Gerçek müzisyenler yapay zekaya karşı

Polonyalı bilim kurgu yazarı Stanislaw Lem’in 1971’de yazdığı Kongres Futurologiczny (Gelecekbilim Kongresi) kitabından sinemaya uyarlanan 2013 yapımı The Congress’ta yapay zekanın yükselişte olduğu distopik bir evrenden bahsedilir. Filmde, Hollywood yıldızlarının dijital kopyaları yaratılarak onların yerine kullanılır. Devreye sanatçıları yapay zeka haklarını devretmeye ikna etmeye çalışan şirketler girer, tüm yaratıcı süreçler giderek insan dokunuşundan uzaklaşır. Film müziklerini yapan Max Richter’ın kusursuz geçişleri, gerçek ve yapay dünya arasındaki çizgiyi vurgular. Bu distopyanın kurucusu ise bir şeyleri ele geçirmeye çalışan kötü karakterler değil insanın ta kendisidir.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Aralık ayında Birleşik Krallık’ı yapay zeka alanında küresel lider konumuna getirmek için "YZ Fırsatları Eylem Planı"nı başlattı. Bu plan, 2030’a kadar süper bilgisayar gücünün 20 kat artırılmasını ve kamu hizmetlerinde yapay zekanın etkin kullanımını hedefliyor. Yeni yasa teklifi, Birleşik Krallık'taki yapay zeka şirketlerinin yasal olarak erişebildikleri tüm materyalleri kullanarak modellerini eğitmesine izin verecek. Sanatçılar da eserlerinin bu şekilde kullanılmasını engellemek için yasal yollar aramak zorunda kalacak. Eğer yasa kabul edilirse sanatçılar, yapay zeka eğitiminde eserlerinin kullanılmasına karşı mutlaka “vazgeçme başvurusu” yapmak zorunda kalacak. Bu da ister istemez ellerindeki hakların yavaş yavaş yok olacağı anlamına geliyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Sanatçılar telif haklarının hiçe sayıldığı gerekçesiyle yapay zeka şirketlerine savaş açtı. She Past Away üyeleriyle Disko Anksiyete geceleri başlıyor.
03 Mar 2025

YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.




