Elveda takım çalışması

Takım çalışması kavramının klasik tanımı, günümüzün iş dünyasında geçerliliğini yitirmiş görünüyor.
Elveda takım çalışması

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Pareto, Slack Platform Community ve Aposto! partnerliğinde 5 hafta boyunca sizleri girişimciler, yöneticiler ve uzmanlarla bir araya getirerek pandeminin şirket kültürü ve iş yapış biçimlerindeki etkisini ele alıyor.


 

İş ve yönetim üzerine yazılan yazıların, hemen her gün duyduğumuz yönetici konuşmalarının ve tabii her iş ilanının olmazsa olmazı takım çalışması.

Takım çalışması kavramı binlerce kez kullanıldığı için artık anlam yozlaşmasına uğramış, üzerine düşünülmeyen bir kavram hâline geldi.

Bu kavram günümüzde herkesin üzerine düşeni en iyi şekilde yerine getirdiği, belirli bir iş akış düzeninde paylaşılan görevlerin zamanında ve yeterli seviyede yapılması, yardım istendiği zaman takım arkadaşlarına yardımcı olunması olarak anlaşılıyor, ki bu en ideal durum.

Teknoloji üreten, hızlı gelişmesi ve genişlemesi gereken, bütün bu süreç boyunca bir yandan rekabete çıktığı küresel pazarın ihtiyaçlarındaki değişimi, diğer yandan kendi çalışanlarının uyumu ve mutluluğunu gözetmek zorunda olan girişimler için ise bu tanım yetersiz kalıyor.

Sorunların ilacı sorular

O zaman takım olmak ne demek? Başarılı bir takım olmak ne demek? Başarmış takımların ortak özellikleri takım çalışması mı yoksa başka faktörler mi var?

Bu ve benzeri sorularla daha temelden bakınca çözümün çok da uzakta olmadığını görüyoruz. Modern iş dünyasının ve startup'ların vazgeçilmezi olan takım çalışmasının, tarihi çok eskilere dayanan takım sporlarından hâlâ öğrenebileceği çok ders var.

Elveda takım çalışması, merhaba takım sporu

Spor çerçevesinden bakınca takım olmak, belli bir iş akışı içinde üzerine düşeni yapmaktan öte oyun kurmayı ve sadece kendi takımımızı değil rakip takımı da anlamayı gerektiriyor. Kazanmanın temelinde en güçlü olmak değil, değişen şartlara toplu olarak uyum sağlayabilmek var.

Takım sporunu, takım çalışmasından ayıran en temel fark güven duygusu. Bir işi birlikte yapan insan topluluğu yerine bir takım olabilmek için kendimize, takımımıza, ve izlediğimiz yöntemlere  güvenmek zorundayız.  

Takım sporlarında güven sadece teknik anlamda yetkinliklerimize olan güveni değil, aynı zamanda psikolojik güveni de içerir. Psikolojik güven, soru sormaktan ve otoriteyi sorgulamaktan çekinmemek, aptal yerine konmaktan korkmamak, anlamadığı konularda yetkinliğinin sorgulanacağından çekinmemek, hata yapma endişesi ile inisiyatif almaktan kaçınmamak demektir. Bir nevi, takım içi konuşulan fikirlerin kürsü dokunulmazlığıdır. 

İnsan ve kültür yaklaşımında lider konumunda olanların en büyük görevi teknik sorunlara çözüm getirmek değil, insanlar arasında bu psikolojik güven ortamını oluşturmak ve yaşatmaktır. Ancak bu güven ortamı içerisinde bireyler farklı yönlerini yaşatabilir ve takım olarak sürekli değişen şartlara uyum sağlayabilirler.

Önemli olan derdini anlatabilmek değil, anlaşılabilmek

İletişim demek sadece derdini anlatmak değil, anlaşılmak ve anlamak demek oluyor. Anlaşılabilmek için diğer insanların kavramları ne kadar bildiklerini, bu kavramları ifade ederken hangi kelimeleri ne anlamda kullandıklarını, terminolojiye hâkimiyet seviyelerini ve kişisel taraflılıklarını göz önünde bulundurmak gerekiyor. Söylenen sözleri söylemeden önce karşı tarafın zihinsel ve duygusal ergonomisine göre seçmek, kapasitesine göre anlatmak gerekiyor.

Doğru iletişimle takım içerisindeki rekabet, bir kişinin kazanmasının bir başka kişinin kaybetmesi demek olduğu sıfır-toplamlı bir oyun yerine, fikirlerin insanlar arasında tartışılmasından ortaya çıkan daha iyi fikirlerin yarışmasına dönüşüyor. Kişiler ve kişilikler değil, üretilen fikir ve ortaya konulan ürünler yarışır hâle geliyor.

İnsan ve kültür alanında çalışanlar olarak henüz daha yolun çok başındayız. Birçok kavramı en temelinden tekrar sorgulamak zorundayız. İnsanları kaynak veya yetenek olarak değil; duyguları, korkuları, yetenekleri, zafiyetleri ve karakterleriyle birlikte birer insan olarak anlamak zorundayız. Özel hayat ve çalışma hayatı arasındaki çizginin hızla kaybolduğu günlerde geçmiş kalıplara sığmadığımız açık. Hep birlikte her gün bir adım daha ileriye gitmek için çalışıyoruz.

Benim tecrübem sadece teknoloji üreten startup'lar ve onların hızlı büyüyen hali olan scale-up girişimlerle, dünyanın sadece belli bölgeleri ile sınırlı. Kendi penceremden baktığım zaman takım olabilmeyi bu şekilde tanımlama ihtiyacı duyuyorum. Eminim bu satırları okuyanlar çok daha güzel tanımlar yapacaklardır.


Emre Tunçbilek, San Francisco merkezli mobil reklam platformu App Samurai'ın İnsan ve Kültür departmanını yönetiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

😿 Mutsuz Disney, Venezuela, mortgage piyasası

10 Ağustos sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde Disney'in çeyrek sonuçları, Venezuela'nın petrolleri, ABD'deki mortgage piyasası ve çok daha fazlası var.

10 Ağu 2020

😿 Mutsuz Disney, Venezuela, mortgage piyasası

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"