DİBİ GÖRMEK BAZEN İYİDİR

Her bir rengini itinayla kullanmış olduğun bir far paletin var mı? Ya da dibindeki metali görmeye başladığın bir allık veya sonunu gördüğün bir ruj? Sadece birkaç tane mi, yoksa hiç mi yok? Belki de bu değişmek üzeredir.
DİBİ GÖRMEK BAZEN İYİDİR

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Tara ile tanış. Verdiği bir röportaj vasıtasıyla tanıdığımız Tara, sana tanıdık gelebilir çünkü kendisi lise yıllarından itibaren -muhtemelen ortasında kaldığı toplumsal kalıplar, çarpık güzellik algısı ve tüketim çılgınlığı nedeniyle- kozmetik endüstrisine ciddi anlamda yatırım yapmış biri. 3 bin-5 bin dolarlık bir makyaj koleksiyonundan bahsediyoruz. Endüstride çıkan, yeni ve “trend” ürünleri takip etmek, bu ürünleri almak ve denemek favorisi, çok sevdiklerini dahi kullanıp bitirmek ise planın bir parçası değil. Sürekli yenisi ve daha yenisini almak ve bu koleksiyonu büyüttükçe büyütmek bilinçsizce edinmiş olduğu bir alışkanlık. Nerede kullanacağını bilemediği, parmağını dahi sürmediği farların olduğu paletlerle dolu koca bir koleksiyon. Bir ganimet mi yoksa nereye sığdıracağını bilemediği bir yük mü? Alışverişten sonra paketlerini dahi açma hevesini kaybedince bir şeylerin farkına varan Tara, makyaj serüveninin başına, ilk aldığı palete dönüp onu bitirmeye karar verdiğinde işler değişiyor. İki yıl sonra palet tamamen bitiyor; farlardan kimisi allık olarak kimisi kaş doldurmak için kullanılmış ama bitmiş mi? Tamamen. 

Dibindeki metalin gayet net bir biçimde göründüğü, tamamen bitmiş bir far kabı… Hikâye burada başlıyor.

"PANNERS": KİM ONLAR? 

Project Pan isminde kendilerine “Panners” diyen bir topluluk, Tara da onların arasında. Makyaj kültürüne bambaşka bir gözle bakıyorlar; mesele sadece sürdürülebilirlik, daha az atık üretmek de değil, kozmetiğe gerçekten tutkunlar. O kadar tutkunlar ki hâlihazırda ellerinde olan ürünleri değerlendirmek istiyorlar. Kimisi de kusursuz bir koleksiyon için ideal bulmadığı ürünleri kullanarak elemenin peşinde. 

Bu sürecin iki evresi var. “Baby pan” olarak adlandırdıkları ürünün dibindeki metali ilk gördükleri kısım. Bu, onlarda ciddi bir heyecan uyandırıyor. Ürün “true pan” seviyesine geldiğinde, yani metal tamamen göründüğünde bunu farklı platformlarda hangi Project Pan grubuna mensuplarsa, orada fotoğraflarla bir nevi kutluyorlar ve “ayin” tamamlanıyor. Bu konuyu özetleyen bir etiketleri bile var: #panporn. Sırada bir sonraki ihmal edilmiş ürün var. Yanlış anlama, bu bir yarış değil, bu başladıkları işi bitirme öyküsü. 

Grubun bir başka üyesi, Glowymino farklı bir bakış açısıyla yaklaşarak sevdiklerini bitirmek yerine, sevmediği ürünleri kullanarak onları koleksiyonundan bir an önce çıkarmak üzerine bir strateji izliyor. Bu süreçte ne öğreniyor? Mesela, sevmediği concealer’ın aslında çok da fena olmadığını, pek haz etmediği far paletini farklı kullanım alanlarında değerlendirirken aslında bundan keyif aldığını keşfediyor. Ne sevmediği ürünleri çöpe atarak boşuna satın alınmış bir üründen atık üretmiş oluyor ne de ürünleri makyaj koleksiyonunda her gördüğünde onları satın alırken muhakemedeki başarısızlığına morali bozuluyor. Bir taşla kaç kuş? Çok. 

BİTİRMENİN HAZZI

Oregon State University’de eğitim veren Doktor Regan Gurung #panporn’un bir açıklaması olduğu söylüyor; “Bir şeyi bitirmek, tüketmek sadece makyaj değil her alanda bir zafer kazanma hissi ve devamında gelen bir tatmin yaşatıyor,” diyor. Bir oyunda son seviyeye kadar ulaşmak, bir kompozisyonun sonuna gelmek, tabaktaki yemeği tamamen bitirmek ve daha birçoğu… Bitirmekten gelen haz. Bir işe kendini verdiğini, yeterli bağlılığı gösterdiğinin kanıtı. Sana bir konuda da olsa “bir işi de yarım bırakma” denemeyeceğinin verdiği mutluluk. 

Kozmetik endüstrisinin her yıl açığa çıkardığı milyonlarca plastik atığa dur demek için ilk yapılması gereken sürekli yeni ürün almayı kesmek elbette. Asla sırası gelmeyeceği için 10 yıl da çekmecende dursa bitmecek paletlere dünyanın parasını vermek, yolun en başında kişiyi onu satın almaya iten “makyaj benim tutkum” fikriyle de çatışıyor. Bir nevi “seviyorsan kullan, sevmiyorsan da kullan, kurtul” diyen Project Pan bizce çok haklı. 

Anlık hevesler için hem daha az para hem de daha az ürün “harcamak” onların felsefesinde yok. Uzun vadeli düşünmek, alternatif kullanım yöntemlerini hesap etmek ve beğeniyle satın alınmış ürünleri hakkını vererek kullanmak asıl mesele. Günün sonunda makyaj koleksiyonuna dönüp baktığında sahip olduklarının aslında fazlasıyla yeterli olduğunu fark etmek büyük bir kazanım. Asıl soru, bunu yapabilir misin, “dibi görmeye” hazır mısın? İlk #panporn karen ne zaman gelir?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

ANGST 26: DİBİNİ GÖRENE KADAR

Dibi görmek çözümü getirir mi? Karbon emisyonundan mürekkep, tişörtten ayakkabı, sonuna kadar kullanılmış kozmetik ürünleri ve tedarik zincirindeki zayıf halkalar üzerine.

25 Nis 2021

ANGST 26: DİBİNİ GÖRENE KADAR

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine
AngstAngst
∙

HİKAYE

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

Cem Arıdağ

·

14 Eki 2026

Eleştirdiğimiz düzenin içinde kendimiz olarak kalabilmek: 24 yaşındaki hâlimiz bugün bizi görse ne derdi?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden COP31 öncesi rapor: 'Çevre savunucuları baskı altında'

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.

13 Eki 2026

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden COP31 öncesi rapor: 'Çevre savunucuları baskı altında'