Göz Alabildiğine İstanbul: Çağrışımlar


Bir İçgörü Mekânı: Akbank Sanat ve 30 Yıl “…Güncel sanat bir dildir ve hiçbir dil suskun kalamaz. Her dil kendi belleğini, benliğini ve bilincini kendince kurar. Her sergi mekanda yaşanmış bir içgörü. Otuz bir sergi, uzun bir yolun dönemeçleri.” Hasan Bülent Kahraman Neler oluyor? Son otuz yılda değerli bir bellek oluşturan Akbank Sanat , sanatla iç içe geçen 30 yılın mutluluğunu paylaşıyor. Bu özel yılı Hasan Bülent Kahraman 'ın küratörlüğünü üstlendiği Bir İçgörü Mekânı: Akbank Sanat ve 30 Yıl başlıklı sergiyle kutlayan Akbank Sanat, bu sürecin mimarı olan 30 sergiyi bir film şeridi tadında yeniden izleyiciyle buluşturuyor. Nerede ve ne zaman? 20 Ocak'a kadar Akbank Sanat ’ta. Neden gitmeli? Sanat dünyasına adım attığı ilk günden bu yana öncü rolünü korumuş ve izleyiciden sanatçıya dek yepyeni denizlere yelken açmaya vesile olmuş Akbank Sanat, son 30 yılda Türkiye’deki güncel sanatın önce gelişimini sonra dönüşümünü doğrudan belirlemiş bir kurum. Dünyanın ve Türkiye'nin esin kaynağı olmuş sanatçılarıyla düzenlediği karma ve solo sergilerle yeni bir kuşağın gelişmesine katkıda bulunan Akbank Sanat’ın değer kazandırdığı yılları yeniden anımsamak, gelecek 30 yıllar için önem taşıyor. Not almalı: Bu sergi bir bellek sergisi olduğu kadar da bir benlik sergisi. Sadece Akbank Sanat'ın değil Türkiye'deki görsel sanatların gelişimine de bu sergiler üzerinden tanık olmak için Akbank Sanat ’ı ziyaret edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Panel. Göz Alabildiğine İstanbul: Beş Asırdan Manzaralar sergisiyle paralel olarak düzenleniyor.
- Nerede? Meşher
- Ne zaman? 5 Ocak
- Neden gitmeli? Latife Tekin, Murat Germen ve Gülsün Karamustafa gibi farklı disiplinlerden öncü isimlerin şehre dair düşüncelerini dinlemek için.
- Not almalı: 26 Mayıs'a kadar süren sergide, İstanbul'un 15. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar olan dönemine dair nadir kitaplar, yağlıboya tablolar, fotoğraflar ve belgelerden oluşan Ömer Koç Koleksiyonu'ndan 100'den fazla eser sergileniyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta yolumuzu İstanbul tarihinin yapraklarından, "gerçek sinema"dan ve Samanyolu'ndan geçiriyoruz.
02 Oca 2024

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.

Sirkeci’de, İstanbul’un en yoğun geçiş noktalarından birinde yükselen Sanasaryan Han, bugün "lüks otel" olarak işletiliyor. Ancak binanın hikayesi bir otelden çok daha fazlası: Bir Ermeni vakfı, devletleşen bir mülkiyet, siyasi tutukluluk hafızası ve yarım asrı aşan bir hukuk mücadelesi...

Bayramda arabasız gezmek, çoğu insana külfet geliyor. Azalan otobüs seferleri, artan yolcu sayısı, belli semtlere gitmenin işkenceye dönüşmesi bayram gezmesinin olmazsa olmazları. Öte yandan ücretsiz bayram otobüsleri, sabahın nurunda kalkıp işe gidenler, bu yüzden şehri ancak bayramdan bayrama keşfedenler, iki kuruş harçlıkla hayatını idame ettirmeye çalışan kadınlar, denizi görmeden büyüyen çocuklar, çocuklarına denizi göstermek için bayramı bekleyen aileler için biraz da.



