

Zorlu Holding: #EsitBiHayat için #ŞiddeteKarşıYalnızDeğilsiniz
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu'nun (UNFPA) araştırmasına göre her 10 kadından 4'ü hayatları boyunca en az 1 kez şiddetin bir türüne maruz kalıyor. Şiddetin her türünün Türkiye’de önemli bir sorun teşkil ettiğinin bilincinde olan Zorlu…
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
21 Kasım Pazar günü Esmiyor Podcast'in ilk etkinliği Sürdürülebilir Seyahat için bir aradaydık — sürdürülebilir bir dünya ve pozitif dönüşümü umarak bireysel adımlara, çembersel ve bölgeselin birleşmesinden doğacak küresel dönüşmeye önayak olmak istediğimizi sanıyorum.
Esmiyor Podcast'in kurucuları Utku ve Derin, etkinliği "Kitlelerin bilgeliğine güven," diyerek iklim hareketinde dayanışmanın önemini vurguluyorlar. Pazar günü kurgulanan atölyede birçok ortakla hareket edilmesinin sebebi de bu oluyor. "Bireysel etki alanları mevcut," diyorlar ama dijital medyanın gücü de es geçilmiyor — ANGST da işte burada devreye giriyor.
Dijitalleşme masasının manifestosu ortaya çıkıyor
"'Seyahat etme,' gibi olumsuzlar yerine pratiklerimizi olumlu hâle nasıl çevirebiliriz? Ekonomik veya sosyal etki olarak ne yapabiliriz? Nasıl olumlu mesajlar verebiliriz?" — işte bu sorular, etkinliğe katılan onca insan ve birkaç saatlik oturumlar sonucunda ortaya bir manifesto çıkarıyor.
ANGST, Dijitalleşme masasının host'u olarak sürdürülebilir seyahatin yeni formülünün "sorumlu dijitalleşmek" olduğuna karar veriyor — dijitalleşmek namümkün. Ancak attığımız her adımda, sorumluluk almak; kararlarımızı sorgulamak; iklim, doğa ve dünya dostu hareket etmek mümkün. Algoritmaların peşine düşmek, dijitali filtreden geçirmeden tüketmek durumunda değiliz; dijital ayak izimizin farkında olabiliriz.
Etkinlik, "bu, trenin yola çıktığı gün," denerek başlamıştı. Yolculuğa eşlik etmek istersen manifesto çıktıları için burayı takipte kalabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
WWF'le daha adil, eşitlikçi ve doğayla uyumlu bir dünya mücadelesine davet; Zorlu Holding'in toplumsal cinsiyet eşitliği projeleri danışmanı Ebru Nihan Celkan'la tanış.
30 Kas 2021

YAZARLAR

Alara Demirel
ANGST editörü

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.




