Eko-feminist bir söyleşi: Gerçeklik Engel Olmadığında

Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Söyleşi. Bir Balıkmışım Bacakları Olan sergisinin küratörü Eda Berkmen ve Övül Ö. Durmuşoğlu ile Eva Koťátková’nın sanat pratiğini konuşacağız.
- Nerede? Arter - Galeri 0
- Ne zaman? 25 Mayıs Perşembe 19.00
- Neden gitmeli? Serginin rüya, gündüz düşü ve mutasyon kavramları etrafında yarattığı farklı oyun sahalarını, güvenli alanları ve birlikte yaşama önerilerini inceleyerek Koťátková’nın eserlerini eko-feminist bir bakış açısından ele alacak bir konuşma bizi bekliyor.
- Not almalı: Eva Koťátková, 27 Ağustos 2023'e kadar Arter’in giriş kat galerisinde görebileceğin Bir Balıkmışım Bacakları Olan başlıklı kişisel sergisinde bireylerin toplumsal yapılar içerisinde büründükleri rollerin ve bunların sisteme bağlı gerekçelerinin yanı sıra sanat eserlerinin sunumunu mümkün kılan kurumsal çerçeveleri irdeliyor. Sanatçının ziyaretçileri işbirlikçiler olarak konumlandırdığı ve yapıtlarında normatif kurumların bireylerin bedenlerini, zihinlerini, hareketlerini ve kimliklerini şekillendirme biçimlerine odaklandığı bu sergiyi dokunarak, hareket ve hayal ederek keşfetmekte yarar var. Sanatçının çizim, kolaj, fotoğraf, video, performans ve heykel gibi çeşitli mecralar kullanarak ürettiği yapıtlarında okullara, hapishanelere ve psikiyatri kurumlarına ait imgelerin yanı sıra yerleşik tahakküm sistemlerini tersyüz ederek yaratıcı ifadeye, empatiye ve hayal gücüne yer açan güvenli alanlar yaratışına şahit oluyoruz. Normatif tanımlamaların ve kimliklerin ötesinde birbirimizle ilişki ve bağ kurmanın, yalıtılmış adalar yerine ağlar ve kolektif organizmalar inşa etmenin ve sesi yeterince duyulmayanların hikâyelerini dinlemenin önemini vurguyan sergi kapsamında gerçekleşecek Gerçeklik Engel Olmadığında başlıklı söyleşiye katılımın ücretsiz olduğunu ve kayıt gerektirmediğini de hatırlatalım.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında SSM’de Türk Resmi Konuşmaları, Arter'de Eko-feminist bir söyleşi, Akbank Sanat Dans Atölyesi'nde iki yeni performans ve daha nicesi var.
23 May 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.

İstanbul, bitkileri ve kokularıyla geçmişin ve bugünün birlikte yaşadığı bir hafıza bahçesidir. Kimileri meşhur bir lavanta kolonyasının ferah kokusuyla büyümüştür; kimileri Tokatlıyan Han’ın önünden geçerken tanıdık bir lavanta esintisini bugün hâlâ duyar. Ve bazen, İstanbul sadece kokusuyla hatırlanır.



