

Yeniden birlikteyiz: Istanbul Fringe Festival 2022 Istanbul Fringe Festival 17 - 24 Eylül tarihleri arasında şehirde Geçtiğimiz yıl hibrit gerçekleşen Istanbul Fringe Festival , bu yıl yeniden yüz yüze düzenlenecek 4’üncü edisyonunda, bizleri sahne sanatlarından büyüleneceğimiz performanslarla buluşturmaya hazırlanıyor. Festival bu yıl T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ’nın katkılarıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Kültür AŞ ’nin şehir sponsorluğunda ve Türkiye’nin alanında öncü teknoloji şirketi ve lider kripto varlık işlem platformu Paribu ’nun resmî sponsorluğunda gerçekleşecek. Nedir? Festival . 1947'de Edinburgh'da başlayan, kısa sürede alternatif bir festival hareketine dönüşen ve 2019'dan bu yana Türkiye'de sanatseverlere yerel ve dünyadan tiyatro, dans ve performans alanlarında üretilen alternatif işler sunan Istanbul Fringe Festival , dolu dolu programıyla bu yıl da şehre yayılıyor. Nerede? Nerelerde değil ki; Akbank Sanat, BeReZe Gösteri Evi, DasDas, ENKA Sanat, Fişekhane, Fugamundi, Hann Sahne, Kadıköy Belediyesi Alan Kadıköy, Kadıköy Emek Tiyatrosu, Müze Gazhane, Nor.Kadıköy, Sakıp Sabancı Müzesi, Tuhafier ve Yerebatan Sarnıcı’nda. Ne zaman? 17 - 24 Eylül Neden gitmeli? Türkiye’nin yanı sıra ABD, Belçika, Brezilya, Fransa, Hollanda, İsrail, İtalya, Rusya, Singapur, Slovakya ve Yunanistan’dan ekiplerin ağırlanacağı festivalde yalnızca performanslara değil; atölyeler, konuşmalar ve partilere de davetliyiz. Not almalı: Bu yıl fiziki olarak buluşmanın tadını doya doya çıkarabileceğimiz festivalde kimler var kimler yok detaylı incelemek için programa buradan ulaşabilir, biletleri de orada bulabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Dayım
Yönetmen: Tayfun Pirselimoğlu
Süre: 14 dakika
Yapım yılı: 1999
Jenerik: Günümüz Türkiye sinemasının ödüllü yönetmen ve senaristlerinden Tayfun Pirselimoğlu’nun ilk filmi kısa metrajlı Dayım, 1999’da Venedik Film Festivali’nde Türkiye’yi temsil eden tek film olmuştu. Aynı zamanda bir edebiyatçı olan Pirselimoğlu’nun Çöl Masalları adlı kendi öykü kitabındaki kurmaca bir karakterden ilham alarak senaryosunu yazdığı film, günün birinde uçma tutkusunu gerçekleştiren ve 42 yıl sonra çöle inen bir adamın öyküsünü yeğeninin ağzından anlatıyor.
Neden izleyelim?
Onun içinde fırtınalar kopartan, çalkantılı yüreğini titreten melodinin ve kolları arasındaki dayanılmaz ruhun ne olduğunu kimse tam olarak bilemedi.
Ailenin bir parçası olsa da ebeveyn olmadığı için “çocukla çocuk olma” konusunda başarılı, çocuklarla aynı dili konuşabilen, onlar kadar hayalperest biri size tanıdık gelebilir. Zira, hayallerinin peşinden gitmeye yetecek kaynağı olup ona engel olacak sorumlulukları olmayan bir kahraman belki senin çocukluğunda da vardır. Tayfun Pirselimoğlu’nun “dayısı” işte tam böyle bir karakter. En çok da sinema ve sanatla uğraşanların koruması gereken hayalperestliği cam bir fanusta muhafaza edebilmeyi başarmış, uçma hayalini de gerçekleştirebilmiş bir karakter.
Naifliğin kararlılıkla, hayalperestliğin özgüvenle harmanlandığı dayının, yeğeninin çocukluğunda olduğu kadar yetişkinliğinde de etkisi olduğunu anlıyor, kendi kahramanlarını hatırlıyorsun. Dayım; yönetmenin yalnız, kaybolmuş, arayış hâlinde karakterlerin karanlık bir büyülü gerçeklikle geliştiği ve dönüştüğü filmografisinin bir anlamda habercisi olsa da renkleri ve mizahıyla farklı bir Pirselimoğlu’yla tanıştıracak seni.
Nerede izleyebilirsin? Tayfun Pirselimoğlu’nun kısa filmi Dayım, bir süredir MUBI kataloğunda bulunuyor. Platform, geçtiğimiz aydan beri yönetmenin Vicdan ve Ölüm Üçlemesi dâhil tüm filmlerinden oluşan retrospektif bir seçkiye de yer veriyor.
Gelecek program: Pirselimoğlu’nun Dayım filminden 23 yıl sonra ilk kez bir kısa film, Turan Haste imzalı Rutubet, Venedik Film Festivali programında yer alıyor. Orizzonti (Ufuklar) bölümünde gösterilecek filmin yönetmen ve senaristi Haste ile söyleşimizi Duende’nin gelecek haftaki sayısında bulabilirsin.
Benzer işler:
• Korkuyorum Anne (2004, Reha Erdem)
• Buğra (2005, Togan Gökbakar)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye sinemasını Venedik Film Festivali macerası, Kokoroko'nun Batı Afrika'dan yükselen yeni cazı, Tayfun Pirselimoğlu'nun Dayım filmi.
26 Ağu 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.




