleri, kargo firmalarının yüksek teklifleri, sürdürülebilir büyüme operasyonunun önüne geçen faktörler de cabası… ShipShack ile işletmeler operasyon faaliyetleri için harcadığı zamanı, yeni pazar ve ürün segmentine odaklanarak değerlendirebiliyor; işlerinde sürdürülebilir büyümeyi yakalayabiliyor. ShipShack'in fulfillment hizmetlerinden yararlanıp operasyon süreçlerinizi iyileştirmek, operasyonel maliyetlerinizi düşürmek ve ürünlerinizi müşterilerinize en hızlı şekilde ulaştırmak için bu bağlantıyı ziyaret ederek ShipShack hakkında detaylı bilgi alabilir, web sitelerindeki hesaplayıcıyı kullanarak maliyetlerinizi hesaplayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Otonom araçlara karşı 2020 öncesinde artan ilgi, iklim krizi endişeleri ve pandemi dolayısıyla bir nebze azalmış olsa da son günlerde şirketler ve girişimler bu alanda çalışmalarını hızlandırıyor. Önceden daha çok şehir içinde kullanımı hedeflenen araçlara olan ilgi, bu alandaki güvenli sürüş ihtiyaçlarını karşılaması gereken teknolojinin çok daha karmaşık olması nedeniyle lojistik sektörüne doğru kayıyor.
Deneme sürüşlerinde konumun önemi
Ancak yine de şirketler, önemli bir potansiyel vadeden büyük şehirlerde otonom araçları ilk kullanıma sunanlar arasına girmek için yarışıyor. Bu nedenle test aşamasında da olsa bir çok otonom araç New York, San Francisco ve Tel Aviv gibi şehirlerde yollara çıkıyor. Bu teknolojinin her yerde aynı anda kullanıma sunulmasındansa belirli bölgelerde konuşlandırılması ve zamanla küresel ölçekte uygulamaya konması bekleniyor.
- Örneğin Walmart; Miami, Washington D.C. ve Austin, Teksas’ta Argo AI teknolojisine sahip Ford Escape araçlarını insansız teslimat yapmak için test ediyor.
- Google’ın çatı şirketi Alphabet ise yeni başlayacağını duyurduğu insansız sürüş denemelerinde yük taşımacılığını odağına alarak otonom kamyonlarını yine Teksas’ta bulunan Dallas-Houston güzergâhında test etmeyi planlıyor.
- Amazon’un sahibi olduğu Zoox ise rakiplerinden farklı bir rota çizerek deneme sürüşü yaptığı şehirlerin arasına Kaliforniya’daki üç şehrin ardından yağışlı havası ve dik yokuşları nedeniyle daha zorlu bir test ortamı sunan Seattle’ı da ekleme kararı aldı.
- Birleşik Krallık hükûmetinin desteğini arkasına alan Nissan ise otonom aracını nihayet laboratuvar ortamından çıkararak, Londra yakınlarında halka açık yollarda deneme sürüşleri yapmaya başlayacağını duyurmuştu. Nissan her ne kadar bunun hemen öncesinde “Leaf” adını verdiği aracıyla Birleşik Krallık’taki en uzun otonom sürüşü gerçekleştirmiş olsa da, şehir dekoru deneme sürüşleri için uzun yol yapmaktan çok daha karmaşık bir ortam ve farklı zorluklar sunuyor.
Bunun yanında birçok şirket ve girişim yatırımların riskli olmasından ötürü araştırmalarını istedikleri ölçekte finanse edemiyor ve bu nedenle ya ortaklığa gidiyor ya da daha büyük şirketlerin çatısı altına giriyor. Araştırma ve geliştirme çalışmalarından elde edilen bilgiler veri güvenliği, rekabet ve siber güvenlik gibi nedenlerle paydaşlar ve diğer şirketle paylaşılmıyor. Aslında otonom araç ekosistemine önemli bir katkı sağlayabilecek veri paylaşımının teşvik edilmesi ve kolektif bir geliştirme dinamiğinin benimsenmesi gerekiyor.
Otonom araç ekosistemini geliştirmede Çin modeli
Bu bağlamda Çin, otonom araç geliştirmedeki atılımıyla diğer pazarlara örnek olabilir. Çin, 2016’da lidar (lazer destekli mesafe algılama yöntemi) ve makine öğrenmesi gibi teknolojilerin gelişmesiyle bu alanda bir atılım yapmaya çalışmıştı. Ancak ülkedeki insan kaynağı ve otomotiv endüstrisindeki deneyim eksikliği, otonom araç hedeflerini gerçekleştirmeye yetmedi. Şu anda ise durum daha farklı.
Çin’deki yeni nesil girişimler önceye göre daha gerçekçi ve piyasaya endeksli adımlar atıyor. Bu durum ise yatırımların artmasına ve bir otonom araç ekosistemi oluşmasına ön ayak oluyor. Düşen maliyetler ve gelişen ürünler günden güne daha fazla yatırımın otonom araçlara kaymasını da sağlıyor. Ülkede 2021 yılında bu sektöre yapılan yatırımların 8,5 milyar doları aştığı ifade ediliyor.
Buna ek olarak Çin hükûmeti, yerel yönetimlerle birlikte otonom araç teknolojilerinin geliştirilmesine büyük önem veriyor. Öyle ki yerel hükümetler sektördeki aktörlere destek oluyor, hatta bazı girişimlere ortak bile oluyor. RoboSense isimli lidar üreticisinin genel müdür yardımcısı Season Wang, Çin’in ilgili aktörlere hatırı sayılır bir özgürlük ve esneklik alanı tanındığını ifade ediyor. Yani yerel hükümetler de bu konuda adeta bir girişimci gibi davranıyor.
Devlet – “özel” sektör işbirliği
Öte yandan Şangay’da nesnelerin interneti teknolojilerinin şimdiden trafik lambaları gibi yerlerde kullanılmaya başlanması, teknolojinin test ve geliştirmelerini yapmayı kolaylaştırdığı ve gelecekteki masrafları azalttığı ifade ediliyor. Ayrıca ülkedeki e-ticaret ve buna bağlı olarak da lojistik şirketleri, uzun süredir yeni teknolojileri bünyelerine dahil ettikleri için otonom araçları denemeye daha açık bir tutum sergiliyor.
Kısacası Çin, hükümetin teşvik edici tavırları ve girişimci ruhu, çoğu lojistik ve e-ticaret şirketinin yeni teknolojilere açık olması ve insan kaynağının iyi değerlendirilmesi gibi avantajları sayesinde otonom araç sektöründe dünyanın geri kalanına göre daha büyük bir atılım gerçekleştirmeye hazırlanıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Çin otonom araç teknolojilerinde Batı’yı nasıl geride bırakmayı hedefliyor, Baltık ülkeleri girişimcilik ekosisteminin parlayan yıldızları hâline nasıl geldi?
17 Şub 2022

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zeka modelleri artık yalnızca bilgiye ulaşmanın değil, markalar ve kurumlar hakkında kanaat oluşturmanın da en önemli araçlarından biri. Reddit yorumlarından haber metinlerine internette bırakılan her iz, modellerin vereceği yanıtları ve dolayısıyla markanın itibar yönetimini etkileyebiliyor. Peki bu yeni düzende iletişimcilerin işi nasıl dönüşüyor?

HMD, yapay zeka asistanına erişim sunan bir tuşla donatılan retro Nokia telefon serisini tanıttı. Serideki sohbet robotu odağı, bir kez daha yapay zekanın dokunabildiğimiz versiyonunun nasıl görüneceğine yönelik soruları gündeme taşıdı.

Kullanıcılar ChatGPT, Claude ve Gemini’a aynı soruları sorduklarında çoğu zaman benzer doğrulukta yanıtlara ulaşsa da deneyim aynı hissettirmiyor. Dil modelleri arasındaki performans farkı daraldıkça rekabetin odağı, IQ'dan duygusal zekaya (EQ) ve davranış tasarımına kayıyor.

Google’ın yapay zeka özetleri yayıncıların arama trafiğini azaltırken, yapay zeka dedektörleri de insan eliyle yazılan metinleri yanlışlıkla makine üretimi olarak işaretleyebiliyor. İnternetin yayıncı, arama motoru ve okur arasındaki eski dengesi çözülürken yeni dönemin temel sorusu şu: Bir metnin kim tarafından ve nasıl üretildiğine dair güven nasıl tekrar inşa edilecek?

Sam Altman, yakın zamanda katıldığı bir podcast programında yapay zeka yarışında bilimkurgu romanlarına konu olacak bir aşamaya gelindiğini duyurdu. Fakat OpenAI CEO’su, "Artık teknolojik tekilliğin (singularity) içindeyiz" dediğinde aslında yalnızca yapay zekanın geldiği noktayı tarif etmiyor, onlarca yıldır laboratuvar tartışmalarında ve gelecek tahminlerinde bahsi geçen bir kavramı da bugünün gündemine taşıyordu.



