

Müziğin bir parçası olmaya davetlisiniz: DenizBank VoiceUp A Capella Festival
Festivalin ana grubu: The Real Group Nedir? Şef Başak Doğan ’ın kurucu sanat direktörlüğünü yürüttüğü Vokal Akademi ile kurulduğu günden bu yana “Sanata Evet” diyen DenizBank ana sponsorluğunda düzenlenecek, İstanbul’u sarıp sarmalamaya…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
- Nedir? Konser. Foals’u nihayet canlı izliyoruz.
- Nerede? Zorlu PSM Turkcell Sahnesi
- Ne zaman? 4 Eylül Pazartesi 21.30
- Neden gitmeli? İkna etmeye gerek var mı bilemeyiz ama öncesinde şunu önermiş olalım: Bir canlı performans canavarı olan Foals’un 2019 yılında Glastonbury Festival’de Pyramid Stage’i yangın yerine çevirdikleri What Went Down performansının kaydı.
- Not almalı: Biletler şurada. Uzun zamandır Foals’un İstanbul’da konser vereceği dedikodusu ortalarda dolanıyordu. Birkaçının gerçeklik payı olduğunu da biliyoruz. Büyük konuşmamakla birlikte kavuşmak bu yaza kısmetmiş. Aslında konser resmi yaz mevsiminin hemen akabinde, 4 Eylül Pazartesi gününe tarihlendi. Ancak hepimiz biliyoruz ki İstanbul’da eylül yazdır ve yaz gibi yaşanır. Foals, 2000’li yılların ilk yarısında indie rock furyasına katılarak başladığı müzik kariyerinde bugün elimizde kalan nadide global ölçekli gruplardan biri. Bunda en büyük pay 7 albümlük diskografilerinden öte bir enerji patlamasına dönüşen canlı performansları. Özellikle grubun vokallerini üstlenen Yannis Philippakis’in çığlıklarına tepkisiz kalmak mümkün değil. Foals, geçtiğimiz yıl yayımlanan ve arşiv ortalamasının altında kalan Life Is Yours albümlerini yanına alarak Türkiye’deki ilk konserleri için İstanbul’un yolunu tutacak. Grubun setlist’ini şimdiden merak ediyoruz. İlk kez çalacakları bir yerde gönüllerini geniş tutacağına inanıyoruz. İnanabilir miyiz?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta şehrin ajandasında yaz festivalleri, yaz seçkileri, bir Le prénom uyarlaması ve daha nicesi var.
22 Ağu 2023

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.



