Haftalık takvim: Merkez bankaları haftası

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Piyasalarda veri akışı bu hafta merkez bankası kararları ile güçleniyor. Fed kararının yanı sıra bu hafta ayrıca İngiltere, Japonya ve Kanada merkez bankalarının kararları da takip edilecek. Yurt içinde ise bütçe dengesi, uluslararası yatırım pozisyonu ve kısa vadeli dış borç stoku gibi kritik veriler bekleniyor.
Yurt içi piyasalar
Yurt içi piyasalarda bu hafta bir öncekine kıyasla veri akışı açısından daha sakin olsa da dolu dolu bir haber akışı takip ediliyor olacak. Özellikle uzmanlar, 15 Eylül günü yaşanabilecek olası siyasi gelişmelerin, gerçekleşme türlerine göre piyasalara iki yönlü farklı etkiler yapabileceğini tahmin ediyor.
Ayrıca bu hafta bütçe dengesi, uluslararası yatırım pozisyonu ve kısa vadeli dış borç stoku gibi kritik veriler bekleniyor, veri akışı şu şekilde olacak:
- 15 Eylül Pazartesi günü Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak merkezi yönetim bütçe dengesi ile TÜİK tarafından açıklanacak hizmet üretim endeksi ve tarım ÜFE,
- 16 Eylül Salı günü TCMB tarafından açıklanacak konut fiyat endeksi ile TÜİK tarafından açıklanacak konut satışları ve ücretli çalışan istatistikleri,
- 17 Eylül Çarşamba günü TCMB tarafından açıklanacak özel sektörün yurt dışı kredi borcu,
- 18 Eylül Perşembe TCMB tarafından açıklanacak PPK özeti, kısa vadeli dış borç stoku ve TCMB/BDDK tarafından açıklanacak haftalık para-banka/bankacılık sektörü/menkul kıymet istatistikleri,
- 19 Eylül Cuma günü ise TCMB tarafından açıklanacak uluslararası yatırım pozisyonu takip ediliyor olacak.
Yurt dışı piyasalar
Yurt dışı piyasalarda bu hafta merkez bankası kararlarıyla birlikte çok daha yoğun bir haber akışı bizleri bekliyor. Haftanın en çok öne çıkan gelişmesi, 17 Eylül Çarşamba günü ABD Merkez Bankası (Fed) tarafından açıklanacak Eylül ayı FOMC toplantısı kararı olacak gibi görünüyor. Piyasa beklentisi Fed’in fonlama faizini 25 baz puan düşürerek %4,0-4,25 aralığına indirmesi yönünde. Ufak bir ihtimalle de olsa 50 baz puanlık indirim de fiyatlanıyor ancak bu ihtimal %10’un altında görülüyor.
Haftanın bir diğer öne çıkan gelişmesi ise 18 Eylül Perşembe açıklanacak İngiltere Merkez Bankası (BoE) faiz kararı olacak. Piyasa beklentisi, son toplantıda 25 baz puanlık indirime giden BoE’nin bu sefer, yüksek enflasyonu da göz önünde bulundurarak politika faizini sabit bırakması yönünde.
Bunların dışında yurt dışı piyasalarda bu hafta;
- 15 Eylül Pazartesi günü Avro Bölgesi’nde ticaret dengesi,
- 16 Eylül Salı günü ABD’de sanayi üretimi ve perakende satışlar ile Avro Bölgesi’nde ZEW ekonomik hissiyat endeksi,
- 17 Eylül Çarşamba günü Kanada Merkez Bankası faiz kararı, Avro Bölgesi’nde ve Birleşik Krallık’ta TÜFE,
- 18 Eylül Perşembe günü ABD’de Philadelphia Fed imalat endeksi ve işsizlik maaşı başvuruları,
- 19 Eylül Cuma günü ise Japonya Merkez Bankası (BoJ) faiz kararı ve Almanya’da ÜFE takip ediliyor olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Haftanın yıldızı elbette uzun süredir beklenen Fed kararı. Yatırımcılar çiplerini çoğunlukla 25 baz puanlık indirim tarafına koymuş durumdalar, ancak 50 baz puanlık indirim ihtimali de dillendirilmiyor değil.
15 Eyl 2025

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.



