Ekonomik Güven Endeksi pozitif bölgede


Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan veri setine göre, ekonomik güven endeksi mayıs ayında 103,7 oldu. Endekste aylık artış oranı %1,4 olurken bir önceki yılın mayıs ayına kıyasla artış oranı %6,3 oldu.
💾 Cep bilgisi: Tüketici güven endeksi, mevsim etkilerinden arındırılmış reel kesim (imalat sanayi), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesi ile elde edilen endeks, yayımlanan güven endeksi verilerinin çatı verisi olarak kabul ediliyor.
Veri setinde, daha önce açıklanan verilerde bir revizyon söz konusu değil. Endeksi yukarıya taşıyan en önemli alt endeks, geçtiğimiz hafta açıklanan ve 91,1 ile son beş yılın zirvesine tırmanan tüketici güveni endeksi. Aylık bazda %4,3 oranında artan İnşaat sektörü de endekse pozitif yönde etki ediyor.
Kaynak: TÜİK
💾 Cep bilgisi: Endekste eşik değer 100 ve bu seviyenin altı olumsuz, üstü ise olumlu görünüme işaret ediyor.
Açıklanan veriyle birlikte endeks Eylül 2021’den bu yana gördüğü en yüksek seviyeye ulaştı. Söz konusu ayda da aynı değeri alan endeks, bu seviyenin üstünü en son Mart 2018’de 105,1 ile görmüştü. Yine son veri ile, endeksin 12 aylık ortalama değerinin (97,9) üzerindeki seyrini sürdürdüğü ve eşik değerin üzerindeki seyrini ikinci aya taşıdığı görülüyor.
Verinin duyurulmasının ardından Twitter hesabından açıklamalarda bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, seçim belirsizliğinin de geride kaldığını ve ülkemiz ekonomisine duyulan güvenin artmaya devam edeceğini söyledi.
Tüketici ve üreticinin ekonomiye duyduğu güveni birlikte ölçen Ekonomik Güven Endeksi Mayıs ayında bir önceki aya göre 1,5 puan artarak 103,7 olmuş ve son 20 ayın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
Milletvekili seçimlerinin tamamlanmış olması ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın milletimiz tarafından bir kez daha seçilmesiyle birlikte, seçim gündeminin getirdiği belirsizlik algısı da geride kalmıştır. Böylece, önümüzdeki dönemde ekonomimize duyulan güvenin perçinlenmesini; yatırımın, üretimin ve tüketimin kuvvetlenerek artmasını bekliyoruz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Uzun süredir gündemin ilk maddesi olan seçim süreci tamamlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan beş yıl daha Cumhurbaşkanlığı görevini sürdürecek.
30 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?



