"Faiz politikalarında aynı noktadayım"


Şehrin lezzetlerine ve müziğin büyüsüne karışıyoruz: Extra Gastronomy by Brothers Extra Gastronomy by Brothers, 17-18 Haziran'da Nedir? 2018 yılından bu yana pek çok farklı gastronomi deneyimine ev sahipliği yapan Extra Gastronomy by Brothers , bu yıl da food market konseptiyle şehre lezzet, müzik ve sohbet karıştırmaya geliyor. Nerede ve ne zaman? Swissotel Bosphorus Chalet Garden’da 17 ve 18 Haziran’da. Nelere karışıyoruz? 17 Haziran: Günün yıldız ismi Yalın ’la yaz akşamı kıpırtılarını hissetmeden ve yüksek doz eğlenceye karışmadan hemen önce Burkay Adalığ ve konuğu Burak Kan (Gurukafa) ile gastronomi sohbetine, Twins miksolojistleriyle atölyeye, Oğul Türkkan ve Can Akıncı ’yla peynir ve çikolata tadım atölyesine karışacağız. Hepsinin ardından Küçücüğüm, Deva Bize Sevişler ve Benimki gibi daha nice hayran olduğumuz şarkıya imza atan Yalın ’la yıldızlar altına buluşmak ve müziğin büyüsüne karışmak için hazır olacağız. Yalın’la keyifli bir yaz akşamı konseri kime iyi gelmez ki? 18 Haziran: Lezzet odaklı hafta sonunda Sound of Ladies ve Sena Şener ’in dokunuşuyla gün boyu sürecek canlı müzik performanslarıyla keyfimize keyif karıştıracağız. İkinci günün damağına düşkün programında Burkay Adalığ (meleklerinpayı) ve konukları Levon Bağış ve Pınar Taşdemir ’le gastronomi konuşmaya ve elbette hem lezzetli hem ferahlatıcı atölyelere karışacağız. Şehrin kalbinde canlı müzik ve lezzete doyacağımız bir program sunan iki gün için biz hazırız. Pernod Ricard ana sponsorluğunda gerçekleşecek olan ve şehrin tadını damakta bırakmak için gün sayan Extra Gastronomy by Brothers biletlerine buradan ulaşabilir, tüm gelişmelerden haberdar olmak için brothers1801 ’i takip edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan ve KKTC ziyaretlerinin dönüşünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Açıklamalarında ekonomi gündeminde de değinen Erdoğan, "Her ülkenin ilk işi ekonomidir." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, ekonomi politikalarındaki değişim beklentileriyle ilgili olarak, "Tabii bazı arkadaşlar 'Cumhurbaşkanı faiz politikalarında ciddi bir değişime mi gidiyor' gibi bir yanılgının içine düşmesin. Ben burada aynıyım. Ama Hazine ve Maliye Bakanımızın şu andaki düşüncesi noktasında, biz tabii kendisine burada atacağı adımları süratle, rahatlıkla Merkez Bankası’yla beraber atmasını kabullendik, hayırlı olsun dedik ve bu şekilde de enflasyonu tek haneye düşürmekteki kararlılığımızı da bildirdik." açıklamasında bulundu.
Açıklamayı, Erdoğan'ın faiz politikası konusunda eskiden beri gelen düşüncelerini korumakta olduğu, fakat enflasyonla mücadele adına yeni ekonomi yönetimine ortodoks politikalara dönüş çerçevesinde bağımsızlık tanıdığı şeklinde yorumlamak mümkün.
TCMB Başkanlığı'na Hafize Gaye Erkan'ın atanmasıyla ilgili olarak, "Hafize Hanımı Mehmet Bey tanıyordu ve kendisi bu teklifi bana getirdi." ifadelerini kullanan Erdoğan, "Tabii kendisine de gerekli olan beklentilerimizi söyledik. Ve inşallah bu adımlarla birlikte de gerek Hazine ve Maliye Bakanımız gerek Merkez Bankası Başkanımız bizi mahcup etmeyecekler ve hayırlısıyla güzel neticeleri de alacağız diye düşünüyorum." da dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
FOMC toplantısından beklenen karar çıktı ve ABD’de politika faizi 15 aylık artış serisinin ardından sabit tutuldu.
15 Haz 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.



