Doğanın Kucağı

Kucak lazım hepimize, doğanın koşulsuz buyur eden haline denk bir kucak.
Doğanın Kucağı

BMW Aralık - Ocak Dünya Hali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

Berivan Aslan Sungur

Yorgun hissediyorum. Yeniden artan Covid vakaları, evde kalan çocuklar, akşam ne yenileceğinden, çocukların fiziksel, duygusal ihtiyaçlarına, eşimle kendimize ayıracağımız zamana, çıkan bayındırlık işlerine, işlerime… Herşeyi yan yana koydum mu, üst düzey bir yönetici kadar yoğun olan ve aşırı planlı olması gereken bir hayat..

Günümüz dünyasının bolca uyaranı, her yerden gelen mesajlar… Hem bir yandan daha çok bağlantıda ve iyi hissettiren, hem bir süre sonra insana alan bırakmayan… Özgür hissedebilmek için ‘insana nasıl sınır konulur’u öğrenmeye mecbur bırakan..

Bazı sabahlar erken kalkıp biraz gökyüzüne bakıyorum. Kuşları ve ağaçları izlemek iyi geliyor. Sıcak bir su içiyorum.  Cam önündeki sallanan bir koltukta sallanıyorum bir süre. Bazen yanıma uyanan çocuklar geliyor, onlarla bakıyoruz bir süre kuşlara… Koltukta yer kavgasına tutuşmazlarsa; hepimize iyi geliyor.

Bazı sabahlar erken kalkıp uzun bir pratik yapıyorum. Yoga, meditasyon ve dua.. hayatın ritmini, yoğunluğunu ve bunca dışa dönüklüğü tolere edebilmemi sağlıyor. Yoksa yüreğim kelimenin gerçek manasında dayanamıyor. 

 Bazı akşamlar loş bir ışıkta yatağa uzanıp, rastgele birkaç kitap alıyorum elime. İçimin çektiği bir yerden başlayıp okuyorum. Kütüphanenin önüne oturuyorum bazen, tıpkı lisede Fransız Kültür’de yaptığım gibi. O kitabı, bu kitabı açıp, merakımı gideriyorum. Kütüphaneler, kitaplar, loş ışıklar sistemimi rahatlatıyor.

Dünya’daki duyarsızlık, acı, geldiğimiz yer… fazla geliyor bazen. 

Bazen, “fazla hissetmek” fazla geliyor. “To sensitive to live” demişti bir hocam. Böyleleri var hayatta.. Yaşayabilmek için günlük pratiğine sımsıkı tutunmak zorunda olanlar. Aksi takdirde “yaşayamayanlar.”

 Bazen açıyorum bir türküyü. Ağlıyorum. Rahatlıyorum.

Bazı şarkılar var, hep cebimde tuttuğum. Ne zaman zorlansam açıp içtiğim iksirler gibi. Onlara tutunuyorum.

Yazarak, konuşarak paylaşmak iyi geliyor… İçimden geldiği gibi. 

Ve elbet, derslerde sıkça bahsettiğim, o kucak… 

Kucak lazım hepimize, günlük hayatlarımız içerisinde. Biraz pışpışlanacağımız, biraz ağlayacağımız, elimizde eteğimizdekini döküp, dinleneceğimiz… 

Doğanın koşulsuz buyur eden haline denk bir kucak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

48: İklim Krizinin "En"leri

Veganuary, Biyoçeşitlilik, Doğanın Kucağı

21 Oca 2022

BMW ile birlikte
Robert Anasch

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR