

“Köprüde Buluşmalar: Diziler” seçkisi OGM Pictures tarafından ödüllendirildi
Nisan ayının heyecanlı günleri, 41. İstanbul Festivali sona erdi.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Hjartasteinn / Heartstone
Yönetmen: Guðmundur Arnar Guðmundsson
Süre: 129 dakika
Jenerik: Nordik sinemanın son yıllardaki yükselen isimlerinden olan yönetmen, senarist ve yapımcı Guðmundur Arnar Guðmundsson’un 2016 tarihli ilk uzun metrajlı filmi, Venedik Film Festivali’nde Kuir Aslan kazanmış, Selanik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görülmüştü.
Yönetmenin yeni filmi Berdreymi / Beautiful Beings’i de Berlin’deki prömiyerinin ardından geçtiğimiz hafta şehre uğrayan 41. İstanbul Film Festivali’nin Dünya Festivallerinden bölümünde izleme fırsatı bulduk. İzlanda’daki küçük bir balıkçı kasabasında geçen büyüme hikâyesi Heartstone, o küçük yerde yaşamanın zorluklarıyla boğuşurken aşkı keşfeden ve üstelik biri diğerine karşı beslediği romantik duygularla başa çıkmaya çalışan iki yakın arkadaşın yaz günlerine odaklanıyor.
Neden izleyelim?: Büyüme sancılarını ve benlik çatışmalarını iliklerinizde hissetmek için. Heartstone, herkesin belli kalıplara göre yaşadığı bir yerde farklı olmanın yarattığı korkuları ve buhranı etkileyici bir şekilde anlatırken bir yandan da ergenliğin yerinde duramayan enerjisini ve bu dönemde kurulan dostluk bağlarının gücünü yansıtıyor.
Yönetmen, kendi çocukluğundan, büyüme hikâyesinden ve büyüdüğü Borgarfjörður Eystri kasabasından izler taşıdığını söylediği bu filmdeki gibi bir yerde büyümek hakkında şöyle diyor:
O kasabada yetişkinlerin biraz içine kapanık olduklarını, mutlu olmadıklarını hissederdim. Ve gençlerin de büyümeye başladıkça böyle hissettiğini… Orası onlar için küçük gelmeye başlar, oradan gitmek isterlerdi. Tüm arkadaşları er ya da geç oradan gideceği için yalnız hissederlerdi.
Heartstone, bir yandan bu hissi üzerinde bir yük gibi taşırken bir yandan da kendilerini bulmaya ve dostluklarını korumaya çalışan iki çocuğun hikâyesini anlatıyor. Tabii ki fonuna İzlanda’nın muhteşem doğasını alarak.
Nerede izleyebilirsin? Heartstone, 21 Nisan’dan beri MUBI Türkiye kataloğunda yer alıyor. MUBI'nin Duende okurları için hazırladığı bu bağlantı üzerinden 30 günlük ücretsiz deneme süreci başlatarak önerdiğimiz filmleri izleyebilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Loft Caz Kültür Gazetesi'ni keşfediyoruz; Heartstone'u izlemek için nedenler öğreniyoruz; Wet Leg'in ilk albümünü dinliyoruz.
22 Nis 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ramize Erer’in "Séparation" sergisi, Paris’in tarihî atmosferini günümüze taşıyan Hôtel Langlois’nın 44 numaralı odasında sanatseverlerle buluştu. Ramize Erer ve küratör Nazlı Pektaş’la resimlerdeki hüznü, geçiciliği ve mekanın sergiye kattıklarını konuştuk.

1961’den itibaren Almanya’ya giden işçiler, oy kullanmak için beklediler ama siyaset yapmak için sandığı beklemediler. Nermin Abadan-Unat, Gündüz Vassaf, Ayhan Kaya, Fatma Aydemir ve Ece Temelkuran’ın kitaplarının izinde, Ford grevinden Cem Özdemir’in eyalet başbakanlığına, vatandaşlık reformlarından AfD’nin yükselişine uzanan altmış beş yılı okuyoruz. Aynı sorular hâlâ gündemde: Kim “Alman”? Neresi “vatan”?

Zamanın sevgi ve acının mekanı olduğunu söylüyor Ursula K. Le Guin. Bilge Karasu ise o ölümün adını anmadan yazdığı değiniler, öyküler ve masallardan oluşan tuhaflıklar kitabı "Göçmüş Kediler Bahçesi"nde birkaç kez kaçınılmaz olana dair uyarıyor bizi: "Kedinizi bir insanı sever gibi sevmeye çalışmayın!" Benimse diyeceğim şu: Kaç insan kendisini bir kedi gibi sevdirmeyi başarabilmiş ki!

İlkay Şencan, yeni EP’si “Origin”de çocukluğunun müzikal hafızasını elektronik müzikle buluşturuyor. Şencan ile biraraya geldik ve kariyerinin başlangıcından uluslararası başarıya, DJ kabinindeki seyirci beklentilerinden müzik sektöründeki network ilişkilerine uzanan pek çok konuyu konuştuk.

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.




