"Hastalığı kanıtlanana kadar hasta değil"

Çalışanların çoğu hastalık izni alırken utanıyor
"Hastalığı kanıtlanana kadar hasta değil"

2 Ekim - Alternatif Bank - Pareto
Alternatif Bank ile birlikte

Alternatif Bank’tan: Engelleri kaldırmak tek Alternatif’imiz podcast serisi Engellerin kalktığı bir dünyada herkesin toplumsal yaşama bağımsız bir şekilde dâhil olabileceğine inanan Alternatif Bank , dönüşüm için gerekli sorumluluğu üstlenerek son dört yıldır “Engelsiz Bankacılık” için var gücüyle çalışmalar yürütüyor. Herkes için erişilebilir bir bankacılık deneyimi oluşturmayı hedefleyen Alternatif Bank, son olarak engelsiz bankacılık ve engellilerin karşılaştıkları zorluklara dikkat çekmek amacıyla “Engelleri Kaldırmak Tek Alternatifimiz” konulu podcast serisini hayata geçirdi. Engelsiz Bankacılık çalışmalarını sürekli gelişime dayanan, ‘Engelleri Kaldırma’ gayesi etrafında sürdüren banka, podcast serisiyle ‘hak temelli’ anlayışının sesini daha çok duyurmayı hedefliyor. Nedir? Podcast serisinde, akademisyenler, iş dünyasından ve sivil toplum kuruluşlarından alanında uzman isimlerle engelli bireylerin finansal erişim ve kapsayıcılık konularında yaşadığı zorluklar, çözüm önerileri, hak temelli yaklaşım gibi birçok konu ele alınıyor. İlk bölüm: Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği’nden Araştırmacı Yazar Süleyman Akbulut ’la haklara eşit bir şekilde erişimin öneminden sakatlık ve engellilik arasındaki temel farklara, toplumsal algılardan konunun insan hakları çerçevesinde ele alınmasına kadar pek çok konunun konuşulduğu bölümü buradan dinleyebilirsiniz. Engelleri kaldırmak tek Alternatif’imiz serisinin ilk bölümünü tüm podcast dinleme platformlarından dinleyebilir, aynı zamanda işaret dilinde erişilebilir versiyonuna Alternatif Bank YouTube kanalından ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Hastalık izni kültürü dünyanın farklı yerlerinde; toplum sağlığı endişeleri, işçi hareketleri, iş ve sağlık konularına yönelik toplumsal tutum değişiklikleri gibi faktörlerden etkilenerek değişiklik gösteriyor.

  • Birçok ülkelerde hastalık izni kullanmanın bir işe sadakatsizlik olarak görülmesi nedeniyle hastalık izni alma konusu bir stigma hâline gelmiş olabilir. Buna karşılık; daha güçlü sosyal güvenlik ağları ve işçi haklarına sahip ülkelerde hastalık izni, sağlığı koruma ve iş arkadaşlarının sağlığını koruma sorumluluğu olarak görülüyor.
  • Birleşmiş Milletler üyesi 193 ülke arasında sadece 4 ülke çalışanlar için ücretli hastalık iznini garanti etmiyor; bunlar ABD, Hindistan, Somali ve Güney Kore.

Ancak: Ortalamaya bakıldığında çoğu ülkede bir benzerlik söz konusu; çalışanlar hasta olduklarında bile izin kullanmıyor. 2023 tarihli bir araştırmaya göre, çalışanların %89'luk neredeyse tamamına yakın bir bölümü son bir yıl içinde hastayken çalışmış ve %46'sı muhtemelen çalışmamaları gerektiğini kabul ediyor. Katılımcıların %64'ü hastalık izni talep ederken stres, endişe, suçluluk veya korku duyduğunu, %15'i ise her hasta olduğunda çalıştığını söylüyor.

Ek olarak: Son 12 ay içinde her 4 çalışandan 1'i hasta olmasına rağmen psikolojik baskı görmüş ya da doğrudan çalışması istenmiş. Çalışanlar hastalık izni lehinde net politikalara sahip olmak istiyor ve %63'ü böyle bir çalışma kültürünü zorunlu kılmanın işverenlerinin sorumluluğu olduğunu söylüyor. Şu anki gerçeklikte çalışanların %75'i şirketlerinin hastalık izni kullanımı konusunda "dile getirilmeyen kaideler" olduğundan emin.

Çözüm? Kendilerine özen gösteren ve liderleri tarafından bu konuda teşvik edilen çalışanlar en üretken ve en bağlı çalışanlar oluyor. Çalışanları takip etmek, onlarla iletişim kurmak ve onları ödüllendirmek her zaman kolay olmasa da çalışanların kendilerine baktığından emin olunabilir. Sağlıklı yaşamı ve iletişimi teşvik edecek rutinler oluşturulduğunda, hastalık izni tamamıyla sağlıklı bir geri dönüş alabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🌡️ Hastalık izni, "chatbot" marketi

Bir araştırmaya göre, çalışanların %15'i her hasta olduğunda çalışıyor, küresel chatbot pazar büyüklüğünün 2032'ye kadar yaklaşık 4,9 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

02 Eki 2023

Alternatif Bank ile birlikte
🌡️ Hastalık izni, "chatbot" marketi

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

16 Eyl 2026

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?