Ekolojik Medeniyet

Biyoçeşitlilik gezegenimizin doğal ve aşılmaması gereken sınırlarından biri olsa da bu konu ne yazık ki iklim krizi kadar gündeme gelmiyor.
Ekolojik Medeniyet

BMW Aralık - Ocak Dünya Hali
BMW ile birlikte

Dünyahali, Yuvam Dünya ve Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Araştırma Merkezi iş birliğinde, BMWi’nin desteğiyle yayınlanmaktadır. BMWi sürdürülebilir mobilite için kapsamlı çözümler sunar .

Daha fazlasını öğren

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

1992 yılında Rio’da düzenlenen Yeryüzü Zirvesi’nde üzerinde anlaşmaya varılan önemli konulardan biri Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'ydi. 1993 yılında yürürlüğe giren bu sözleşmeyi Amerika Birleşik Devletleri hariç tüm dünya ülkeleri onaylamıştır. Ancak Yeryüzü Zirvesi sonunda imzalanan diğer anlaşmalar gibi bu sözleşmenin de yaptırım gücü yoktur. Biyoçeşitlilik konusunda ülkelere yaptırımlar getirecek alt anlaşmaların hazırlanması, daha sonra iki yılda bir yapılması planlanan Taraflar Konferanslarına bırakılmıştır.

Bu bağlamda 2000’de imzalanan ilk anlaşma Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'ne ek olan Biyogüvenlik Cartagena Protokolü’dür. Bu protokol, modern biyoteknolojiden kaynaklanan genetiği değiştirilmiş organizmaların bir ülkeden diğerine hareketlerini düzenleyen uluslararası bir anlaşmadır. Ülkemiz de bu protokole taraftır.

2010’da imzalanan diğer anlaşma, Genetik Kaynaklara Erişim ve Kullanımlarından Kaynaklanan Faydaların Adil ve Adil Paylaşımına İlişkin Nagoya Protokolü’dür. Bu protokol, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesinin üç ana hedefinden biri olan genetik kaynakların kullanımından kaynaklanan faydaların adil ve hakkaniyetli paylaşımının etkin bir şekilde uygulanması için şeffaf bir yasal çerçeve sağlar. Ülkemiz bu protokolü imzalamamış ve taraf olmamıştır.

Biyoçeşitlilik Sözleşmesi kapsamında, 2010 yılında Nagoya’da düzenlenen 10. Taraflar Konferansı’nda ayrıca 2011 - 2020 yılları arasındaki dönemde biyoçeşitliliğin korunması için bir stratejik plan hazırlanmıştır. Bu stratejik plan aynı zamanda Aichi Hedefleri adı verilen beş temel amacı içerir. Bu amaçları kısaca şöyle özetlemek mümkündür:

  • Stratejik Amaç A: Biyoçeşitliliği hükümet ve toplum genelinde ana akım haline getirerek biyoçeşitlilik kaybının altında yatan nedenleri ele almak
  • Stratejik Amaç B: Biyoçeşitlilik üzerindeki doğrudan baskıları azaltmak ve biyoçeşitliliğin sürdürülebilir kullanımı teşvik etmek
  • Stratejik Amaç C: Ekosistemleri, türleri ve genetik çeşitliliği koruyarak biyolojik çeşitliliğin durumunu iyileştirmek
  • Stratejik Amaç D: Biyoçeşitlilik ve ekosistem hizmetlerinden herkese sağlanan faydaları artırmak
  • Stratejik Amaç E: Katılımcı planlama, bilgi yönetimi ve kapasite artırımı yoluyla uygulamayı geliştirmek

2011-2020 arasında bu amaçlara ulaşmak açısından önemli bir ilerleme kaydedilmediğini, hatta biyoçeşitlilik açısından bakıldığında yeryüzünün 2011 öncesine oranla daha kötü durumda olduğunu söylememe gerek yok sanıyorum. Her ne kadar biyoçeşitlilik gezegenimizin doğal ve aşılmaması gereken sınırlarından biri olsa da bu konu ne yazık ki iklim krizi kadar gündeme gelmiyor. Gerçi “iklim krizi bu kadar gündeme geliyor da o konunun çözümünde ne derece başarı sağladık” diye soracak olursanız durumun çok da iç açıcı olmadığını kabul etmemiz gerekir.

Biyoçeşitlilik Sözleşmesi’nin 15. Taraflar Konferansı’nın 2020 yılı sonlarında Çin’in Kunming kentinde yapılması planlanıyordu. Aichi Hedefleri 2011 - 2020 aralığını kapsadığı için yeni bir planın ortaya konulması beklenen bu konferans ne yazık ki pandemi nedeniyle 2021 yılına ertelendi. 2021’de şartlar hala düzelmemiş olduğu için, konferansın biri çevrimiçi olarak Ekim 2021’de, diğeri ise  yüz yüze Nisan 2022’de olmak üzere iki ayrı oturumda yapılması planlandı. Ekim 2021’de tamamlanan oturumda “Ekolojik Medeniyet: Dünyadaki Tüm Yaşam İçin Ortak Bir Gelecek İnşa Etmek” başlığında bir belge ve bununla beraber 21 hedef üzerinde uzlaşmaya varıldı. Nisan 2022 oturumunda bu belgenin kabul edilmesi ve uygulamaya konması bekleniyor.

Nisan 2022 oturumundan sonra biyoçeşitlilik konusuna liderlik etme sorumluluğu iki seneliğine ülkemize geçiyor. Dolayısıyla, Ekolojik Medeniyet belgesini ve sözleşmenin yeni hedeflerini gelecek aylarda özümseyerek paylaşmak başlıca görevlerimizden biri olacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Dünyahali

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

NEREDE YAYIMLANDI?

DünyahaliDünyahali

BÜLTEN SAYISI

49: Ortak Bir Gelecek

Eşitsizlik Sorunu, Biyoçeşitlilik Kaybı

28 Oca 2022

BMW ile birlikte
49: Ortak Bir Gelecek

YAZARLAR

Dünyahali

Dünyahali bültenine hoşgeldiniz! Burada sadece iklim krizinden değil; havadan sudan da konuşuyoruz. Yuvamız dünyamızdan bahsediyoruz. O zaman, haydi başlıyoruz!

İLGİLİ OKUMALAR

DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fısıldayan ağaçlar

Ağaçların Görünmez İletişim Ağı ve Doğanın Dili

01 Tem 2026

Fısıldayan ağaçlar
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek

Warner Bros. Discovery Pazarlama Direktörü Beste Toksoy Balcı ile Röportaj

01 Tem 2026

Merceği Ormanın Kalbine İndirmek
DünyahaliDünyahali

HİKAYE

Fıstık Ağacı

Bir Coğrafyanın Hafızası: Fıstık Ağaçları

01 Tem 2026

Fıstık Ağacı