

Alternatif Bank’tan: Engelleri kaldırmak tek Alternatif’imiz podcast serisi
Engellerin kalktığı bir dünyada herkesin toplumsal yaşama bağımsız bir şekilde dâhil olabileceğine inanan Alternatif Bank , dönüşüm için gerekli sorumluluğu üstlenerek son dört yıldır “Engelsiz Bankacılık” için var gücüyle çalışmalar…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Hastalık izni kültürü dünyanın farklı yerlerinde; toplum sağlığı endişeleri, işçi hareketleri, iş ve sağlık konularına yönelik toplumsal tutum değişiklikleri gibi faktörlerden etkilenerek değişiklik gösteriyor.
- Birçok ülkelerde hastalık izni kullanmanın bir işe sadakatsizlik olarak görülmesi nedeniyle hastalık izni alma konusu bir stigma hâline gelmiş olabilir. Buna karşılık; daha güçlü sosyal güvenlik ağları ve işçi haklarına sahip ülkelerde hastalık izni, sağlığı koruma ve iş arkadaşlarının sağlığını koruma sorumluluğu olarak görülüyor.
- Birleşmiş Milletler üyesi 193 ülke arasında sadece 4 ülke çalışanlar için ücretli hastalık iznini garanti etmiyor; bunlar ABD, Hindistan, Somali ve Güney Kore.
Ancak: Ortalamaya bakıldığında çoğu ülkede bir benzerlik söz konusu; çalışanlar hasta olduklarında bile izin kullanmıyor. 2023 tarihli bir araştırmaya göre, çalışanların %89'luk neredeyse tamamına yakın bir bölümü son bir yıl içinde hastayken çalışmış ve %46'sı muhtemelen çalışmamaları gerektiğini kabul ediyor. Katılımcıların %64'ü hastalık izni talep ederken stres, endişe, suçluluk veya korku duyduğunu, %15'i ise her hasta olduğunda çalıştığını söylüyor.
Ek olarak: Son 12 ay içinde her 4 çalışandan 1'i hasta olmasına rağmen psikolojik baskı görmüş ya da doğrudan çalışması istenmiş. Çalışanlar hastalık izni lehinde net politikalara sahip olmak istiyor ve %63'ü böyle bir çalışma kültürünü zorunlu kılmanın işverenlerinin sorumluluğu olduğunu söylüyor. Şu anki gerçeklikte çalışanların %75'i şirketlerinin hastalık izni kullanımı konusunda "dile getirilmeyen kaideler" olduğundan emin.
Çözüm? Kendilerine özen gösteren ve liderleri tarafından bu konuda teşvik edilen çalışanlar en üretken ve en bağlı çalışanlar oluyor. Çalışanları takip etmek, onlarla iletişim kurmak ve onları ödüllendirmek her zaman kolay olmasa da çalışanların kendilerine baktığından emin olunabilir. Sağlıklı yaşamı ve iletişimi teşvik edecek rutinler oluşturulduğunda, hastalık izni tamamıyla sağlıklı bir geri dönüş alabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bir araştırmaya göre, çalışanların %15'i her hasta olduğunda çalışıyor, küresel chatbot pazar büyüklüğünün 2032'ye kadar yaklaşık 4,9 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
02 Eki 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.



