Güneş enerjisiyle çalışan deneysel bir cihaz üretildi


Daha uzun bir yaşam döngüsü: Samsung Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5
Galaxy Z Flip5 ve Z Fold5 aracılığıyla küçük eylemlerin gezegeniz üzerinde nasıl büyük ve olumlu bir etki yaratabileceğini yukarıdaki bilgi grafiğinden inceleyebilirsiniz. Yolculuğun merkezinde bizler ve gezegenimiz için daha fazla olanak…
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Güneş enerjisini kullanarak hem temiz su hem de enerji sağlayan bir cihazın, dünya genelindeki su ve enerji sorununa yenilikçi bir çözüm sunabileceği belirtiliyor. Kirliliğe dayanıklı yüzer paneller kullanarak kirli suyu içilebilir suya ve hidrojen yakıtına dönüştürebilen alet, temiz içme suyuna ve elektriğe erişimi olmayan yaklaşık 2 milyar insan ve 775 milyon kişi için özellikle faydalı olabilir.
- Nasıl?: Cambridge Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından geliştirilen bu hibrit cihaz, fotosentez sürecinden esinlenerek güneş ışığını enerjiye dönüştürüyor. Bu prototip, daha önceki temiz su gerektiren yapay yaprak cihazlarının aksine, kirli su kaynaklarıyla bile verimli bir şekilde çalışabiliyor.
- Bilim insanları cihazı, Cambridge’deki Cam Nehri’nden alınan suyla başarıyla test ettiler.

Fotoğraf: Chanon Pornrungroj, Ariffin Mohamad Annuar
- Uzman yorumu: Çalışmanın ortak yazarlarından Ariffin Mohamad Annuar, bu cihazın basit bir tasarıma sahip olduğunu ve çeşitli su kaynaklarıyla etkili bir şekilde çalıştığını açıkladı. Kirlenmiş suyun arıtılmasının ve içme suyuna dönüştürülmesinin altyapısı olmayan veya gelişmekte olan bölgelerde zor olduğunu ifade etti.
- Güncel durum: Yeni cihazın, güneş enerjisi spektrumunun daha büyük bir bölümünü kullanarak daha önceki sürümlerden daha fazla verim sağladığı belirtiliyor. Araştırmayı yöneten Profesör Erwin Reisner, henüz cihazın geliştirme aşamasının başında olduklarını, ancak keşfin büyük potansiyel taşıdığını; iklim krizi, kirlilik ve sağlık sorunlarının üstesinden gelmeye yardımcı olabilecek bir yaklaşım sunduğunu vurguluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
İklim-kurgu (cli-fi), özellikle son 10 yıldır ekolojik krizlerin etrafında şekillenen hikayelerle dikkat çekiyor.
17 Kas 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...



