"Hastalığı kanıtlanana kadar hasta değil"

Çalışanların çoğu hastalık izni alırken utanıyor
"Hastalığı kanıtlanana kadar hasta değil"

2 Ekim - Alternatif Bank - Pareto
Alternatif Bank ile birlikte

Alternatif Bank’tan: Engelleri kaldırmak tek Alternatif’imiz podcast serisi

Engellerin kalktığı bir dünyada herkesin toplumsal yaşama bağımsız bir şekilde dâhil olabileceğine inanan Alternatif Bank , dönüşüm için gerekli sorumluluğu üstlenerek son dört yıldır “Engelsiz Bankacılık” için var gücüyle çalışmalar…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Hastalık izni kültürü dünyanın farklı yerlerinde; toplum sağlığı endişeleri, işçi hareketleri, iş ve sağlık konularına yönelik toplumsal tutum değişiklikleri gibi faktörlerden etkilenerek değişiklik gösteriyor.

  • Birçok ülkelerde hastalık izni kullanmanın bir işe sadakatsizlik olarak görülmesi nedeniyle hastalık izni alma konusu bir stigma hâline gelmiş olabilir. Buna karşılık; daha güçlü sosyal güvenlik ağları ve işçi haklarına sahip ülkelerde hastalık izni, sağlığı koruma ve iş arkadaşlarının sağlığını koruma sorumluluğu olarak görülüyor.
  • Birleşmiş Milletler üyesi 193 ülke arasında sadece 4 ülke çalışanlar için ücretli hastalık iznini garanti etmiyor; bunlar ABD, Hindistan, Somali ve Güney Kore.

Ancak: Ortalamaya bakıldığında çoğu ülkede bir benzerlik söz konusu; çalışanlar hasta olduklarında bile izin kullanmıyor. 2023 tarihli bir araştırmaya göre, çalışanların %89'luk neredeyse tamamına yakın bir bölümü son bir yıl içinde hastayken çalışmış ve %46'sı muhtemelen çalışmamaları gerektiğini kabul ediyor. Katılımcıların %64'ü hastalık izni talep ederken stres, endişe, suçluluk veya korku duyduğunu, %15'i ise her hasta olduğunda çalıştığını söylüyor.

Ek olarak: Son 12 ay içinde her 4 çalışandan 1'i hasta olmasına rağmen psikolojik baskı görmüş ya da doğrudan çalışması istenmiş. Çalışanlar hastalık izni lehinde net politikalara sahip olmak istiyor ve %63'ü böyle bir çalışma kültürünü zorunlu kılmanın işverenlerinin sorumluluğu olduğunu söylüyor. Şu anki gerçeklikte çalışanların %75'i şirketlerinin hastalık izni kullanımı konusunda "dile getirilmeyen kaideler" olduğundan emin.

Çözüm? Kendilerine özen gösteren ve liderleri tarafından bu konuda teşvik edilen çalışanlar en üretken ve en bağlı çalışanlar oluyor. Çalışanları takip etmek, onlarla iletişim kurmak ve onları ödüllendirmek her zaman kolay olmasa da çalışanların kendilerine baktığından emin olunabilir. Sağlıklı yaşamı ve iletişimi teşvik edecek rutinler oluşturulduğunda, hastalık izni tamamıyla sağlıklı bir geri dönüş alabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🌡️ Hastalık izni, "chatbot" marketi

Bir araştırmaya göre, çalışanların %15'i her hasta olduğunda çalışıyor, küresel chatbot pazar büyüklüğünün 2032'ye kadar yaklaşık 4,9 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

02 Eki 2023

Alternatif Bank ile birlikte
🌡️ Hastalık izni, "chatbot" marketi

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

EssilorLuxottica’da yönetim krizi: Miras kavgasının perde arkasında neler oluyor?

Ray-Ban ve Oakley gibi popüler markaların çatı şirketi EssilorLuxottica, son dönemlerde ticari performansından çok kurucu ailenin içinde yaşanan iktidar mücadelesiyle gündeme geliyor. Şirket, yönetime duyulan güvensizlik nedeniyle son bir yılda %40’ın üzerinde değer kaybederken yatırımcılar, aile içindeki anlaşmazlıkların akıllı gözlük pazarının da büyüdüğü bir dönemde EssilorLuxottica'nın geleceğini nasıl etkileyeceğini sorguluyor.

Doğa Yurduneri

·

04 Kas 2026

EssilorLuxottica’da yönetim krizi: Miras kavgasının perde arkasında neler oluyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Kazanmanın anatomisi: Hızdan önce ne gerekir?

Ekim ayında düzenlenen SAP Executive Summit Türkiye’de, “Kazanmanın Anatomisi” başlıklı oturumda Formula 1’in iki efsane pilotu David Coulthard ve Mika Häkkinen konuşmacıydı. Coulthard ve Häkkinen’i dinlemek, yarışları takip ederken düşündürdükleri bazı konuları iş dünyası açısından yeniden değerlendirmemize vesile oldu. Özellikle de teknolojiye yapılan yatırımlarla insanın gelişimine ayrılan emek arasındaki ilişkiyi…

Kazanmanın anatomisi: Hızdan önce ne gerekir?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Veriler, arkasındaki 'insan'ı okumadan bize ne kadar yol gösterebilir?

Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Cem Arıdağ

·

31 Eki 2026

Veriler, arkasındaki 'insan'ı okumadan bize ne kadar yol gösterebilir?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital yayıncılıkta yaratıcılık krizi: Netflix neden irtifa kaybediyor?

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

Doğa Yurduneri

·

27 Eki 2026

Dijital yayıncılıkta yaratıcılık krizi: Netflix neden irtifa kaybediyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?