Hataları olan, biraz abartılı ama eli yüzü düzgün pop: Lady Gaga'dan MAYHEM

“Bazen de albümlerden önce yayımlanan single’ları hemen dinlememek gerek” diye düşündüm MAYHEM başlıklı yeni Lady Gaga albümünü ilk açtığımda. Lady Gaga müzikal olarak inişli çıkışlı kariyerine bir şekilde yine ayakta kalmayı bilerek devam ediyor. Şubat'ın ilk günlerinde çıkan Abracadabra’yı dinlediğim anda şarkı beni aşırılığı ile tokatlamıştı. Bu şarkıyı tek kelimeyle açıklamak gerekirse “fazlalık” sıfatını gönül rahatlığıyla kullanabilirim. Dinleyicinin gözünü daha ilk dinlemede boyamış olmasına hiç şaşırmıyorum. Prodüktörlüğünün bu kadar iyi yapılması şans değil fakat bu şarkının over-produced olduğu yani pişmiş aşa su katıldığı gerçeğini değiştirmiyor. Açıkçası şarkıyı dinlediğimde, kafamda albümün genel sound’unu beğenebileceğime dair bazı fikirler oluşsa da albüme dair pek umudum yoktu. Abracadabra iyi fikirler ve harika bir köprü bölümü içerse de uzun zamandır bu kadar kalabalık bir şarkı dinlememiştim. İşin enteresan kısmı ise abartılı çıkış single’nı beğenmeyip açılış şarkısı Disease'i yetersiz bulduğum albümün geri kalanına daha ilkini dinlemede bayılmış olmam. Bir anlamda tükürdüğümü yaladım diyebiliriz.
Bir karaktere oturtamadığım biçimde kaotik olduğu için beğenmediğim Abracadabra, hayranlar tarafından çok sevildiği için konserlerde inanılmaz eğlendirecektir, hayran faktörü önemlidir her zaman. Synth temelli ve akılda kalıcı nostaljik bir havaya sahip Garden of Eden’la albüm sakinleyip rayına oturuyor. Pink’in şarkılarına benzeyen pop-rock yapısıyla dikkat çeken, kişisel çatışmalar ve medya eleştirisi de içeren Perfect Celebrity, Gaga’nın vokal ve icra konusundaki farklı türlere yatkınlığını ortaya koyuyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Lady Gaga, yeni albümü MAYHEM'le sahalara döndü. Bu ay İstanbul seyircisiyle buluşacak Patrick Watson'la konuştuk.
17 Mar 2025

YAZARLAR

Barış Akpolat
Müzik yazarı. 2003'te Marmara Üniversitesi, Gazetecilik bölümüne girmesinin ardından 2005'te Hürriyet Gazetesi'nin hafta sonu eklerinde muhabir olarak çalışmaya başladı. BirGün Gazetesi Cumartesi Eki editörlüğünü, ana gazetenin kültür-sanat editörlüğü üstlendi. Ezhel ile Ankara'da geçirdiği bir haftanın hikayesini yazdığı "Kazıdım Tırnaklarla" adlı bir kitabı var ve 8 yıldır Radyo Eksen'de haftalık program hazırlıyor. 15 yıldır aktif olarak DJ'lik yapıyor.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.




