Eşitliğin dönüştürücü ve sürdürülebilir etkisi: The Moment of Lift

Kadınların güçlenmesi, sadece toplumsal eşitliği desteklediği için değil, aynı zamanda daha geniş çapta sürdürülebilirlik ve çevresel adalet konularında da ilerlemek için önemli.
Eşitliğin dönüştürücü ve sürdürülebilir etkisi: The Moment of Lift

30 Mart - Yapı Kredi Step - Angst
Yapı Kredi Step ile birlikte

Bu sayı Yapı Kredi Sürdürülebilir Tercih Programı ile birlikte ulaşıyor.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Melinda; kitabında, dünyanın dört bir yanındaki çalışmaları sırasında tanıştığı ilham verici insanların hikayelerini anlatıyor, verileri inceliyor ve çocuk yaşta evlilikten işyerinde cinsiyet eşitsizliğine dikkatimizi çekmesi gereken konuları güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.”

—ABD’nin 44. Başkanı, Barack Obama

Kadınların güçlenmesi, sadece toplumsal eşitliği desteklediği için değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik ve çevresel adalet konularında daha geniş kapsamlı çalışmalar yapmak için de önemli. Melinda French Gates; yıllar süren seyahatler, insani yardım çalışmaları ve kapsamlı araştırmalardan sonra kaleme aldığı ilk kitabı The Moment of Lift: How Empowering Women Changes the World’de, kadınların güçlenmesiyle dünyanın değişebileceğini çeşitli hikayeler üzerinden anlatıyor.

Bugün dünyanın en varlıklı kadınlarından biri olan Melinda Gates, Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates ile dünyanın en büyük özel hayır kurumu olan Bill & Melinda Gates Vakfı’nın eş başkanı olarak milyonlarca hayatı değiştirecek, milyarlarca dolarlık bir kaynağa sahip. Gates bu gücü, yolda karşılaştığı kadınların hikayelerine ses olarak sürdürüyor ve özne deneyimine kulak verilmesinin altını çiziyor. Dare to Lead’in yazarı Dr. Brené Brown’ın dediği gibi:

The Moment of Lift, acil bir cesaret çağrısı. Kendim, ailem, işim ve dünyada nelerin mümkün olabileceği hakkındaki düşüncelerimi değiştirdi. Melinda, cesur hikaye anlatımı ve ilgi çekici verileri toplayarak bu kitabı son sayfasından sonra bile kalbinizde ve zihninizde taşıyacağınız nadir kitaplardan biri hâline getiriyor.”

Kadınlar güçlendikçe insanlık da güçlenebilir mi?

Kitapta toplanan hikayeler; güçlenen kadınların nasıl tekrar ayağa kalktıklarını, ailelerini ve toplumlarını da kendileriyle birlikte nasıl ayağa kaldırdıklarını açıkça gösteriyor. Dolayısıyla anlatı, cinsiyet eşitliğinin dönüştürücü ve sürdürülebilir etkisini kitabın adı ile birleştirerek, kadınlar güçlendikçe insanlığın da güçleneceğini net bir şekilde ifade ediyor.

  1. Karar alma süreçlerine katılım: Kadınların çevresel karar alma süreçlerindeki rollerinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir ve adil çevre politikalarının oluşturulmasında hayati önem taşıyor. Kadınlar, genellikle ailelerinin ve topluluklarının beslenme, sağlık ve enerji ihtiyaçları konusunda çoğunlukla karar verici konumunda. Bu nedenle süreçlere aktif katılım, daha sürdürülebilir çözümlerin benimsenmesini teşvik edebiliyor.
  2. Eğitim ve farkındalık: Eğitim, kadınların ve kız çocuklarının güçlendirilmesinde temel bir faktör. Gates; eğitimin kadınların kendi hayatları üzerindeki kontrollerinin artmasını sağladığını ve genel olarak toplumun ekonomik refahını iyileştirdiğini vurguluyor. Çevresel bilinç ve sürdürülebilir uygulamalar konusunda eğitim, kadınların içinde bulundukları toplulukları ve çevreyi korumaları noktasında daha etkili adımlar atmasını sağlayabiliyor.
  3. Sağlık hizmetlerine erişim: Üreme sağlığı hizmetlerine erişim; kadınların yaşamları üzerinde önemli bir etkiye sahip. Hatta bu, doğrudan nüfus kontrolü ve sürdürülebilir kalkınma ile ilişkili. Gates, kadınların kendi üreme sağlıkları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmalarının aile planlaması ve nüfus kontrolü üzerinde olumlu etkiler yaratacağını belirtiyor.
  4. Ekonomik kalkınma: Kadınların ekonomik bağımsızlığı, sürdürülebilir kalkınma için temel bir unsur. Gates, kadınların işgücüne katılımının ve girişimcilik fırsatlarının genişletilmesinin, genel ekonomik büyümeyi ve toplumsal refahı artırdığını ifade ediyor. Ekonomik olarak güçlenmiş kadınlar, çevresel sürdürülebilirliği destekleyen uygulamaları benimseme konusunda daha fazla kaynak ve motivasyona sahip oluyor.

Dünyayı değiştiren hikaye anlatıcılığı

Melinda, kitap boyunca, özne deneyimini hikaye anlatıcılığı ile birleştiriyor. Böylece eşitliğin dönüştürücü ve sürdürülebilir etkisini; eğitim ve farkındalık, karar alma süreçlerine katılım, sağlık hizmetlerine erişim ve ekonomik kalkınma gibi konu başlıkları üzerinden somutlaştırıyor.

Geleneksel toplum düzenindeki birincil bakım verme veya gıda sağlama rollerinin kadınları, özellikle de sel veya kuraklık gibi afetler meydana geldiğinde çok daha “savunmasız” bıraktığını Kadınlar iklim krizinden neden daha fazla etkileniyor? yazısında incelemiştik. BBC’nin "100 Women" inisiyatifine konuşan Hindou Oumarou Ibrahim’in yaşadığı bölgenin toplum düzeni üzerinden şekillenen deneyiminden bahsetmiştik. Kadınların iklim krizinden nasıl daha fazla etkilendiğine örnek olarak, gölün kıyı şeridi çekildikçe kadınların topluluğun su ihtiyacını karşılamak için haneden daha fazla uzaklaşmak zorunda kaldıklarını ve bunun da onları daha "savunmasız" bir konumda bıraktığını paylaşmıştık.

2014 yılında Melinda French Gates’in kızları Jenn ve Melinda, Tanzanyada Anna adında bir kadın ve ailesiyle birlikte kalıyorlar. Anna; ikiliye hayatını, ailesini ve toplumunu değiştiren küçük ama cesur bir eylemden bahsediyor. Anna, Cenari isminde biri ile evlenip, kurak koşulları nedeniyle tarım ve su temini için daha fazla emek gerektiren bir bölgeye taşındığında, kendini su getirmek için uzun ve yorucu bir yolculuğa çıkarken buluyor. Çocuklarının doğumunun ardından bu görevin artık üstesinden gelinemez bir hâle gelmesi, Annanın yaşam koşullarının zorluğundan bunalarak kendi evine dönmeye karar vermesine yol açıyor.

Partnerini kaybetme ihtimaliyle karşı karşıya kalan Cenari, yerel gelenekleri çiğneyerek, eşi benzeri görülmemiş bir adım atıyor ve geleneksel düzende, kadınların görevi olarak görülen su toplama işini üstleniyor. Eşinin yükünü hafifletme konusundaki kararlılığı, ailesinin refahını sağlamak için topluluktaki diğer erkeklerin alaylarına da göğüs gererek bir bisiklet satın almasıyla sonuçlanıyor. Cenarinin eylemleri, topluluğun erkeklerinin bu konuya bakış açısının değişmesine ilham veriyor ve sonunda yerleşim alanının yakınlarında yağmur suyu toplama sistemi inşa etmek için iş birliği yapıyorlar. Böylece, su kaynağına uzun yürüyüşler sonucunda ulaşma sorunu önemli ölçüde azalıyor.

Bu hikaye ve The Moment of Lift: How Empowering Women Changes the World’deki diğer anlatılar, empatinin ve paylaşılan sorumluluğun toplumsal cinsiyet normlarının toplumun kalkınması için sorgulanması ve yeniden şekillendirilmesindeki dönüştürücü gücünü vurguluyor. Böylece Anna’nın hikayesi, Melinda’ya ilham veriyor; bambaşka dünya koşullarından gelen iki kadının bir yerde buluşması, eşitliğin sürdürülebilir etkisini de genişletiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

📗 Eşitliğin dönüştürücü gücü

Kadınların güçlenmesi, sadece toplumsal eşitliği desteklediği için değil, aynı zamanda daha geniş çapta sürdürülebilirlik ve çevresel adalet konularında da ilerlemek için önemli.

30 Mar 2024

Yapı Kredi Step ile birlikte
A Moment of Lift, Melinda Gates

YAZARLAR

Alara Demirel

ANGST editörü

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Kiminle, nerede, ne zaman, nasıl: Karşılaşmalarımızı kim tasarlıyor?

Bir zamanlar hayatın akışı içinde kendiliğinden gerçekleşen karşılaşmalar giderek programlanan, paketlenen ve satın alınan hizmetlere dönüşüyor. Kiminle, nerede ve nasıl karşılaşacağımızı belirleyen sosyal altyapılar artık teknoloji şirketleri, hospitality sektörü ve üyelik sistemleri tarafından şekillendiriliyor. Peki daha pürüzsüz bir sosyal yaşam uğruna farklı olanla karşılaşma ihtimalinden tümden vazgeçiyor olabilir miyiz?

Elif Bayram

·

25 Ağu 2026

Kiminle, nerede, ne zaman, nasıl: Karşılaşmalarımızı kim tasarlıyor?
AngstAngst

HİKAYE

Ara beni lütfen: İletişimin dikenli gül bahçesinden yapay çime nasıl geçtik?

Bir zamanlar birbirimizin sesini duymak için telefon açıyorduk; şimdi aramadan önce mesaj atıyor, sesli mesajlarımızı telefona dikte ettiriyor, mesajı anlamayınca yapay zekaya soruyor, cevabı da ona yazdırıyoruz. İletişim hiç olmadığı kadar hızlı ve kolay hâle gelirken birbirimizi dinlemek külfete dönüşüyor; arada da makineler bizi dinliyormuş gibi yapmayı öğreniyor.

Sinem Dönmez

·

22 Ağu 2026

Ara beni lütfen: İletişimin dikenli gül bahçesinden yapay çime nasıl geçtik?
AngstAngst

HİKAYE

Kapitalizm yatağımızda: Mükemmel uyku peşinde koşarken uykusuz kalmak

Akıllı saatler ve uyku takip cihazları, dinlenmeyi puanlanması, optimize edilmesi ve başarılı olunması gereken bir projeye dönüştürdü. Oysa ki uyku, insanın kontrolü elinden bırakmadan yapamadığı az sayıdaki şeyden biri: Kovaladıkça kaçıyor, ölçtükçe bozuluyor, üzerine titredikçe nevroza dönüşüyor.

Ümit Alan

·

21 Ağu 2026

Kapitalizm yatağımızda: Mükemmel uyku peşinde koşarken uykusuz kalmak
AngstAngst

HİKAYE

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği

Akdeniz bölgesi ağırlıklı olmak üzere Türkiye’de her geçen yıl plastik atık ithalatı sorunu büyüyor. Başta Birleşik Krallık olmak üzere Avrupa’dan ithal edilen plastik atık miktarı 500 bin tona ulaşırken sahillerdeki mikro plastik sorunu büyüyor. İlk kez 1989’da gündeme gelen ancak son yıllarda yaygın kullanılan “atık sömürgeciliği” kavramı The Guardian’da yer alan bir haberde Türkiye için kullanıldı.

Pelin Cengiz

·

17 Ağu 2026

Dijital çağ kolonyalizminin yeni adı: Plastik atık sömürgeciliği
AngstAngst

HİKAYE

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?

Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Metin V. Bayrak

·

16 Ağu 2026

Ödünç tercihler: Çok şey seçiyoruz, peki ne kadarına biz karar veriyoruz?