

İş dünyasında fark yaratın: BMI Business School BMI Business School'un eğitimleri; çalıştığınız sektörde ve alanda uzmanlığınızı artırmak meslekî ve kişisel gelişiminize katkıda bulunmak ve iş hayatında ezber bozmak konusunda yol gösterebilir. Nedir? Akademik dünya, yönetim danışmanları ve iş dünyasının önde gelen yöneticileri arasında bir bağlantı noktası olarak hareket eden; kurumları, iş dünyasını ve toplumu dönüştürebilecek sorumluluk sahibi liderler geliştirmeyi hedefleyen BMI, Türkiye'de liderlik ve iş okulu denince akla gelen ilk kurumlardan biri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen üniversiteleriyle yaptığı iş birlikleriyle düzenlediği gelişim programları, iş dünyasının gereksinimlerini tamamlayacak şekilde tasarlanıyor ve hem sektörlerde hem de kurumlarda dönüşümlere imza atacak liderler yetiştiriyor. Neler var? BMI'ın tasarladığı eğitim programları; Uzmanlık Eğitimleri, Yönetici Eğitimleri, Zirve Konferanslar ve Kurumsal Eğitimler başlıklarında sıralanıyor. Takvimi altı aylık dönemler hâlinde hazırlanan ve dönemsel olarak güncellenen genel katılıma açık eğitimlerde insan kaynaklarından kurumsal risk yönetimine, sözleşmeler hukukundan veri analitiğine birçok konu başlığı işleniyor. Bir alana, konuya ilişkin uzmanlık seviyesinde yetkinliği katılımcılara 1-3 günlük periyotlarda kazandırmayı hedefleyen BMI'ın özel içeriklerle tasarlanmış online eğitimleri, sonuç odaklı oluşlarıyla da öne çıkıyor. Şimdiye dek tamamlanan 720 sertifika programında 12 binin üzerinde mezun veren ve 16 yıllık deneyimiyle öne çıkan BMI'ın Paris Sorbonne Üniversitesi, Mannheim Business School, London School of Economics gibi önde gelen uluslararası kuruluşlarla yaptığı iş birlikleriyle tasarladığı sertifika programlarına erişmek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), yıllar süren müzakerelerin ardından çok uluslu şirketlerin faaliyette bulundukları ülkelerde 2023’ten itibaren en az %15 oranında vergilendirilmesine yönelik anlaşmanın 136 ülke tarafından kabul edildiğini açıkladı. Anlaşmayı kabul eden ülkeler, küresel Gayrisafi Yurt içi Hasıla’nın (GSYH) %90’ından fazlasını temsil ediyor.
Arka plan: Küresel kurumlar vergisi düzenlemesi, esasen 2012’den bu yana OECD’nin ajandasında yer alıyordu; ancak ABD’de Joe Biden’ın göreve gelmesiyle öncelik sıralamasında ilk sıralara yerleşti.
- Haziran 2021: Biden Londra’da gerçekleşen zirvede, G7 ülkelerinin desteğini aldı.
- Temmuz 2021: OECD’nin vergi reformuna yönelik hazırladığı ilk metne, 130 ülke destek verdi. Kurumlar vergisinin düşük olduğu ve “vergi cenneti” olarak adlandırılan İrlanda ve Macaristan ise diğer AB üye ülkelerinden farklı olarak anlaşmaya karşı çıktı.
- Ekim 2021: İrlanda, Macaristan ve Estonya gibi ülkelerin de anlaşmayı onaylamasıyla tüm G20 ve OECD ülkeleri anlaşmayı onaylamış oldu.
Ne olacak? Küresel kurumlar vergisinin hayata geçirilmesiyle dünyanın en büyük ve kârlı 100’e yakın çok uluslu şirketinden elde edilen 125 milyar dolardan fazla kâr ülkelere yeniden dağıtılacak. Ayrıca, bu şirketlerin faaliyet gösterdikleri ülkelerde daha adil vergi payı ödemelerinin ve kâr elde etmelerinin önü açılacak.
Kimler etkilenecek? Yeni vergi reformunun ilk ayağından, küresel satışları 20 milyar avronun ve kârlılığı %10’un üzerinde olan çok uluslu şirketler etkilenecek. Vergilendirilecek grubun içinde; Apple, Facebook ve Google gibi teknoloji şirketlerinin yanı sıra BP, HSBC, Barclays gibi farklı sektörlerden şirketler de var. Anlaşmanın ikinci ayağında ise %15 olarak belirlenen yeni asgari vergi oranının, 750 milyon avronun üzerinde geliri olan şirketler için geçerli olacağı ve yıllık yaklaşık 150 milyar dolar ek küresel vergi gelirinin elde edileceğinin tahmin ediliyor.
Neden önemli? Anlaşmanın, ülkelerin düşük vergi oranları ile çok uluslu şirketleri kendi ülkelerine çekmek için verdikleri mücadeleyi, yani ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’ın tabiriyle “dibe doğru yarışı”, sonlandırması bekleniyor. Yellen anlaşma sonrası yaptığı açıklamada, “Adeta tüm küresel ekonomi, kurumlar vergisinde dibe doğru giden yarışı bitirme kararı aldı. ABD, bundan sonra vergi oranları konusunda rekabet etmek yerine çalışanların becerilerini artırma ve yenilikler sunma konusunda rekabet edecek,” dedi.
Şimdi ne olacak? Anlaşma, 13 Ekim’de Vaşington’da gerçekeleşecek G20 Maliye Bakanları toplantısı ve ay sonunda Roma’da yapılacak G20 Liderler Zirvesi’nde onaya sunulacak. Ardından tüm ülkelerin kendi meclislerinden onay alması gerekecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Küresel kurumlar vergisi, 136 ülke tarafından kabul edildi. Tesla, genel merkezini Teksas'a taşımaya karar verdi. Facebook'un gizli dosyaları ortaya çıktı.
11 Eki 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.




