Faiz indirimi ve enflasyon sarmalı

Türkiye ekonomisi kur, enflasyon, faiz sarmalında neden debeleniyor?
Faiz indirimi ve enflasyon sarmalı

Kunduz - Pareto - 1 Ekim
Kunduz ile birlikte

Okula dönüşte çocuğunuzun ihtiyacı olan tek uygulama: Kunduz!

Veliler için çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını karşılamak konusunda birçok seçenek öne çıksa da seçim yapabilmek giderek zorlaşıyor. Ebeveynlerin kendi meşguliyetleri bu süreçte doğru ve ayrıntılı bir araştırma yapmayı güçleştirebiliyor.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

Tüketici enflasyonu ağustos ayında beklentileri ve %19 olan politika faizini aşarak %19,25’e çıkmış, reel faizin negatif değer almasına sebep olmuştu. Enflasyon rakamlarından sonra tüm gözler, TCMB’nin 23 Eylül’de gerçekleşecek Para Politikası Kurulu’na (PPK) çevrildi. Ekonomistlerin çoğunun beklentisi, faizin sabit tutulacağı yönündeydi. Piyasa beklenti anketine katılan 25 ekonomistten yalnızca 3 tanesi 100 baz puanlık indirim öngörmüştü. Haklı çıktılar: TCMB, 23 Eylül’de 100 baz puanlık indirim yaparak politika faizini %18’e indirdi. Ekonomistlerin kaygıyla karşıladığı bu karar, piyasaların ve vatandaşların aklındaki soruyu tekrar gündeme getirdi: Türkiye ekonomisi kur, enflasyon, faiz sarmalında neden debeleniyor?

TCMB’nin faiz kararları (2020-2021)

• Mayıs 2020: Son faiz indirimi, 16 ay önce 22 Mayıs 2020’de Murat Uysal’ın başkanlığında politika faizinin 8,75’ten 8,25’e indirilmesiyle gerçekleşmişti.

• Eylül 2020: Sonraki süreçte politika faizi, 3 ay sabit kalırken 25 Eylül 2020’de %10,25’e yükseltildi.

• Kasım- Aralık 2020: En yüksek artışlar, kış aylarında gerçekleşti. Politika faizi, kasım ayında %15’e aralıkta ise %17’ye çıktı.

• Mart 2021: Politika faizinin 200 baz puan arttırılarak %19’a yükseltilmesinin ardından TCMB Başkanı Naci Ağbal görevden alındı. Ağbal yerine göreve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomistler tarafından eleştirilen “Faiz neden, enflasyon sonuçtur,” görüşünü benimseyen Şahap Kavcıoğlu atandı.

Çekirdek enflasyon: Satın alma gücünü dışlayan gösterge

Aslında faiz indirimi, Naci Ağbal’ın faiz artışı sonrasında görevden alınmasından bu yana Türkiye’nin gündeminde olan bir konuydu. Son birkaç ayda ise çok daha sık konuşulur oldu. TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 8 Eylül’de yaptığı açıklamada TCMB’nin odağını manşet enflasyondan çekirdek enflasyona çevirdiğini belirtmişti. Bazı ekonomistlere göre, “Çekirdek enflasyonu esas alacağız,” açıklaması olası bir faiz indirimi için zemin hazırlığıydı. 

TCMB’nin referans verdiği çekirdek enflasyon; merkez bankası tarafından direkt olarak kontrol edilemeyen enerji ve gıdanın yanında dışsallık ve merkezi yönetime bağlı alkol, tütün ve altının dışarıda bırakılması ile oluşturulan C göstergesidir. Hemen hatırlatalım: TÜİK verilerine göre, ağustos ayında yıllık TÜFE artışı %19,5 olurken çekirdek enflasyon %16,76 olarak kaydedilmişti. Bu durum, son dönemde fiyat artışları nedeniyle gündemden düşmeyen gıda ve gıdayla ilişkili kalemlerin enflasyonda belirleyici olmasına atfediliyor.

Prof. Dr. Selva Demiralp’e göre satın alma gücünü belirleyen gösterge, manşet enflasyon olduğundan TCMB’nin fiyat istikrarını sağlayabilmek adına manşet enflasyona odaklanması daha uygun bir politika. Toplum açısından bakıldığında; gıda, ulaşım, kira gibi harcamaların ciddi oranda artması hissedilen enflasyonun etkisini artırırken çekirdek enflasyona odaklanmak politikanın etki alanını sınırlandırıyor. Dolayısıyla çekirdek enflasyon vurgusu, teorik bir zemin oluşturma çabasından ziyade siyasi baskılar kaynaklı faiz indirimine “bahane” olarak yorumlanıyor. 

Köşe yazarı Barış Soydan’a göre faiz indiriminin önünü açan faktörlerden biri de Merkez Bankası ve külliye arasındaki soğukluk. Diyaloğun azalmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ağustos ile birlikte enflasyonda düşüşü göreceğiz,” açıklamasından sonra aksiyon alınmamasının yanısıra Kavcıoğlu’nun İngilizce'sinin yetersiz oluşunun etkili olduğu konuşuluyor.

Faiz indirimi sebep, kur oynaklığı sonuç

“Çekirdek operasyonu” olarak yorumlanan faiz indirimi, doların 24 saat içerisinde yaklaşık 20 kuruş değer kazanmasına ve 8,63 seviyesinde başlayan dolar/TL kurunun 8,80’i aşmasına sebep oldu.

Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan’a göre, negatif reel getirinin TL cinsi tasarruflara olan talebi düşürmesiyle birlikte döviz talebinin yükselmesi kurun dengesinin bozulmasına sebep olup ek maliyet teşkil ederek enflasyon krizini derinleştirebilir. Enflasyonun piyasaları sıkıştırması önümüzdeki süreçte yeniden bir sıkılaşma olmasını zorunlu kılabilir. Bu durum, faiz yükünün azaltılmak istenmesine karşın daha yüksek kur, yüksek enflasyon ve dolayısıyla yine yüksek faiz etkisinin hakim olacağı bir kısır döngüyü besleyebilir. 

  • Döviz mevzuatlarında yeni rekor: TCMB verileri, 27 Ağustos haftasında toplam döviz mevduatlarının bir önceki haftaya göre yaklaşık 4 milyar dolar artarak 236,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini gösterdi.   

Kur-enflasyon-faiz: Aşılması güç(leştirilen) döngü

Prof Dr. Selva Demiralp’e göre, her ne kadar çekirdek enflasyon vurgusu faiz indirimi için bir sinyal işlevi görse de enflasyonun neredeyse %20’ye ulaştığı, dış borç yükünün fazla, döviz rezervlerinin negatif olduğu bir ortamda faiz indirimi için elverişli bir ortam bulunmuyordu. Üstelik, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bir gün öncesinde sıkılaşmaya gidileceğini açıklaması da makroekonomik şartları Türkiye’den çok daha elverişli birçok ülkeyi bile daha sıkı para politikasına yönlendirmişti. Piyasa dengelerini altüst edecek bu kararın alınması, TCMB’nin öngörüden yoksun ve güven vermeyen bir portre çizmesine neden olurken merkez bankasının bağımsızlığı tartışmalarını da alevlendirdi.

  • Ekonomi yazarı Uğur Gürses, sıkılaşma gerekirken “prematüre-zorlama faiz indirimi” yapmanın  uzun vadeli faizleri yüksek oranda yükselttiğine dikkat çekti.
  • TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, “Faizlerin kısa vadede düşmesi ile sağlayacağımız geçici rahatlama yerine, uzun vadede refah getirecek ve faizde kalıcı düşüşe imkân verecek politikalara odaklanmamız şart. Günü kurtarmak amacıyla atılan adımların daha ağır fatura çıkardığını unutmamak gerekli,” ifadelerini kulandı.
  • Societe Generale Gelişen Piyasalar Müdürü Phoenix Kalen, dolar/TL’nin yıl sonu itibariyle 9,15 olacağını öngörerek faizin %19’da kalmasını beklediğini söyledi.
  • Almanya merkezli Dekabank'tan ekonomist Janis Huebner ise “Pozitif reel faize yönelik iletişim, enflasyon beklentileri odaklı değişebilir. Yıl sonu için faiz oranının %18, enflasyonun ise %17,2 olmasını bekliyoruz,” dedi.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

📉 Faiz indirimi ve enflasyon sarmalı

Türkiye ekonomisi kur, enflasyon, faiz sarmalında neden debeleniyor? Etkin maliye politikası yürütmek için neler yapılmalı?

01 Eki 2021

Kunduz ile birlikte
📉 Faiz indirimi ve enflasyon sarmalı

YAZARLAR

Özlem Toplar

Yazar - Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"