Big Tech'in yeşil rekabeti

Dünyanın en büyük teknoloji şirketleri, iklim değişikliği ile mücadele için yarışa tutuştu.
Big Tech'in yeşil rekabeti

24 Mayıs - Migros - Pareto
Migros ile birlikte

Cebinize gelen en güzel şey: MoneyPay MoneyPay ile tüm finansal işlemlerinizi kolayca yönetmek ister misiniz? MoneyPay ; hazır limit, QR ödeme, para transferi, altın yatırımı gibi tüm finansal çözümleri uygun fiyatlarla bir arada toplayan, hızlı ve erişilebilir bir mobil uygulama. MoneyPay ile neler yapılabiliyor? MoneyPay “Şimdi harca sonra öde” olarak da bilinen hazır limit kullanma hizmeti sunuyor. Kullanıcılar Migros mağazaları, Migros Hemen ve Migros Sanal Market alışverişlerinin ödemesinde hazır limitlerini kullandıkları taktirde ödemelerini 30 güne kadar masrafsız olarak erteleyebiliyorlar. Kullanıcılar Migros Sanal Market’te MoneyPay cüzdan ile hızlı ve kolay bir şekilde ödemelerini gerçekleştirebiliyor; Migros kasalarında MoneyPay uygulamasını kullanarak QR kod ile temassız ödemelerini yapabiliyorlar. MoneyPay’liler uygulama üzerinden altın ve gümüş alım satımı gibi dijital varlıklarını yönetebiliyorlar. Uygulama, kullanıcılarına cüzdan bakiyesi, saklı kredi kartı ve hazır limit ile ödemelerini ve başka MoneyPay hesaplarına 7/24 hızlı ve kolay para transferi yapabilme imkânı sunuyor. MoneyPay’e Migros kasalarından hızlı ve kolay bir şekilde para yüklemesi yapılabiliyor. 24 Mayıs – 7 Haziran tarihleri arasında Migros Hemen, Migros mağazaları ve Migros Sanal Market Web’te MoneyPay ile yapılacak 150 TL ve üzeri alışverişlerde 25 TL nakit iade fırsatı MoneyPay’lileri bekliyor. MoneyPay ayrıcalıklarından yararlanmak üzere MoneyPay uygulamasını buradan indirebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İrem Özbay

İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

Eylül 2019'da Google, Amazon ve Microsoft'un binlerce işçisi, New York'ta genç aktivist Greta Thunberg liderliğindeki gösterilerde bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşe katılanların talepleri arasında teknoloji şirketlerinin karbon ayak izlerini azaltması ve petrol ve gaz şirketlerine makine öğrenimi teknolojisi sağlamayı bırakması yer alıyordu. Pankartlarda “Hey Amazon! Hadi liderlik edelim. 2030’a kadar sıfır emisyon,” gibi mesajlar yazılıydı. O zaman şirketlerin çoğu, yürüyüş akkında yorum yapmaktan kaçındı; ancak son yıllarda iklim değişikliğiyle mücadele konusunda atılan adımlar göz önüne alındığında çalışanların sesleri yönetim kuruluna ulaşmış gibi duruyor.

Baskı mı, telafi mi?

Teknoloji şirketleri, sunucuları serin tutmak için büyük miktarda güce ihtiyaç duyan veri merkezleri nedeniyle dünyanın en büyük elektrik tüketicileri arasında yer alıyor. Amazon, Google, Microsoft, Facebook ve Apple'ın birleşik güç kullanımı, yılda 45 terawatt saatten fazla ki bu da Yeni Zelanda’nın güç kullanımıyla eş değer. Yapay zekâ ve makine öğreniminin yükselişi ile daha fazla bilgi işlem gücü gerekeceğinden bu tüketim her geçen gün artıyor.

Google'ın enerji kullanımı; 2013 ila 2018 arasında 3 kat, Facebook’un ise 5 kat arttı. Lancaster University ve Small World Consulting tarafından yayımlanan bir rapora göre, teknoloji sektörü dünyadaki sera gazı emisyonlarının yaklaşık %3'ünü üretiyor. Bu rakam, havacılık sektörünün emisyonlarıyla neredeyse aynı. Dolayısıyla, sadece on yıllık bir süre içinde Silikon Vadisi’nin dev şirketlerinin iklim krizinin en büyük nedenlerinden biri haline geldiğini söylemek mümkün.

Şirket yöneticileri de bu durumun farkında olacak ki, son dönemde enerji şirketlerinin yanı sıra büyük teknoloji şirketleri de iddialı iklim hedefleri ortaya koyarak yeşil enerji yatırımlarını artırma yolunu seçiyor. Son beş yılda, ABD'de temiz enerji anlaşmalarının %38'ini teknoloji şirketleri yaptı; ancak hâlâ eleştirildikleri birçok konu var.

Eleştiriler

Big Tech, karbon ayak izini azaltmaya yönelik tüm olumlu eylemlerine rağmen hala dünyanın en kirletici endüstrilerden biri olan Big Oil'e katkıda bulunuyor. Son yıllarda, işlenmesi kolay rezervuarların azalması nedeniyle petrol ve gaz şirketlerinin fosil yakıt üretimi çok daha zor ve pahalı hale geldi. Bu nedenle petrol şirketleri, süreci kolaylaştırmak için yapay zekâya, makine öğrenmesine ve gelişmiş analitiğe ihtiyaç duymaya başladı. Bu noktada Big Tech oyuna dâhil oldu. Hâlihazırda Amazon, Google ve Microsoft; petrol ve gaz şirketlerinin fosil yakıtlarını daha hızlı, ucuz ve büyük miktarlarda çıkarmasına yardımcı oluyor.

Rekabetin en iyisi

Çalışanlar, tüketiciler ve çevreciler tarafından sürekli eleştirilere maruz kalan teknoloji şirketleri, temiz enerji anlaşmaları ve iddialı iklim hedefleri ile yeni bir rekabetin içerisine girdi.

📦 Amazon: Yıl, 2007. Jeff Bezos, Teksas Rüzgâr Çiftliği’nin açılışını yaptığında bunun Amazon için bir dönüm noktası olacağını henüz kimse bilmiyordu. Çiftlik, Amazon’un o güne kadarki en büyük yenilebilir enerji projesiydi. O günlerde yenilenebilir enerji sektöründe büyük bir güç olmayan şirket için son yıllarda rüzgârın yönü epey değişti. Amazon, geçen yıl ABD'de en çok temiz enerji anlaşmasına imza atan şirket oldu. Fakat Amazon'un emisyon sorunun yalnızca veri merkezleri değil depolar ve dağıtım kamyonlarından kaynaklanması nedeniyle bu anlaşmalar, 2019'daki elektrik tüketiminin sadece %42'sini karşıladı. Şirket, 2040'a kadar sıfır karbon emisyonuna ulaşmayı planlıyor.

💻 Microsoft: İklim krizi ile mücadeleyi hayır kurumları kapsamında yaptığı işlerin bir parçası olarak gören Microsoft kurucusu Bill Gates, şirketini de bu konuda adım atmaya yönlendiriyor. Teknoloji şirketleri arasındaki iklim taahhütleri konusundaki rekabetin sektördeki en iyi rekabet olduğunu söyleyen Microsoft’un Başkanı Brad Smith, şirketinin 2030’a kadar "karbon negatif" olacağını ve çevreye duyarlı teknolojilerin geliştirilmesine yardımcı olmak için 1 milyar dolar yatırım yapılacağını açıkladı. Microsoft, kurulacak İklim İnovasyonu Fonu’yla 2050 yılında şirketin kuruluşundan bugüne kadar yaydığı tüm karbon miktarını sıfırlamayı hedefliyor.

👀 Google: Geçen yıl, ABD’de kurumsal temiz enerji satın alımlarında ikinci olan Google’ın ilk rüzgâr enerjisi anlaşmasını imzalamasının üzerinden tam 11 yıl geçti. 2010’da yaptığı anlaşmayla Big Tech’in yeşil enerji yatırımlarını başlatan şirket, son olarak 2030’a kadar tüm veri merkezlerini 24 saat karbon içermeyen elektrikle (hidroelektrik, rüzgâr ve güneş gibi) çalıştırmayı taahhüt etti.

👤 Facebook: Nisan ayında artık tamamen yenilenebilir enerji kaynaklarından güç aldığını ve net sıfır emisyona ulaştığını açıklayan Facebook, rüzgâr ve güneş enerjisi üretimi için 63 projeye 8 milyar dolar yatırım yaptı. 2018’de belirlediği yenilenebilir enerji hedefleri doğrultusunda dünyanın en büyük yenilenebilir enerji alıcılarından biri haline gelen şirket, son üç yılda sera gazı emisyonlarını %94 azalttı. 2030’a kadar tüm tedarik zincirinde net sıfır emisyona ulaşılması hedefleniyor.

🍎 Apple: 2030 kadar tedarik zinciri ve ürünlerinde karbon nötr olma taahhüdü olan Apple, mart ayının sonunda 8 gigawatt kapasiteli temiz enerji kurulu gücünün devreye girmesiyle dünya genelindeki 110’dan fazla imalatçı iş ortağının Apple için yaptığı üretimlerde %100 yenilenebilir enerjiye geçtiğini duyurdu. Bu süreç tamamlandığında, yılda 15 milyon tondan fazla CO2 emisyonu önlenmiş olacak.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🎯 2050'de sıfır emisyon

24 Mayıs Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde Uluslararası Enerji Ajansı'nın 400 maddelik yol haritası, Big Tech'in yeşil enerji yatırımları ve Türkiye'de esnafa destek paketinin yansımaları var.

24 May 2021

Migros ile birlikte
🎯 2050'de sıfır emisyon

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Birol Oğuz

·

02 Eki 2026

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?