Dünya Ekonomik Forumu'ndan izlenimler: 'Davos'ta olan Davos'ta kalmamalı'

İsviçre'nin küçük dağ kasabası Davos'un ana caddesi, her senenin ocak ayında kılıf değiştiriyor. Kasabanın çikolata dükkanı, “Google Evi”ne dönüşüveriyor; ufak kilise baştan aşağıya Amerikan kartallarıyla süslenip ABD Evi oluyor. İki blok ötede, Forbes Evi akşam ev sahipliği yapacağı konsere hazırlanıyor; hemen yanında Meta Evi'nin sıcak çikolata standının önünde bir kuyruk oluşmaya başlıyor. Ve 130 ülkeden binlerce ayrıcalıklı insan, siyasi liderler, çokuluslu şirketlerin CEOları, kanaat önderleri kasabaya doluşuyor.
Buz kesmiş sokaklarda yürüyen, o panelden bu panele koştururken uğranan bir locada 15 dakikalık ikili görüşmelerde milyarlarca dolarlık ortaklıklar için el sıkışılıyor; bütün dünya nefesini kesip lacivert arka planın önündeki kürsüde söylenenlere odaklanıyor. Dünyanın en büyülü ve en ayrıcalıklı dağ kasabasına, Davos’a hoşgeldiniz.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
YAZARLAR

İlayda Eskitaşcıoğlu Karavelioğlu
İnsan hakları alanında çalışan bir hukukçu, araştırmacı ve sivil toplum savunucusudur. Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde uluslararası insan hakları hukuku alanında doktorasını tamamlamış; hâlen UNESCO Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Sürdürülebilir Kalkınma Kürsüsü ile Koç Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Aynı zamanda Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukattır. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Genç Lider Programı’na dünyadan seçilen 17 genç lider arasındadır; ayrıca Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Liderler Ağı’nın kalıcı üyesidir ve IKEA (Ingka) Grubu’nun sürdürülebilirlik odaklı küresel danışma kurulunda yer almaktadır. Türkiye’de regl yoksulluğu ve regl tabusuyla mücadele eden Konuşmamız Gerek Derneği’nin kurucu ortağıdır ve Hadi Konuşalım adlı çocuk kitabının yazarları arasındadır.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Gün bittiğinde o yapılacaklar listesindeki bütün tikleri atmış olmak profesyonel hayatın gereği olabilir. Müşterinizin, yöneticinizin memnuniyeti elbette önemli… Ancak bir şekilde kendi düşüncelerinizle baş başa kalma lüksünü bulabildiğiniz bir an olursa kendinize şu soruyu sorabilirsiniz: "Bugün sadece önüme yığılan işleri mi erittim, yoksa ortaya gerçekten bana ait bir şeyler koyabildim mi?"

Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?




