Daha iyi bir dünya için sürdürülebilir gastronomi

16 Ekim Dünya Gıda Günü yaklaşırken, mutfağımızda ve günlük alışkanlıklarımızda yapacağımız küçük ama etkili değişikliklerle doğa dostu bir beslenme biçimine geçiş yapmanın yollarına odaklanıyoruz.
Daha iyi bir dünya için sürdürülebilir gastronomi

12 Ekim - Yapı Kredi Step - Angst
Yapı Kredi Step ile birlikte

Bir ben yapsam ne değişecek ki? Çok şey değişir ! Dijital ekstreye geçmek, yürümeyi tercih etmek, geri dönüşüme atmak… Bir tercih çok şey değiştirir. Yapı Kredi Step ile siz de ortak geleceğimizi değiştirebilirsiniz. Nedir? Türkiye'deki sürdürülebilirlik kültürünü ve bilincini ileri taşımaya rehberlik eden Yapı Kredi Step yani Sürdürülebilir Tercih Programı , bireysel dönüşümü destekleyerek sürdürülebilirlik alanında farkındalık yaratmayı amaçlıyor ve sürdürülebilirlik yolculuklarında bireylere destek oluyor. Bu dönüşüm programı, hem bireysel hem de toplumsal anlamda sürdürülebilir hayata geçişi yaygınlaştırmak üzere kullanım alışkanlıklarını, yaşam tarzlarını ve günlük tercihleri sürdürülebilir bir hâle getiriyor. Nasıl? E-dekont, e-ekstre, ESG yatırım fonları, sürdürülebilir markalardan alışveriş yapma, toplu taşımayı kullanma gibi sürdürülebilir tercihler yapan Step kullanıcıları, Yapı Kredi Mobil üzerinden Step puan kazanıyor. Bu puanlar, kullanıcılara program içerisinde yer alan sürdürülebilirlik alanında faaliyet gösteren STK’lardan kendilerinin seçecekleri projelere bağış yapma imkânı sağlıyor. Böylece Step puanlar geleceğimiz için bağışa dönüşüyor. Bir tercih çok şey değiştirir. Daha iyi bir gelecek için Step , Yapı Kredi Mobil ’de.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Sonbaharın gelişiyle, günlük aktivitelerimiz ve kıyafetlerimiz gibi mutfağımızdaki gıdalar, sofralarımızdaki yemekler de değişiyor. Soğuk zeytinyağlılar ve mezelerin yerini kök sebzelerden yapılan tencere yemekleri, karpuz peynir tabaklarının yerini çorbalar, bol sulu yaz meyvelerinin yerini ise daha ekşi ve tok meyveler alıyor. Bu geçiş dönemi; yeme içme alışkanlıklarımızı ve gıda alışverişlerimizi sorgulamak, sürdürülebilir gastronomi kavramı üzerine düşünmek için de iyi bir zaman. Zira beslenme biçimimiz, karbon ayak izimizi belirleyen en önemli faktörlerden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nın (WWF) yayımladığı veriler, dünya çapında her yıl 2,5 milyar ton gıdanın tüketilmeden çöpe gittiğini gösteriyor. Bu miktar, küresel olarak üretilen toplam gıdanın yaklaşık yüzde 40’ını ve tüm sera gazı salımının yüzde 10’unu oluşturuyor. Bu durum, Avrupa ve ABD’deki otomobillerin yarattığı emisyonların iki katına denk geliyor.

Toplam nüfusun üçte biri gıda güvensizliğiyle ve yaklaşık 757 milyon insan açlıkla karşı karşıyayken, gıda krizi konusunda karar alıcılar ve büyük üreticilerin yanında bireylerin de aksiyon alması gerekiyor.

Bireysel tercihler ve basit davranış değişiklikleri gıda atıklarının azaltılmasında büyük etkiler yaratabilir. Günlük hayatta giderek daha çok yer etmeye başlayan sürdürülebilir gastronomi kavramını Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü şöyle açıklıyor:

  • Gastronomi, belirli bir bölgenin yemek pişirme tarzına işaret eder. Dünyanın doğal ve kültürel çeşitliliğinin kültürel bir yansımasıdır.
  • Sürdürülebilirlik, doğal kaynakları israf etmeden nasıl yürütüleceğini ve dünyamıza herhangi bir zararlı etki yaratmadan gelecekte de devam ettirilmesini göz önünde bulundurur.
  • Sürdürülebilir gastronomi ise malzemelerin nereden geldiğini, nasıl üretildiğini, yerel pazarlara ve son olarak da tabaklarımıza hangi yöntemlerle ulaştırıldığını odağına alır.

Birleşmiş Milletler Çevre Örgütü’nün Gıda İsrafı Endeks Raporu’na göre Türkiye’de her yıl 7,8 milyon ton gıda çöpe atılıyor. Bu durum, yılda kişi başı ortalama 93 kilogram gıdayı israf ettiğimiz anlamına geliyor. Oysa dört ana ilke üzerine inşa edilen sürdürülebilir gastronomi pratiklerini hayatımıza dahil etmek hiç de zor değil. Peki nasıl?

Yerel üreticilere destek olun

Yerel ve ekolojik gıda pazarlarını mümkün olduğunca sık ziyaret edin. Alışverişlerinizde küçük üreticileri, doğrudan satış yapan çiftçileri ve aile şirketlerini tercih ederek hem karbon ayak izi daha düşük gıdalar temin edebilir hem de yerel topluluklara destek olarak bölgesel ekonominin canlanmasına katkıda bulunabilirsiniz.

  • Ayrıca: Seyahatlerinizde ve dışarıda yediğiniz akşam yemeklerinde menüdeki yerel gıdalarla yapılmış yemekleri deneyerek sürdürülebilir gastronomiye katkı sağlayabilirsiniz.

Geleneksel tariflerin peşine düşün

Eski yıllarda lojistik imkanları ve tarım teknolojileri çok daha kısıtlı olduğundan, beslenme alışkanlıkları günümüze göre doğanın bize sunduklarıyla çok daha uyumluydu. Büyüklerimizden bize miras kalan, yaşadığımız bölgeye özgü malzemeler içeren tarifler, doğa ve iklim dostu beslenme yolculuğunda ilham verici bir rol üstlenebilir.

Taze gıdaları mevsiminde tüketin

Taze gıda alışverişlerinde mevsimleri takip ederek hem daha sağlıklı hem de sürdürülebilir beslenmek mümkün. Böylece yapay ortamlarda, katkı malzemeleriyle üretilmiş sebze ve meyvelerden uzak dururken, karbon ayak izi çok daha düşük bir alışveriş yaparsınız.

  • Ek olarak: Gittiğiniz restoranlarda mevsimlik ürünler içeren seçenekleri tercih ederek yeni lezzetler denerken restoran yönetiminin satın alma alışkanlıklarının değişmesine de yardımcı olabilirsiniz.

Atığınızı azaltın

Gıda atığını azaltmanın en basit ve etkili yolu alışveriş yaparken iki kere düşünmekten geçiyor. O hafta kullanmayacağınız taze gıdaları satın almayıp, haftalık ya da birkaç günlük yemek listeleri hazırlayarak planınıza uygun alışveriş yapabilirsiniz.. Aldığınız gıdaların menşeini, son kullanma tarihini kontrol edin ve ambalajlı gıdalarla aranıza mesafe koyun. Tüketemeyeceğinizi düşündüğünüz gıdaları dondurucuda bekletin ve tabağınıza yiyebileceğinizden fazlasını koymayın. Ayrıca, mutfağınızdaki hangi ürünleri çöpe attığınızı gözlemleyerek, bir sonraki mutfak alışverişlerinizde bu ürünleri daha az satın alabilirsiniz.

  • Son olarak: hedeflerinize ulaşamadığınızda kendinize kızmayın. Rutininizi bir anda değiştirmeye çalışmak yerine yavaş ama kalıcı değişimlere odaklanın.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

🦈 ABD kasırgaları, çarpışan köpekbalıkları

Türkiye, kısa aralıklarla ABD'yi vuran Helene ve Milton kasırgalarından hangi dersleri çıkarmalı? Balina köpekbalıkları ile gemiler arasındaki çarpışmaların 15.000 kat artacağı öngörülüyor.

12 Eki 2024

Yapı Kredi Step ile birlikte

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?

Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Ayça Örer

·

13 Eyl 2026

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?
AngstAngst

HİKAYE

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Metin V. Bayrak

·

13 Eyl 2026

Reformdan önce perspektifi değiştirmek: Bir okul ne zaman gerçekten açılır?
AngstAngst

HİKAYE

Son 40 yılın en güçlü El Niño alarmı: Pasifik ısınıyor, dünya yeniden şekilleniyor

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Pelin Cengiz

·

09 Eyl 2026

Son 40 yılın en güçlü El Niño alarmı: Pasifik ısınıyor, dünya yeniden şekilleniyor
AngstAngst

HİKAYE

Bugünün konforu, yarının ızdırabı: Beş dakikada çözülebilecek konuları konuşmayı neden erteliyoruz?

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Cem Arıdağ

·

06 Eyl 2026

Bugünün konforu, yarının ızdırabı: Beş dakikada çözülebilecek konuları konuşmayı neden erteliyoruz?
AngstAngst

HİKAYE

Ölümcül körlük: Kadınlar neden daha geç ve yanlış teşhis alıyor?

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.

Ayça Örer

·

06 Eyl 2026

Ölümcül körlük: Kadınlar neden daha geç ve yanlış teşhis alıyor?