Demo Day: Workup Girişimcilik Programı yeni mezunlarını verdi

QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Ana destekçiliğini İş Bankası'nın üstlendiği Workup Girişimcilik Programı 11. dönem ile odağına tarım teknolojilerini alan hızlandırma programı Workup Agri'nin 2. dönem girişimleri, 18 Ekim'de gerçekleşen Demo Day etkinliğiyle mezun oldu. Ekosistemden önemli isimleri bir araya getiren etkinlikte yerli girişimler kendilerini tanıtma fırsatı buldu.
6 yılda 108 mezun
İş Kuleleri Salonu'nda düzenlenen ve bizim de katıldığımız etkinlikte açılış konuşmasını İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran gerçekleştirdi. Aran, konuşmasında programın bugüne kadar 15 binden fazla başvuru aldığını; bu başvurulara kabul edilen 156 girişimin 108'inin mezun olduğunu ve mezun girişimlerden 50'sinin da farklı turlarda 20 milyon dolar yatırım aldığını aktardı.
Workup programının başladığı yıl olan 2017'den bu yana büyük bir gelişim gösterdiğini belirten Aran, bu süreç içinde programın tarım, yapay zeka, oyun, etki girişimciliği dikeylerinde geliştirildiğini; yurtdışı açılımındaki eksiklerin giderilmesi içinse Tekmer ve KOSGEB iş birliği ile Workup Rise & Leap programını başlattıklarına dikkat çekti. Aran, önümüzdeki ay 9 girişimin Londra'da globale açılacağını da sözlerine ekledi.

Aran'ın konuşmasında dikkat çeken bir diğer nokta ise "Maximiles Startup Business" kartı oldu. Şu ana kadar girişimcilere 171 milyon kredi desteği sağladıklarını belirten Aran, girişimcilere özel ilk kredi kartı olarak lanse ettiği kartın önümüzdeki dönemde kullanıma sunulacağını; kartın alışverişte kullanılabilen puanlar kazandırmaktan çok daha fazlasını sunacağını ifade etti.
Sözlerine toplam büyüklüğü 50 milyon dolar olan dört girişim sermayesi fonuyla 41 girişime 14,4 milyon dolar yatırım yaptıklarını söyleyerek devam eden Aran, konuşmasını cumhuriyetin ikinci yüzyılında yapay zekanın lokomotif olacağına dikkat çekerek sonlandırdı.
Aran'ın ardından sahneye, “Workup ile Büyümek” paneli kapsamında eski dönem mezunlarından Onlayer’ın kurucusu Kıvanç Harputlu, Juphy’nin kurucu ortağı Alara Eren İplikçioğlu, Wastespresso kurucu ortağı Cavid Bayramlı ile Hackquarters kurucusu Kaan Akın çıktı. İş Bankası Dijital Bankacılık Müdürü Emre Ölçer’in moderatörlüğünde gerçekleşen panelde kurucular, Workup'ın gelişimi ve girişimlerinin Workup sonrasında yaşadıklarına dair deneyimlerini paylaştı.
Mezunları tanıyalım
Demo Day, 8 girişime sahne oldu:
Workup 11. dönem mezunları
Werover
Werover, rüzgar türbinlerinin bakımı için yapay zekanın gücünden yararlanan bir girişim olarak karşımıza çıkıyor. Tak-çalıştır IoT cihazı ile türbinlerin kanatlarını 7/24 dinleyen Werover, böylece anında hasar tespiti yaparak gereken bakımın olabilecek en hızlı şekilde yapılmasını mümkün kılıyor.
2021'de 1,5 milyon dolar ciro elde eden girişim, 2 milyon dolar ciroya ulaşmayı hedefliyor.
Pivony
Yapay zeka tabanlı bir omnichannel tüketici zekası analitik platformu olan Pivony, tüketici yorumlarını analiz ederek işletmeler ile tüketici arasındaki empati açığının kapanmasına yardımcı oluyor. Pazarlama profesyonellerinin sürekli değişen tüketici beklentilerini birkaç klikle keşfetmelerini ve buna yönelik analizleri kolayca yapmalarını sağlayan girişim, ayda 3 milyonu aşkın tüketici yorumunun analizini gerçekleştiriyor.
Homster
Homster, yeni ev alanların gelecekteki evlerini kendi zevklerine göre görselleştirmelerine yardımcı oluyor. Girişim, yapay zeka destekli ve bulut tabanlı iç mimari tasarım ve görüntüleme servisi aracılığıyla sağladığı sanal tur hizmetiyle ev satın alma sürecinin daha kolay bir hâle gelmesini sağlıyor.
Heybooster
E-ticaret şirketlerinin kullandığı pazarlama araçları ile bağlantı kuran Heybooster, verileri analiz edip anlamlandırarak sitelerdeki hataların fark edilmesine yardımcı oluyor. Şirketlerin bu verileri okunabilir şekilde analiz etmesini sağlayan platform, verileri aksiyona yönelik iş planlarına dönüştürerek sitelerdeki eksikliklerin hızlı bir şekilde giderilmesini mümkün kılıyor.
Getmobil
Getmobil, kkinci el elektronik cihaz satmak ve yenilenmiş cihaz almak isteyenlere hizmet sunarken kayıt dışı ikinci el elektronik pazarını dijitalleştiren ve kayıt altına alan bir platform olarak karşımıza çıkıyor. Cihaz alım, yenileme ve satım sürecinde bayiler için sadece bir aracı konumunda bulunan Getmobil'in, 100 milyon bayi ile 15 milyon dolar işlem hacmine sahip olduğu belirtiliyor.
WorkupAgri 2. dönem mezunları
Kozalak
Kozalak, orman yangınlarında erken tespit ve uyarı sağlayan, hava kalitesi ölçen, zehirli, yanıcı ve patlayıcı gaz tespiti yapan uydu iletişimi tabanlı bir sistem çözümü sunuyor. Ağaç gövdesine yerleştirilen akıllı sensörlerle normalde orman yangılarından haber alma süresi olan 90 dakikayı yalnızca 15 saniyeye indiren girişim; yangının yayılım yönünü tespit edebildiği gibi yangınların çıkmadan engellenmesini de sağlıyor.
Move On
Yapay zeka bilgisayarlı görü ve sensör füzyonu teknolojileri ile traktörler için bulut bağlantılı otonom sürüş kitleri geliştirerek sürdürülebilir tarımın dijitalizasyonunu mümkün kılan IoT girişimi Move On; veriyi analiz ederek çiftçilere özelleştirilmiş doğru gübreleme ve ilaçlama reçeteleri sağlıyor. Move On ayrıca traktörleri otonomlaştırarak mahsül hasarının minimalize edilmesine de yardımcı oluyor.
Nanomik
Nanomik, tarım ve gıda ürünlerinin zararlı etkilerden korunması için mikroenkapsüle edilmiş biyopestisitler üretiyor. Böylece, ürünleri böceklerden, hastalıklardan ve ilaçlardan koruyan girişim, ürünlerin gıda ömrünü de artırıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
SBF davasında yeni detaylar. Tamamen ücretli X denemesi. YouTube'da reklam engelleyici. Bir silah olarak "bilgi". Workup Girişimcilik Programı 11. dönem ve Workup Agri 2. dönem mezunları.
19 Eki 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.

Yıllarca makineleri insanların anlayabileceği biçimde tasarlamaya çalıştık. Yapay zeka bu problemi çözüyor gibi görünüyor ama önümüze daha tuhaf bir tasarım sorusu çıkarıyor: İnsanların kendilerini makinelerin anlayacağı biçimde yeniden düzenlemeye başladığını nasıl fark edeceğiz ve hangi noktada bunu gerçekten problem sayacağız?

Birkaç yıl önce bir ürünün ismine “yapay zeka destekli” ifadesini eklemek, onu bir anda daha yeni, daha akıllı ve daha değerli gösterirdi. Bugün ise bu ifade, hemen hemen her üründe rastlanan son derece sıradan ve hatta kimi zaman “korkutucu” bir etiket hâline geldi. Güvenlik endişeleri, şirketleri ürünlerini “sevimli dijital maskotlar” arkasına gizlemeye iterken ABD hükümeti, çözümü yapay zekanın adını “süper zeka” olarak değiştirmekte buldu.




