Faiz indirimi ve enflasyon sarmalı


Okula dönüşte çocuğunuzun ihtiyacı olan tek uygulama: Kunduz! Veliler için çocuklarının eğitim ihtiyaçlarını karşılamak konusunda birçok seçenek öne çıksa da seçim yapabilmek giderek zorlaşıyor. Ebeveynlerin kendi meşguliyetleri bu süreçte doğru ve ayrıntılı bir araştırma yapmayı güçleştirebiliyor. Örneğin bir özel ders seçerken doğru zamanda doğru destekleri sağlamak, bunu yaparken çocuğun ihtiyaçlarını doğru anlamak ayrı ayrı düşünülmesi gereken başlıklar olarak öne çıkıyor. İşin bir de öğrenci boyutunu düşünelim: Öğrencilerin tam olarak anlamadıkları konularda destek istemekten çekinmesi, bilginin kaynağına her an ulaşamaması, örneğin takıldığı soruları sormak isterken zaman ve efor kaybetmesi, okul hayatında ya da sınav sürecinde kaygıyı artırabiliyor. Tüm bu noktalara çözüm hedefiyle yola çıkan Kunduz, bugün milyonlarca öğrenci için soru sormanın, özel dersin ve rehberlik hizmetlerinin en pratik adresi olmayı başarıyor. Nasıl çalışıyor? Soru-çözüm: Öğrenciler diledikleri dersten, takıldıkları herhangi bir sorunun fotoğrafını çekerek masalarından kalkmadan Kunduz’la paylaşıyor. Ortalama 15 dakika içinde bu soru bir Kunduz eğitmeni tarafından çözülüyor ve çözüm öğrenciyle paylaşılıyor. %100 çözüm garantisi vadeden Kunduz, bir saatlik özel dersin yarı fiyatına sunduğu dönemlik paketleriyle öğrencilerin diledikleri kadar soru sormasını mümkün kılıyor. Evde, yolda veya okulda; çocuklarınız diledikleri zaman diledikleri yerden sorularına hızlıca açıklamalı çözüm alıp çalışmalarına anlamadıkları nokta kalmadan verimli bir şekilde devam edebiliyor. Çocuklarınız Kunduz eğitmenlerinin açıklamalı çözümünde anlamadıkları yerleri eğitmene tekrar sorabiliyor. Uzman eğitmenler de öğrencinin sorunun çözümünü %100 anladığından emin olana kadar çözümü açıklıyor. Premium içerikler: Kunduz'da herhangi bir soru çözüm paketine sahip olan öğrenciler, 20 bini aşkın video çözümlü ünite tarama testlerine ve Kunduz Premium Konu Anlatımı Videolarına diledikleri gibi erişebiliyor. Ayrıca öğrenciler abonelikleri sona erse dahi eski sorularının yanıtlarına daima ulaşabiliyor. Online özel ders imkânı: Öğrenciler Kunduz’da 60 lira karşılığında diledikleri ders için birebir özel ders hizmetinden faydalanabiliyor. Rehber Kunduz: Kunduz'un rehberlik hizmeti sayesinde öğrenciler kendileri için en verimli programı oluşturmak, çalışma ortamı ve zamanlamasıyla ilgili tavsiyeleri öğrenmek, motivasyonlarını korumanın ve özellikle sınav süreçlerinde yaşanan stresle başa çıkmanın yollarını keşfetmek konusunda destek alabiliyor. Ayrıca Rehber Kunduz, öğrencilerin deneme sınavı sonuçlarının analizini yaparak eksik konuların tespitinde de destek veriyor. Bu bağlantıyı kullanarak uygulamayı indirebilir ve Kunduz’un nasıl çalıştığını hemen ücretsiz deneyebilirsiniz. Ayrıca okula dönüş dönemindeki kampanyalara ek size özel 20 TL indirimden faydalanmak için PARETO20 kodunu ödeme ekranında kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız
Tüketici enflasyonu ağustos ayında beklentileri ve %19 olan politika faizini aşarak %19,25’e çıkmış, reel faizin negatif değer almasına sebep olmuştu. Enflasyon rakamlarından sonra tüm gözler, TCMB’nin 23 Eylül’de gerçekleşecek Para Politikası Kurulu’na (PPK) çevrildi. Ekonomistlerin çoğunun beklentisi, faizin sabit tutulacağı yönündeydi. Piyasa beklenti anketine katılan 25 ekonomistten yalnızca 3 tanesi 100 baz puanlık indirim öngörmüştü. Haklı çıktılar: TCMB, 23 Eylül’de 100 baz puanlık indirim yaparak politika faizini %18’e indirdi. Ekonomistlerin kaygıyla karşıladığı bu karar, piyasaların ve vatandaşların aklındaki soruyu tekrar gündeme getirdi: Türkiye ekonomisi kur, enflasyon, faiz sarmalında neden debeleniyor?
TCMB’nin faiz kararları (2020-2021)
• Mayıs 2020: Son faiz indirimi, 16 ay önce 22 Mayıs 2020’de Murat Uysal’ın başkanlığında politika faizinin 8,75’ten 8,25’e indirilmesiyle gerçekleşmişti.
• Eylül 2020: Sonraki süreçte politika faizi, 3 ay sabit kalırken 25 Eylül 2020’de %10,25’e yükseltildi.
• Kasım- Aralık 2020: En yüksek artışlar, kış aylarında gerçekleşti. Politika faizi, kasım ayında %15’e aralıkta ise %17’ye çıktı.
• Mart 2021: Politika faizinin 200 baz puan arttırılarak %19’a yükseltilmesinin ardından TCMB Başkanı Naci Ağbal görevden alındı. Ağbal yerine göreve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomistler tarafından eleştirilen “Faiz neden, enflasyon sonuçtur,” görüşünü benimseyen Şahap Kavcıoğlu atandı.

Çekirdek enflasyon: Satın alma gücünü dışlayan gösterge
Aslında faiz indirimi, Naci Ağbal’ın faiz artışı sonrasında görevden alınmasından bu yana Türkiye’nin gündeminde olan bir konuydu. Son birkaç ayda ise çok daha sık konuşulur oldu. TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 8 Eylül’de yaptığı açıklamada TCMB’nin odağını manşet enflasyondan çekirdek enflasyona çevirdiğini belirtmişti. Bazı ekonomistlere göre, “Çekirdek enflasyonu esas alacağız,” açıklaması olası bir faiz indirimi için zemin hazırlığıydı.
TCMB’nin referans verdiği çekirdek enflasyon; merkez bankası tarafından direkt olarak kontrol edilemeyen enerji ve gıdanın yanında dışsallık ve merkezi yönetime bağlı alkol, tütün ve altının dışarıda bırakılması ile oluşturulan C göstergesidir. Hemen hatırlatalım: TÜİK verilerine göre, ağustos ayında yıllık TÜFE artışı %19,5 olurken çekirdek enflasyon %16,76 olarak kaydedilmişti. Bu durum, son dönemde fiyat artışları nedeniyle gündemden düşmeyen gıda ve gıdayla ilişkili kalemlerin enflasyonda belirleyici olmasına atfediliyor.
Prof. Dr. Selva Demiralp’e göre satın alma gücünü belirleyen gösterge, manşet enflasyon olduğundan TCMB’nin fiyat istikrarını sağlayabilmek adına manşet enflasyona odaklanması daha uygun bir politika. Toplum açısından bakıldığında; gıda, ulaşım, kira gibi harcamaların ciddi oranda artması hissedilen enflasyonun etkisini artırırken çekirdek enflasyona odaklanmak politikanın etki alanını sınırlandırıyor. Dolayısıyla çekirdek enflasyon vurgusu, teorik bir zemin oluşturma çabasından ziyade siyasi baskılar kaynaklı faiz indirimine “bahane” olarak yorumlanıyor.
Köşe yazarı Barış Soydan’a göre faiz indiriminin önünü açan faktörlerden biri de Merkez Bankası ve külliye arasındaki soğukluk. Diyaloğun azalmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ağustos ile birlikte enflasyonda düşüşü göreceğiz,” açıklamasından sonra aksiyon alınmamasının yanısıra Kavcıoğlu’nun İngilizce'sinin yetersiz oluşunun etkili olduğu konuşuluyor.
Faiz indirimi sebep, kur oynaklığı sonuç
“Çekirdek operasyonu” olarak yorumlanan faiz indirimi, doların 24 saat içerisinde yaklaşık 20 kuruş değer kazanmasına ve 8,63 seviyesinde başlayan dolar/TL kurunun 8,80’i aşmasına sebep oldu.
Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan’a göre, negatif reel getirinin TL cinsi tasarruflara olan talebi düşürmesiyle birlikte döviz talebinin yükselmesi kurun dengesinin bozulmasına sebep olup ek maliyet teşkil ederek enflasyon krizini derinleştirebilir. Enflasyonun piyasaları sıkıştırması önümüzdeki süreçte yeniden bir sıkılaşma olmasını zorunlu kılabilir. Bu durum, faiz yükünün azaltılmak istenmesine karşın daha yüksek kur, yüksek enflasyon ve dolayısıyla yine yüksek faiz etkisinin hakim olacağı bir kısır döngüyü besleyebilir.
- Döviz mevzuatlarında yeni rekor: TCMB verileri, 27 Ağustos haftasında toplam döviz mevduatlarının bir önceki haftaya göre yaklaşık 4 milyar dolar artarak 236,2 milyar dolar seviyesine yükseldiğini gösterdi.
Kur-enflasyon-faiz: Aşılması güç(leştirilen) döngü
Prof Dr. Selva Demiralp’e göre, her ne kadar çekirdek enflasyon vurgusu faiz indirimi için bir sinyal işlevi görse de enflasyonun neredeyse %20’ye ulaştığı, dış borç yükünün fazla, döviz rezervlerinin negatif olduğu bir ortamda faiz indirimi için elverişli bir ortam bulunmuyordu. Üstelik, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bir gün öncesinde sıkılaşmaya gidileceğini açıklaması da makroekonomik şartları Türkiye’den çok daha elverişli birçok ülkeyi bile daha sıkı para politikasına yönlendirmişti. Piyasa dengelerini altüst edecek bu kararın alınması, TCMB’nin öngörüden yoksun ve güven vermeyen bir portre çizmesine neden olurken merkez bankasının bağımsızlığı tartışmalarını da alevlendirdi.
- Ekonomi yazarı Uğur Gürses, sıkılaşma gerekirken “prematüre-zorlama faiz indirimi” yapmanın uzun vadeli faizleri yüksek oranda yükselttiğine dikkat çekti.
- TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, “Faizlerin kısa vadede düşmesi ile sağlayacağımız geçici rahatlama yerine, uzun vadede refah getirecek ve faizde kalıcı düşüşe imkân verecek politikalara odaklanmamız şart. Günü kurtarmak amacıyla atılan adımların daha ağır fatura çıkardığını unutmamak gerekli,” ifadelerini kulandı.
- Societe Generale Gelişen Piyasalar Müdürü Phoenix Kalen, dolar/TL’nin yıl sonu itibariyle 9,15 olacağını öngörerek faizin %19’da kalmasını beklediğini söyledi.
- Almanya merkezli Dekabank'tan ekonomist Janis Huebner ise “Pozitif reel faize yönelik iletişim, enflasyon beklentileri odaklı değişebilir. Yıl sonu için faiz oranının %18, enflasyonun ise %17,2 olmasını bekliyoruz,” dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye ekonomisi kur, enflasyon, faiz sarmalında neden debeleniyor? Etkin maliye politikası yürütmek için neler yapılmalı?
01 Eki 2021

YAZARLAR

Özlem Toplar
Yazar - Pareto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Hiçbir lider, sadece emeği ya da çalışkanlığıyla anılmaz. Liderleri akılda tutan, aldıkları kararlardır. İyi bir lider olmak için muhakeme becerisi gerekir. Bu beceri, yapay zeka çağında hemen hemen her seviyede çalışan için önemli bir kriter hâline geliyor.

2022-2023 yıllarında peş peşe gelen tavan serileriyle popülerleşen halka arz süreçleri, 2024-25 döneminde bir sakinleme dönemine girmiş olsa da içinde bulunduğumuz yılda tekrar hız kazandı. Yılbaşından bu yana toplam 28 şirket halka arz olurken, 120’den fazla şirket ise borsaya kote olabilmek için sıra bekliyor. Peki bu şirketlerin yönetim kurulları borsaya ne kadar hazır? ICCONSULTING Yönetim Kurulu Başkanı ve DataExpert Şirket Ortağı İzzet Çağlayan Aposto okurları için anlattı.

2009’da başlayan kriz sonrası Yunanistan’da kafe sayısının patlama göstermesini inceleyen bir bilimse makale, konaklama ve yiyecek sektöründe istihdam yüzde 87 artarken verimliliğin yüzde 41, reel ücretlerin ise yüzde 59 gerilediğin ortaya koydu. Türkiye’de de sayıları giderek artan kafe ve restoranlardaki doluluk aynı tartışmayı buraya taşıdı.

Yapay zeka, dünyayı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir hızda değiştiriyor. Teknolojiyle etkileşime geçme biçimimiz kadar iş yapma şeklimiz, paraya ilişkin algımız ve toplumsal düzen de dönüşüyor. Alana yön veren teknoloji liderleri, bu teknolojinin yaratacağı düzenin nasıl görüneceğine dair birbirinden farklı gelecek senaryoları tasvir ediyor.

Almanya merkezli yemek teslimatı platformu Delivery Hero, yakın zamanda Uber'in satın alma teklifini kabul ettiğini duyurdu. Masaya konulan 14,8 milyar dolarlık teklif, ilk bakışta şirketin son yıllarda büyük bir atılım yaptığı teslimat pazarındaki yeni bir satın alım gibi görünse de aslında Uber’in yıllardır adım adım ördüğü çok daha büyük bir dönüşümün son halkasıydı.




