Çok daha dürüst bir döneme giriş: Sürdürülebilirlik bu şekilde sürdürülebilir mi?

2026, iş dünyası için öngörülebilir stratejilerin ve geleneksel çalışma modellerinin sona erdiği bir yıl olarak tarihe geçiyor. Esasında bu çok şaşırtıcı değil. Zira son yıllarda giderek ivmelenen ve üst üste yaşanan ekonomik, politik ve teknolojik gelişmeler, hem ticari hem de organizasyonel yapıları derinden sorgulattı.
Adam Tooze tarafından 2022 yılında popülerleşen “polycrisis (çoklu kriz)” terimi, sanıyorum ki hiç bu seneki kadar anlam kazanmamıştır. Tarih boyunca benzer sancılı dönemlerden geçilmiş olsa da bu kez mevcut yapılarla yola devam edilemeyecek bir dönüm noktasındayız. Liderler, alışılagelmiş büyüme ve bütçe hesaplarıyla ilerleyebilmek bir yana, ayakta ve oyunda kalma mücadelesi verirken kurumsal esneklik kaslarını geliştirmek zorunda kalıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
YAZARLAR

Sinem Çelik
Sürdürülebilirlik danışmanı, öğretim görevlisi ve konuşmacı. 2017'de kurduğu BluProjects platformunda, sürdürülebilirlik danışmanı ve eğitmeni olarak çalışan Çelik, Mimar Sinan Üniversitesi ve Amsterdam Fashion Institute’ta akademisyenlik yapıyor.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.

Yeni bir hobiye başlamak zaman, emek ve istikrar gerektiriyor; o hobiyi yapan kişiye benzemekse birkaç sipariş kadar yakın. Bir zamanlar müzisyenlerin “ekipman edinme sendromu” adını verdiği dürtü, bugün koşudan fotoğrafçılığa, kahveden kampçılığa uzanan bir iş modeline dönüştü. Markalar, tüketicinin olmak istediği kişiyi ve ait olmak istediği hayatı ürünlerle paketlerken gelecekteki hâlimize dair hayallerimizi de giderek büyüyen bir pazara çeviriyor.

Yapay zeka araçları hayatımıza girdiğinde genel kabul, herkesin bir gecede aynı kalitede iş üretebileceği yönündeydi. Oysa pratikte tam tersi bir tablo oluştu. Var olanları birbirine bağlayamayan, aradaki mantık köprüsünü kuramayan ve yaratıcı düşünemeyen birçok insan, sistemin içinde tıkandı ve ortaya “cilalanmış angaryalar” çıkmaya başladı.

Dünyanın en ünlü girişim hızlandırma programı Y Combinator, yakın zamanda sonbahar dönemi için hazırladığı “Requests for Startups” listesini yayımladı. 13 maddeden oluşan liste, girişim ekosistemindeki yeni trendleri ortaya çıkardı.

Otomobil sektöründe vergi sistemine yeni bir kavram girdi: Asgari maktu ÖTV. Sıfır araç alımlarında tahsil edilecek ÖTV için taban bir tutar belirleyen yeni sistem, Türkiye’de gelecekte kurulacak ÖTV mimarisinin ilk işaretlerini de ortaya koyuyor.




