Düzenlemenin anatomisi: EYT


Depremden etkilenen çocuklara UNICEF ’le destek olabilirsiniz Yıkıcı depremler sonrası binlerce çocuğun hayatı risk altında. Çocuklar evlerini kaybetmiş durumda, bazılarının ailelerinden kayıplar var. Barınma, gıda, giysi, hijyenik malzemeler ve psikososyal destek ihtiyacı derinleşiyor. Bu felaketten etkilenen çocuklara insani yardım ulaştırmak için UNICEF ’e destek olabilirsiniz. Bağışınız ne işe yarayacak? UNICEF bölgede acil insani ihtiyaçlar ve genişletilmiş yardım müdahaleleri konusunda çalışıyor; çocuklar için ihtiyaç duyulan kışlık giysiler, battaniye ve hijyen malzemelerini bölgeye ulaştırıyor ve etkilenen bölgelerde yaşayan çocukların güvenli alanlara tahliyesini sağlıyor . Ayrıca uzun vadeye yayılan bir planlamayla refakatsiz çocuklar için çocuk koruma, çocuklara ve ailelere acil psikososyal destek sağlanması, çocuk dostu alanlar ve eğitim için geçici öğrenme alanları oluşturulması, su şebekeleri üzerindeki kesinti/hasarların değerlendirilmesi ve sağlık/beslenme malzemeleri ulaştırılması planlanıyor. Neden UNICEF? Hâlihazırda Türkiye’nin güneydoğusunda dezavantajlı çocukların kaliteli eğitime ulaşması için kamu ve sivil toplum ortaklarıyla geniş çaplı bir program yürüten UNICEF bölgeyi iyi tanıyor, acil insani yardım konusunda öncü ve uzman. Siz de bu bağlantı üzerinden katkıda bulunabilir veya ACİL yazıp 3005 ’e göndererek UNICEF’in insani yardım çalışmasına 20 TL bağış yapabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) tekrardan çalışmalara başlamasının ardından, uzun zamandır beklenen emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) düzenlemesi TBMM Genel Kurulu’ndan geçerek yasalaştı. Yasanın, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanmasının ardından Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Düzenleme ile yaklaşık 2 milyon 250 bin vatandaşın emekli olacağı tahmin ediliyor.
EYT nedir?
Emeklilikte yaşa takılanlar (kısaca EYT), 8 Eylül 1999’dan önce işe başlamış olup, gereken tüm nitelikleri karşıladığı halde sonradan getirilen yaş şartı nedeniyle emekli olamayan vatandaşları ifade etmek için kullanılan bir terimdir.
1999 yılından önce bir çalışanın emekli olabilmesi için kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıl sigortalılık şartını sağlaması ve 5 bin prim gününü doldurması yeterli oluyordu. Yani 20 yaşında çalışmaya başlayan ve prim günü şartını da karşılayan bir kadın çalışan 40 yaşında, bir erkek çalışan ise 45 yaşında emekli olmaya hak kazanabiliyordu.
Fakat 9 Eylül 1999 tarihinde Sosyal Sigortalar Kanunu’nda yapılan bir değişiklik ile emekli olabilmek için gereken prim günü artırıldı ve tüm şartların yanına bir de yaş şartı eklendi. Dolayısıyla vatandaşlar, gereken sigortalılık süresi ve prim günü şartlarını karşılıyor olsalar bile yaş şartını karşılamadıkları için emekli olamadılar ve bu yüzden ‘emeklilikte yaşa takılanlar’ olarak adlandırılmaya başladılar.
Yeni düzenleme neleri içeriyor?
TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen EYT düzenlemesi ile birlikte 8 Eylül 1999’dan önce sigorta kaydı olup, 20 yıl sigortalılık süresini dolduran kadın ve 25 yıl sigortalılık süresini dolduran erkek çalışanlar, 5 bin ila 5975 gün arasında değişen prim şartını da karşılıyor olmaları durumunda emekli olabilecek.
Düzenlemenin ardından emekli olup, tekrardan aynı iş yerinde çalışmak isteyen vatandaşların işten ayrılış tarihini takip eden 30 gün içinde yeniden istihdam edilmesi durumunda ise işverene 5 puanlık sosyal güvenlik prim desteği verilecek.
Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarında kadroya alınan işçilerin, emekli olmaları durumunda iş sözleşmelerinin feshedilmesini zorunlu tutan düzenlemeler de yürürlükten kaldırılacak.
Maliyeti nedir?
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan etki analizinde EYT düzenlemesinin Merkezi Yönetim Bütçesine toplam maliyetinin 199,4 milyar TL olacağı öngörüldü. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati ise EYT’nin maliyetine ilişkin sorulan soru üzerine “EYT’nin bütçeye maliyetini de bu yıl için 255 milyar lira olarak hesapladık, kasada hazır duruyor” açıklamasında bulundu.
Ekonomistler de birtakım maliyet hesaplamaları yaptı.
Reuters’ın hesaplamalarına başvurduğu iki ekonomist, düzenleme ile birlikte yapılacak tek seferlik tazminat ödemelerinin 300 milyar TL’lik, yıllık maaş ödemelerinin ise 150 milyar TL’lik maliyete yol açabileceğini hesapladı.
Ekonomist Haluk Bürümcekçi ise yayımladığı piyasa notunda EYT düzenlemesinin maliyetine ilişkin, “Her ay yaklaşık 40-50 bin kişinin emekli olduğu düşünüldüğünde EYT düzenlemesi ile beraber ek 1,8 milyon kişinin emekli olacağı belirtilebilir. Bu durumda maaş yükünün yaklaşık 150-180 milyar TL, beraberinde hem kamu hem de özel sektöre getireceği kıdem tazminatı yükünün de 300 milyar TL’yi aşabileceği söylenebilir” ifadelerini kullanmıştı.
Bütçe açığı
2022 yılının Kasım ayında düzenlenen Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi Bilgilendirme Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2023 bütçe gelirlerinin 3 trilyon 810 milyar, giderlerinin ise 4 trilyon 470 milyar TL seviyesinde olmasını beklediklerini aktarmıştı. Yani 2023 bütçesinin yaklaşık 660 milyar TL açık vermesi bekleniyordu.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından başlayan yeniden toparlanma çalışmalarının üzerine, yürürlüğe girecek olan EYT düzenlemesi ve önümüzdeki günlerde açıklanması beklenen vergi yapılandırma paketi, bütçe açığının beklenenden daha da fazla derinleşmesine neden olabilir.
Hükümet ise Merkezi Yönetim Bütçesinin beklenenin üzerinde açık vermesi durumunda harcamalarını azaltarak, yeni vergiler koyarak, borçlanarak ya da para basımı yaparak bu açığı finanse edebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Emeklilikte yaşa takılanlar düzenlemesi TBMM'den geçerek yasalaştı. İSO şubat ayına ilişkin imalat PMI verilerini yayımlarken, Bundesbank 43 yıl sonra zarar ettiğini duyurdu
02 Mar 2023

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Gelirlerin fiyatlara yetişemediği bir yerde enflasyon verisinin gündelik hayattaki yansıması bir karşılanabilirlik sorununa dönüşüyor. Enerjiden gübreye, tarladan rafa uzanan maliyet zinciri gıdanın hane bütçesindeki yükünü artırırken TÜİK’in 2025 verilerine göre Türkiye’de fertlerin %35,1’i iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir yemeğin masrafını karşılayamıyor. Yani mesele aslında "karşılanabilirlik".

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin kamuda radikal kesintilerin ve kemer sıkma politikalarının simgesi olarak siyasi şovlarında kullandığı “motosierra” (elektrikli testere) politikaları halktan giderek daha çok tepki çekiyor. Şirket iflasları artarken enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle halkın borç yükü rekor seviyeye ulaşıyor. Vatandaşlar gıda, ilaç ve temel giderler için kredi çekmek zorunda kalıyor. Hükümet ise borçlanmayı "özel bir mesele" olarak nitelendirerek yapısal reformları savunmaya devam ediyor.

Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre asıl risk ABD’nin ne kadar borçlandığı değil, giderek büyüyen tahvil arzını yatırımcıların hangi faiz seviyesinden taşımaya razı olacağı. Sıfıra yakın faizlerle kamu borcunun maliyetinin görünmezleştiği dönem kapanırken piyasa artık yalnızca enflasyonu ve merkez bankalarını değil, devletlerin bilançolarını da fiyatlamaya hazırlanıyor.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.
24 Ağu 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.




