SORUN NEREDE BAŞLADI, SORUN NASIL ÇÖZÜLMELİ?

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Dünya çapında kapsamlı araştırmalarıyla öne çıkan NPD’nin verilerine göre ABD’de kadınların %70’i 44 beden giyiyor. Birleşik Krallık’ta ortalamalar yine 44 bedeni gösterirken, Avrupa genelinde de benzer oranlar gündeme geliyor. Buna rağmen, moda endüstrisinde kıyafetlerin %20’den azı bu bedenlerde üretiliyor. Sürdürülebilir tasarımlarda ise bu oran ne yazık ki çok daha da az.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK NEYDİ?
Gerçek anlamda sürdürülebilir ürünleriyle öne çıkan bir markaya sahip olmak, en başta duyarlı bir yaklaşıma sahip olmaktan geçiyor. Süregelen sistemin akışını hiçe saymak, yavaş bir üretim benimsemek, az ve öz, etik ve adil olmak net bir duruş. Modanın onlarca yıldır kurduğu sisteme, işleyişe, tüketim felsefesine, endüstrinin doğayla yıpranmış ilişkisine bir başkaldırı belki de.
Birçok moda markasının yaptığı gibi hiçbir sürecini şeffafça paylaşmadan, süslü imajının ardına saklanarak her şey fazlasıyla yolundaymış gibi davranmak yerine endüstrinin doğaya mal ettiklerini ve gelecekte dünyaya daha büyük çapta nelere mal olacağını açıkça görerek buna göre hareket etmek son derece realist bir yaklaşım ancak dahası var. Bu yaklaşım, doğayla birlikte tüketicileri de gerçek hâlleriyle görebilme gerekliliğini beraberinde getiriyor. Sürdürülebilirlik yolunda popüler modanın genel geçer kurallarının dışına çıkarken idealleştirilmiş vücut tiplerini ve ölçülerini de devre dışı bırakmalı, tüketiciyi de olduğu hâliyle görmeli. Doğa için doğru adımları atarken, topluma da doğru mesajlar vermeli. Tek bir imaj yaratmak ve sürdürülebilir modayı o imaja bağlı tutmak ciddi bir grup tüketiciyi görmezden gelmek anlamına geliyor, tıpkı endüstrinin genelinin yaptığı gibi. Sürdürülebilirlik meselesi herkesi ilgilendirir, dolayısıyla sürdürülebilir moda herkes için olmalıdır. Bu noktada yapılması gereken, ilk olarak yeterli çeşitlilikte ürün sunmak ve bugüne kadar ihmal edilmiş bu grubu en doğru biçimde temsil etmek şüphesiz.

SORUN NEREDE BAŞLADI, SORUN NASIL ÇÖZÜLMELİ?
Son beş yıldır modada sürdürülebilirlik konusu hiç olmadığı kadar popüler, bu süreçte, sürdürülebilir giyimle ilgilenenler arasında büyük beden ölçülerine sahip tüketiciler de vardı pek tabii. Ancak bu alanda neredeyse hiçbir marka tarafından temsil edilmediklerinden, sistemin dışında kaldılar. Bir kez daha. Üstelik bu farklı bir sistemdi, çok daha kapsayıcı bir sistem... Temelleri baştan sağlam atılamamış bu ilişkide adım atması gereken taraf elbette ki markalar. Üstelik, büyük beden kıyafetler için sürdürülebilirlik adına yapılabilecek pek çok şey var.
DAYANIKLILIK TEMEL MESELE
Elbette ki konu yine dayanıklılık. Çok daha fazla kumaş harcanarak üretilen tasarımların on binlercesi sadece bir yılda bile hızla yıprandığı ve kolayca yırtıldığı için kullanıcısı tarafından daha fazla değerlendirilmek istenmesine rağmen birkaç kez giyildikten sonra çöpe gidiyor.
Bunun temelinde büyük beden kıyafetlerde yeterince beden çeşitliliğinin olmaması yatıyor. Bu beden çeşitliliğindeki eksiklik, kıyafetlerin çabuk yıpranmasındaki temel sebep. Farklı beden ölçüleri ve farklı beden tiplerine en iyi "fit"i sunacak ne kadar geniş yelpazede ve bedende ürün üretilirse o kadar nokta atışı yapılabilir ve bunun sonucunda da kıyafetler çok daha uzun süre kullanılabilir. Bu anlamda, sürdürülebilir olmak için çalışan markalara aslında çok fazla iş düşüyor. Hızlı moda markalarının aksine bu konuyu ehemmiyetle ele alarak maksimum dayanıklılık ve uzun ömür gibi önceliklerle ürün tasarlayabilmek hâlihazırda sürdürülebilir modanın zaten ana fikirlerinden biri. Bunun bir başka artısı da doğru beden ölçülerini doğru insanlara sunabilmenin, çok daha az iade ve dolayısıyla çok daha az karbon ayak izi anlamına geliyor olması tabii.
Son dönemde bu konuya eğilen Kotn, Bay Area gibi birçok marka var ancak sayılarının artması şart. Moda endüstrisinin büyük çoğunluğunun ihtiyaçlarına cevap vermediği büyük beden ölçüsüne sahip tüketicileri, sistemin dışında bırakmak şöyle dursun, sürdürülebilir tarafa çekmek, bu alandaki atıkları kontrol altına almak “sürdürülebilir moda” olarak sayabileceğimiz bir kategori varsa tam da onun görevleri arasında.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aklımızda sorular ve birtakım çözüm önerileri: Sertifikalar ve standartlar, beden çeşitliliği ve dayanıklılık meselesi, ayakkabıların geri dönüşümü, lüks markaların ikinci el çözümleri.
11 Nis 2021

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.

Bazen birini o an biraz tedirgin etmek ya da yüzleşmekten çekindiği bir gerçeği sakince paylaşmak, uzun vadede hem ona hem de ilişkiye sunulabilecek en içten ve yapıcı katkı oluyor. Belki de esas mesele, ne patavatsızca her şeyi ortaya dökmek ne de çekinip sessizliğe gömülmek… Nezaket görüntüsü altında kendi rahatımızı mı, yoksa karşı tarafın ve ilişkinin gerçek gelişimini mi düşündüğümüzü kendimize dürüstçe itiraf edebilmemiz gerekiyor.

Tıp, uzun yıllar erkek bedenini temel alarak araştırdı, hastalıkları tanımladı ve teşhis kriterleri geliştirdi. Bunun sonucun ise kadınların özellikle bazı hastalıklarda daha geç veya yanlış teşhis alması, tedaviye erişimde eşitsizlik ve yalnızca kadınları etkileyen sağlık sorunlarının yeterince araştırılmaması oldu. "Ölümcül Körlük" dizisinin ilk yazısı, tıbbın cinsiyet körlüğünün nasıl oluştuğunu ve bunun kadın sağlığı üzerindeki sonuçlarını inceliyor.



