Dr. Emre Doğru: ‘CEO’lar artık siyasetçi gibi düşünmek zorunda’

Aposto'nun iyzico işbirliğiyle düzenlediği beşinci Entrepreneur's Thursday etkinliğinin ikinci ve son oturumunda Dr. Ceyhun Emre Doğru konuşmacı oldu. Doğru, Aposto kurucu ortağı Umutcan Savcı'nın moderatörlüğündeki oturumda Trump Doktrini’nin küresel politik ekonomide yarattığı değişimi ve bu değişimin iş dünyası üzerindeki etkilerini mercek altına aldı.
Dr. Emre Doğru: ‘CEO’lar artık siyasetçi gibi düşünmek zorunda’

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Aposto'nun iyzico işbirliğiyle hayata geçirdiği beşinci “Entrepreneur's Thursday” etkinliğinin ikinci ve son oturumunda Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi ve Managing Partner Yönetici Ortağı Dr. Ceyhun Emre Doğru konuşmacı oldu. Moderatörlüğünü Aposto kurucu ortağı Umutcan Savcı’nın üstlendiği oturumda Doğru, Trump Doktrini’nin küresel politik ekonomide yarattığı değişimi ve bu değişimin iş dünyası üzerindeki etkilerini ele aldı. Doğru ayrıca, CEO’ların mevcut konjonktürde sürdürülebilir bir iş modeli inşa etmek için neler yapması gerektiğini de paylaştı. 

Ayrıntılar: Savcı, oturumu Susan Strange’in “Uluslararası Politik Ekonomi (IPE)” kuramına değinerek açtı. Doğru ise politik ekonomi kuramı ilk ortaya atıldığında hükümet ve iş dünyasının bu denli iç içe olmadığını, temel yapıların belli olduğunu ve devletlerin piyasayla ilişkisinin bugünkü kadar girift olmadığını dile getirdi. 1945-2025 arasında adeta bir parantez kapandığına işaret eden Doğru, Amazon gibi köklü bir teknoloji devinin bile ancak 2015 yılında “Devlet ne yapıyor?” diye düşünmeye başladığını belirtti. 

Devletlerin artık özel sektörü çok yakından regüle ettiğini, hatta piyasa yapıcı konumuna geldiğini ifade eden Doğru, ABD hükümetinin ilk kez 2008 krizinin ardından piyasaya sert bir biçimde müdahale ettiğine dikkat çekti. İkinci dalga sert müdahalenin COVID-19 salgını döneminde geldiğini vurgulayan Doğru, üçüncü müdahalenin ise Rusya-Ukrayna savaşı gibi yakın tarihli jeopolitik gelişmeler sonrası yaşandığını ifade etti. 

Bununla birlikte: Donald Trump’ın önceki başkanlık döneminde ABD’de orta sınıfın çöktüğünün fark edilmesinin ardından Joe Biden’ın tüm politikalarını orta sınıfı güçlendirmek üzerine kurduğunu hatırlatan Doğru, argümanını yeşil dönüşüm teması üzerinden örneklendirdi. Biden’ın yeşil dönüşüme bakınca istihdam ve kapitalist sistemden yatırım gördüğünü dile getiren Doğru, Trump’ın ise bu politikayı kesintiye uğrattığını ve yeşil dönüşümü duraklattığını vurguladı. 

  • Geçen seneye kadar şirketlerin bu politikalar doğrultusunda sürdürülebilirliğe büyük bir kaynak ayırdığının, fakat bu sene neredeyse hiç sürdürülebilirlik yatırımı yapılmadığının da altı çizildi. 

Ekonomik güvenlik: Oturumda ekonomik güvenlik temasına da başlık açıldı. Ekonomik güvenliğin ülkenin ekonomi politikalarının ulusal güvenlikle birarada yürütülmesi anlamına geldiğini belirten Doğru, Avrupa Birliği (AB) ve ABD’de bu anlayışın olduğunu vurguladı. Doğru, yapay zekanın bugün en önemli ekonomik güvenlik kozlarından biri olduğunu da sözlerine ekledi. 

Bu kapsamda dünya genelinde yapay zekayla ilgili ciddi kısıtlamalar görüldüğüne dikkat çeken Doğru, ABD’de ve AB’de bu alana yönelik ihracat ve yatırım kısıtlamaları bulunduğunu hatırlattı. 

US Steel: Doğru, ekonomik güvenlik politikalarını US Steel örneği üzerinden de açıkladı. Japonya merkezli Nippon Steel, US Steel’i almak istediğinde ABD ve Japonya müttefik ülkeler olmasına rağmen hükümetlerin sürece dahil olduğunu ve ABD’nin Yabancı Yatırım Komitesi’nin (CFI) olumsuz görüş bildirmesi sonucunda Joe Biden’ın satışı reddettiğini hatırlatan Doğru, CFI’ın ABD’li bir şirkete yabancı ülkeden bir şirket yatırım yapacaksa bu yatırımın ulusal güvenlik için risk oluşturup oluşturmayacağını incelediğini de vurguladı. 

  • Doğru ayrıca, CFI'ın kurulduğu 1975’ten bu yana yalnızca 8 olumsuz görüş bildirdiğinin, fakat şu an oldukça yoğun bir biçimde faaliyet gösterdiğinin de altını çizdi. 

Nadir toprak elementleri: Mevcut siyasi iklimde nadir toprak elementlerinin de bir ekonomik güvenlik konusu hâline geldiğini vurgulayan Doğru, ABD ek gümrük vergilerini duyurduktan sonra Çin’in ilk misilleme olarak nadir toprak elementi ihracatına kısıtlama getirdiğini hatırlattı. Bu materyallerin aslında “nadir” olmadığını, fakat üretiminin ciddi bir yatırım gerektirdiğini ifade eden Doğru, Çin’in uzun yıllardır bu yatırımı yaptığını ve bugün geldiği noktada dünyadaki tüm nadir toprak elementlerinin %70’ini üreterek bu elementleri bir ekonomik güvenlik kozu olarak kullanır hâle geldiğini belirtti. 

  • Doğru, nadir toprak elementi üretimi konusunda 2015’e kadar ABD ve Çin’in kafa kafaya ilerlediğinin, ancak sonraki süreçte Çin’in maden bölgelerine kâr amacı gütmeyen yatırımlar yaparak dramatik bir artış elde ettiğinin de altını çizdi. 

  • Bu noktada Doğru, Türkiye’de politikacıların çok kutuplu bir dünya anlayışına sahip olduğunu, fakat mevcut konjonktürde bu anlayışın çalışmayabileceğini ve Türkiye’nin bir kutup seçmek zorunda kalabileceğini de sözlerine ekledi. 

AB, Brüksel etkisiyle paradigmaları belirliyor

Doğru, oturumunda Brüksel etkisine de değindi. AB’nin inovasyonda geri kaldığının, fakat hâlâ 300 milyonluk bir pazar olduğu için tek market etkisini kullanarak yatırımcıların iştahını kabarttığının altını çizen Doğru, bu nedenle AB’nin hâlâ iş dünyasında paradigmaları belirleyen bir pozisyonda olduğunu belirtti. 

Savunma sanayi: AB’nin 580 bin, Türkiye’nin ise 90 bin savunma sanayi çalışanı olduğunu hatırlatan Doğru, Türkiye’nin bu alanda çok ciddi bir fırsat kapısında olduğunu ama bu fırsatı yeteri kadar kullanamadığını da sözlerini ekledi. Doğru ayrıca, Türkiye’nin alandaki en büyük rakiplerinin Polonya, Romanya, Macaristan ve Meksika olduğunu dile getirdi. 

  • Türkiye’nin Romanya’ya dış yatırımının arttığını hatırlatan Doğru, ülkemizin politikanın piyasaya ve iş dünyasına etkisi nedeniyle fırsatları kullanamadığını ifade etti. 

Kazanan kim olacak? Susan Strange’in rekabetin fırsatlardan çaldığına inandığını ve politik ekonomiyi “sıfır kazananlı bir oyun” olarak gördüğünü vurgulayan Doğru, nihayetinde devlet ve özel sektör arasında uyumu yakalayabilen ülkelerin kazanan olacağını dile getirdi. İşin içine nepotizm girmesi durumunda tüm politikaların çökeceğini ifade eden Doğru, liyakat esaslı bir politika belirlenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. 

Bugün Türkiye’de Cumhurbaşkanı kararıyla her an her şeyin değişebildiğini belirten Doğru, iş dünyasının doğrudan bu durumdan etkilendiğini ifade etti. 

  • Doğru, mevcut konjonktürde özellikle globalleşen girişimlerin bir kutup seçmek zorunda olduğunun, CEO’ların kurumsal bir diplomat gibi davranması ve siyasetçi gibi düşünmeyi öğrenmesi gerektiğinin ve yalnızca ticari strateji yapmanın başarı için yeterli olmayacağının da altını çizdi. 

Networking: İkinci oturumdan sonra kokteyl ve atıştırmalık eşliğinde düzenlenen networking etkinliğinde ise katılımcılar, biraraya gelerek birbirlerini daha yakından tanıma ve iş dünyasına ilişkin tecrübelerini aktarma imkanı buldu. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🗳️ Entrepreneur's Thursday: Politik ekonomi

Aposto’nun iyzico işbirliğiyle beşincisini düzenlediği Entrepreneur's Thursday etkinliği, 12 Haziran Perşembe akşamı Beylerbeyi Evi’ndeydi. Politik ekonomiyi odağına alan etkinlikte onlarca girişimci açık havada “Yaza merhaba” dedi.

18 Haz 2025

🗳️ Entrepreneur's Thursday: Politik ekonomi

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR