Dijital kimlik için iş birliği zamanı


Odeabank Mobil ile şubeye gitmeden görüntülü görüşmeyle anında hesap açın “Yakından Bankacılık” müşterisi olun!
Dünyanın pek çok ülkesinde sunulmakta olan dijital bankacılık hizmetleri, özellikle pandemi nedeniyle getirilen kısıtlamalar ve yeni tedbirlerden ötürü bugün pek çok kişi tarafından daha fazla tercih ediliyor. Dijital bankacılık olanakları…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Dolandırıcıların asla ortadan kaybolmayacağı gerçeğini kabul edersek dijital dünyada güvenli bir ortam için iş birliği ihtiyacı daha anlamlı olmaya başlıyor. Pandemi ile hızlanan dijital ticaretteki büyümenin hedef kitlesini genişlettiği gerçeğini de göz önüne alınca dijital kimlik doğrulama sorununun ele alınması yeni bir aciliyet düzeyi kazanıyor. Son dönemde dijital saldırı yöntemleri giderek daha akıllı ve başarılı oluyor. Bu durum tüketicilerin veri hırsızlığının kurbanı olması ve bunu önleme konusunda kendilerini güçsüz hissetmesine yol açıyor. Bu endişe, tüketicilerin nerede ve ne zaman dijital olarak işlem yaparlarsa yapsınlar kolaylık bekledikleri gerçeğiyle çelişiyor.
Tıpkı gerçek dünyada olduğu gibi dijital dünyada da hareketlerimiz bizim dijital kimliğimizi oluşturan unsurlar arasına girdi. Fiziksel dünyada sadece bir imza atarak doğruladığımız kimliğimizi dijital ortamda, biyometrik doğrulama ve elektronik imza gibi çeşitli yöntemlerle doğrulamaya başladık.
Günümüzde bankaların mobil uygulamalarını yalnızca hesaplarımızı oluşturmak, internetten alışveriş yapmak için kullanmıyoruz. Banka uygulamaları üzerinden evimize yemek siparişi veriyor, arabalarımızı dijital dünyadan satın alıyor ve satıyor, otel rezervasyonumuzu internet üzerinden yapıyoruz. Bütün bu süreç, kimliğimizin dijital dünyada da onaylanmasını ve onay sürecinin güvenliğinin maksimum düzeyde olmasını gerektiriyor.
Kullanıcının yaptığı işlemler, kurumların doğrulama sistemleri tarafından kontrol edilip onaylanıyor ve bu her gün binlerce kez yaşanıyor. Kullanıcılar, kendi kimliklerinin dijital dünyada doğrulanmasını kabul ediyor ve her kullanıcı özelinde bu doğrulama onlarca kez gerçekleştiriliyor. Kurumlar, kişilerin gerçek olduğunu ve gerçekten bir işlem gerçekleştirmek istediğini anlamak, kişiler de bu işlemlerini internet üzerinden gerçekleştirmek zorunda olduğundan dijital kimliklerin önemi her geçen gün artıyor.
Dijital sağlık kimlikleri
Dijital kimlik süreci, ödemeler ile bitmiyor. Dijital kimliğimiz, devlet otoriteleri tarafından da bize sağlanıyor. Aşı kartları ve hasta olunmadığına dair QR kodlar, on milyonlarca insanın hayatında rutin bir yer ediniyor. HES kodlarıyla kişiler, hasta olduklarında toplu taşıma kullanamıyor, alışveriş merkezlerini ziyaret edemiyor. Dijital kimlikleri, gündelik yaşamlarının odak noktası haline geldiğinden bu kimliğin benimsenme süreci de hızlanıyor.

Dünyanın pek çok bölgesinde dijital Covid-19 pasaportları, blokzincire dahi işleniyor. Blokzincir teknolojisinin getirmiş olduğu güvenlik, değiştirilemezlik ve tüm paydaşlar tarafından görüntülenebilirlik, dijital kimliğin oluşturulmasında yepyeni bir boyut oluşturuyor.
Yüz tanıma, ses tanıma, alışveriş davranışlarını tanıma
Günümüzde, teknolojinin de getirdiği veri toplama ve işleme yetenekleri ile kurumlar; kullanıcıların yüzlerini, gözlerini, seslerini ve hatta davranışlarını tanımaya başlayan algoritmalar geliştiriyor. Kimlik doğrulama süreçlerinin en başında yüz tanıma geliyor. Kişiler, selfie'lerini veri işleme uygulamasına yüklüyor. Bu uygulama kulaklar, gözler, dudaklar ve bir insan yüzünü oluşturan binlerce farklı noktayı dikkatle analiz ediyor. Tıpkı bir dijital “avatar” gibi yüzünüz, o kuruluşun veri tabanına kaydedilmiş oluyor. Bu andan itibaren, aynı yüz tüm bankacılık işlemlerinizde kullanılabilir ve akıllı telefondan açılan tek bir kamera ile tüm onay süreçlerini yürütebilir hale geliyor.
E-Devlet, E-İmza, mobil imza
Dijital dünyada hızlı, kolay ve güvenli bir hayat sürebilmemiz için en temel ihtiyaç olan dijital kimliklerimiz için hangi doğrulama yönteminin kullanılacağı zor bir karar. Bu anlamda ülkemizde mevcut alternatifler, bir yandan dijital güvenliğimizi sağlarken diğer yandan kimlik algısını ve yönetimini zorlaştırıyor. Kamusal uygulamaların sayıca çokluğunun yanı sıra bu uygulamalarda kullanılan kimlik doğrulama yöntemleri (e-Devlet, e-İmza, Mobil İmza) dijital tecrübelerimizi uzun ve zorlu bir sürece dönüştürüyor.
Dijital kimlikten beklentiler
Dijital kimlik konusunda tüm dünyada farklı çözüm ve alt yapılar gelişiyor. Ülkemiz bu anlamda yeterli ortama ve bilgi seviyesine sahip. En temel ihtiyacımız, bu konuda ulusal strateji belirleyerek tüm tarafları bir uygulama planına davet etmek. Zira dijital kimlik; devletler, şirketler, kişi ve kurumlar için önemli değer yaratma fırsatları sunuyor.
Dijital kimliklerin; kimlik sahibi tarafından yönetilmesi, her yerden her zaman ulaşılabilir olması, kalıcı olması ve geniş bir kapsama alanı ile kamu-özel tüm platformlarda kabul görmesi kritik beklentiler arasında sayılabilir. Dünyadaki başarılı örneklerden, tasarım prensiplerinden ve kimlik yönetim modellerinden yola çıkıldığında dijital kimlik hizmetlerini yönetebilmenin ve sürdürülebilir kılmanın kamu-özel iş birliklerinden geçtiği görülüyor. Ülkemizde bu alanda da kolektif bir çalışma örneğinin hayata geçmesi ve daha dijital bir Türkiye’ye ulaşmak en büyük dileğimdir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye ekonomisi, Ağustos 2021'de %21,7 büyüdü. Enflasyon, %19,25 ile politika faizinin üzerine çıktı. Ekonomide orta vadeli yol haritası onaylandı. Dr. Soner Canko, dijital kimlikleri yazdı.
06 Eyl 2021

YAZARLAR

Soner Canko
İstanbul Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Soner Canko, aynı üniversitenin İktisat Fakültesi’nden yüksek lisansını ve doktora derecelerini aldı. Kariyerine 1990 yılında başlayan Canko, bir çok yerli ve çok uluslu şirkette çalıştıktan sonra 2011-2020 yılları arasında Bankalararası Kart Merkezi’nin genel müdürlüğü yaptı. Bu göreviyle birlikte Türkiye kartlı ödemeler pazarına yeni teknoloji ve hizmetler sunmaya odaklanan Canko, Türkiye’de banka kartları, Chip&PIN ve temassız ödemelerin gelişimi çalışmalarına liderlik yaptı. Türkiye’nin mobil dijital cüzdanı BKM Express ve Türkiye’nin Ödeme Yöntemi TROY markalarının hayata geçmesini sağlayarak, ekonominin kayıt altına alınması ve nakitsiz topluma geçmesi amaçlı çalışmalarda bulundu. Nisan 2020'de BKM'deki görevinden ayrılan Soner Canko, kurucu olduğu SC Yönetim & Danışmanlık çatısı altında finans ve teknoloji şirketlerine danışmanlık hizmetleri vermektedir. Türkiye’de finansal teknoloji alanında yaptığı çalışmalarla da tanınan Dr. Canko, • FinTech İstanbul, • Blockchain Türkiye, • Siber Güvenlik Türkiye, • Girişimci Kurumlar Türkiye platformlarında kurucu olarak görev almıştır.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.




